Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/6429 E. , 2024/9721 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1725 E., 2023/1753 K. KATILANLAR : Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, ... SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararları TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii, katılan Bakanlı
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/6429 E. , 2024/9721 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1725 E., 2023/1753 K. KATILANLAR : Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, ... SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararları TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdîren reddine karar verildikten sonra, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, müstehcenlik ve kasten yaralama suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın katılan mağdurenin özel bölgelerini ellediği, cinsel organını katılan mağdureye ellettirdiği ve katılan mağdurenin poposuna soktuğu şeklinde kabul edilen olayda sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanığın Temyiz İstemi Atılı suçu işlemediğini, katılan mağdurenin anlatımlarının çelişkili olduğunu, iftira attığını, ek savcılık ifadesinde bu şekilde şikayetinden vazgeçtiğini ve imkanı olduğu halde olay anında yardım istemediğini, delillerin toplanmadığını, katılan mağdurenin başka erkeklerle cinsel münasebetinin, yalan söyleme alışkanlığının ve üvey babası hakkında da benzer iddialarda bulunduğunun telefon incelemesi ve tanık ifadeleri ile sabit olduğunu, emniyete kendi isteği ile içerisinde cinsel görüntü bulunan telefonuyla gittiğini, katılan mağdurenin bu görüntülerden haberdar olduğunu, yaş hususunda yeterli araştırma yapılmadığını, katılan mağdurede bahsettiği şekilde yaralanma tespit edilmediğini beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın telefonunda cinsel görüntüler tespit edilmiş ise de bu görüntülerin sanık tarafından katılan mağdureye izletildiğine dair delil bulunmadığını, katılan mağdurenin telefon incelemesinde de cinsel görüntü tespiti yapıldığını, bu durumun sanığın katılan mağdurenin telefonunda erkeklerle olan cinsel yazışmalarını görmesi üzerine katılan mağdureyi hafif şekilde darp ettiğine dair savunmalarını doğruladığını, adli raporda katılan mağdurenin bahsettiği derecede bir yaralanma bulgusunun olmadığını, katılan mağdurenin ve katılan annesinin savcılık ek ifadeleri ile sanığa iftira atıldığını beyan ettiklerini, tanıkların katılan mağdurenin sıklıkla yalan söylediğini, başka kişilere de cinsel suçlamalarda bulunduğunu, sanığa iftira attığını kendilerine söylediklerini, olay günlerinde sanıkla aralarında herhangi anormal bir durum bulunmadığını ifade ettiklerini, katılan mağdurenin annesi ile yeni eşi Hamdi arasında gerçekleşen ses kaydının hukuka aykırı delil niteliğinde olmadığını, sanığın talebi doğrultusunda olay gününe ait mobese görüntülerinin incelenmediğini, katılan mağdurenin kaçıp kurtulma imkanı varken sanıkla kalmaya devam ettiğini, internet aramalarına dair inceleme yapılmadığını, beyanlarının çelişkili ve tutarsız olduğunu ve diğer kıyafetlerinin incelenmediğini, evde sadece taytın bulunmasının olağan akışa aykırı olduğunu, tayt üzerindeki spermin ve diğer DNA’ların kime ait olduğunun tespitinin yapılmadığını, anal mukozada tespit edilen sıyrığın fiziksel durumlardan kaynaklanabileceğini ve birden fazla kez anal istismar iddiası ile uyumlu olmadığını, katılan mağdure hakkında aldırılan yaş raporunun hatalı olduğunu, sanığın katılan mağdureyi zaptetmek adına şiddete başvurması ve kısıtlamalar getirmesi nedeniyle iftira atıldığını, katılan mağdurenin telefon incelemesinde tespit edilen cinsel görüntü alışverişlerinin cinsel konularda deneyimli olduğunu gösterdiğini, duruşmadaki ağlama durumunun katılan mağdure tarafından planlı olarak gerçekleştirildiğini beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın eylemlerinde birden fazla nitelikli hal bulunması nedeniyle takdiri indirim uygulanmasının hatalı olduğunu beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Müstehcenlik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Katılan mağdurenin aşamalarda değişen ve istikrar içermeyen beyanlarının somut delillerle desteklenmediği, 02.06.2015 tarihli raporda anal mukozada tespit edilen cilt sıyrığının akut travma bulgusu olması nedeniyle tek başına fiili livataya delil teşkil etmeyeceği annesi, anneannesi ve üvey babasının katılan mağdurenin kişiliği hakkındaki ifadeleri, katılan mağdurenin telefon incelemesinde tespit edilen görüntüler ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek istinaf başvurusunun kabulü ile sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Müstehcenlik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet hükmünde sayın çoğunluk ile ihtilafa düştüğümüz husus, sanığın eyleminin sübut bulup bulmadığı konusundadır. Dosya kapsamında yer olan Trabzon Adli Tıp Grup Başkanlığının 21.08.2020 tarihli raporunda katılan mağdurenin iddiaya konu olay zamanlarında üzerinde bulunduğunu beyan ettiği taytta sanığın DNA'sının ve kime ait olduğu tespit edilmeyen edilmeyen sperm bulunduğunun belirlendiği anlaşılmakla ; söz konusu spermin sanığa ait olup olmadığı, taytın hangi bölgesinde bulunduğu, eylem sırasında kendiliğinden mi yoksa başka bir materyalden bulaştırılmak suretiyle mi oluştuğu hususlarında rapor aldırılmasının akabinde sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı şeklindeki gerekçeyle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.