Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/5228 E. , 2024/11023 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2019/1008E., 2020/512K. SUÇ: Cinsel saldırı HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sa
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/5228 E. , 2024/11023 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2019/1008E., 2020/512K. SUÇ: Cinsel saldırı HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan beraatine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, eylemin katılanın rızası dışında gerçekleştiğine, katılanın ailesi ve arkadaşlarının desteği ile şikayet sürecini başlattığına, katılanın yazışmalarında kendisine rahatsızlık veren davranışları yazdığına, tanık beyanlarında çelişkiler olduğuna ve dilekçesinde belirttiği sair hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE Katılan ile sanık arasında olay günü gerçekleştiği anlaşılan mesajlaşmaya dair kayıt, katılanın sanığın odasından çıktıktan sonraki tutum ve davranışlarını gözlemleyen tanıklar ..., ... ... ve ...'ın anlatımları ile tüm dosya içeriği göz önüne alındığında sanığın eyleminin sübut bulduğu halde yerinde olmayan gerekçe ile verilen beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararında katılan mağdure vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Sayın Üye ... ... ve Üye ...'nun karşı oyu ile oy çokluğuyla hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sayın çoğunluk ile aramızdaki ihtilaf eylemin rıza ile yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Sanık hakkında cinsel saldırı suçunu işlediği iddiasıyla 5237 sayılı TCK’nın 102/1-1. Fıkra, 102/3.b, 53’üncü maddelerinin uygulanması istemi ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucu sanığın beraatine karar verildiği ve yapılan istinaf sonucu Bölge Adliye Mahkemesince esastan ret kararı verildiği anlaşılmıştır. Sanığın savunması, katılan beyanı, tanıkların beyanları, mesaj ve whatsapp yazışmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın avukat olduğu, mağdurun avukatlık stajının ikinci altı aylık dönemi için sanığın ofisinde stajyer olarak çalışmaya başladığı, ofisin iki katlı olduğu, iş yerinde bir çok avukatın da çalıştığı, özellikle mesaj içerikleri incelendiğinde sanık ile katılan arasında bir yakınlaşma olduğu, olay günü mağdurun sanığa kahve yaparak odasına gittiği, müşteki ile sanık arasında öpüşmenin meydana geldiğinin sabit olduğu, sanığın da müşteki ile arasında öpüşmenin meydana geldiğini ikrar ettiği anlaşılmıştır. Bu eylemle ilgili sanığın aşamalarda değişmeyen savunmasında, öpüşmenin rıza ile gerçekleştiğini beyan etmiş, müşteki ise meydana gelen öpüşmenin rıza dışı gerçekleştiğini belirtmiştir. Söz konusu olayın görgü tanığının olmadığı, olayın meydana geldiği ofis kapısının açık olduğu, taraflar arasındaki whatsapp mesajlaşmaları dikkate alındığında sanık ile müşteki arasında ofis iş ilişkisinin dışında bir samimiyetin olduğu hususunda bir tereddüt yoktur. Özellikle sanık ile müştekinin bulunduğu ofis katında başkaca çalışan avukatların olması, ofis kapısının açık olması, olay esnasında müştekinin tepki vermemesi, intikalin yaklaşık bir hafta sonra gerçekleştirilmiş olması, sanık hakkında şikayet yapıldıktan sonra savunma tanıklarının beyanı dikkate alındığında, şikayetçinin davadan vazgeçmek için sanıktan 800.000-1.000.000-TL’ye yakın maddi tazminat taleplerinin içeriği de dikkate alındığında şikayetçinin sanığın rızası dışında kendisini öptüğüne dair beyanına itibar edilmemesi gerektiği, olaydan hemen sonra müştekinin pişmanlık duymasının eylemin rıza ile gerçekleştirildiği sonucunu değiştirmeyeceği, yine müşteki beyanında sanığın kendisine kahve yapmasını istediği kahveyi yapıp yukarıya çıktığını beyan ettiği, sanığın iş yerinde hizmetli olarak çalışan tanık ...'ın beyanı dikkate alındığında ofiste çalışan hiçbir avukatın sanığa kahve yapmadığını beyan ettiği, tanık beyanlarına göre sanığın çalışma odasının kapısının devamlı açık olduğu, müştekinin iki ay süre ile bu ofiste staj yaptığı, sanığın müştekiye karşı her hangi bir olumsuz davranış ve eylemine şahit olmadıkları yönündeki beyanları dikkate alındığında sanığın müsnet suçu işlediği konusunda soyut iddia dışında delil bulunmadığı, yüz yüze yargılama yapıp delillere doğrudan temas eden mahkemece de bu kanaatin oluştuğu anlaşılmakla,verilen beraat kararının onanması gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun görüşlerine katılmıyoruz. 17.12.2024