Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/6741 E. , 2024/9702 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1122 E., 2024/1159 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, sanık müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemes
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/6741 E. , 2024/9702 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1122 E., 2024/1159 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, sanık müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair kararın istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a ve 303/1-h maddeleri uyarınca düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Kusurun yoğunluğu, suçun işleniş biçimi ile meydana gelen zararın ağırlığını göz önüne alarak üst sınırdan ceza tayini gerektiğine ilişkindir. B. Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri Eylemin meydana geliş şekline dair katılan mağdur ve tanıkların çelişkili anlatımları, katılan mağdurun olaydan sonraki ruh hali, olayın gerçekleştiği yerin kalabalık bir mahal olması, olay yerinde bulunan tanıklar ... ve ...'in bağırma duymayıp sarkıtma olayına şahit olmamaları, husumet hali, katılan ...’nın sonrasında şikayetinden vazgeçip anlaşmaya çalışması, katılan mağdurun ÇİM'deki ifadesinde sanığın ceza almasını istemediğini beyan etmesi, kamera kayıtları itibariyle apartman içindeki sensörlü ışıkların yanıp sönmesinin katılan mağdurun eve girmediğini göstermesi, beyanların katılan tarafından katılan mağdur ve tanıkların yönlendirildiğini göstermesi karşısında savunma hakkının ihlali ve eksik inceleme ile kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. İlk Derece Mahkemesince, sanığın kayda göre yedi yaşında olan katılan mağduru kucağına alıp yanak ve dudağından öptüğü, kıyafet üzerinden kalça kısımlarına dokunup cinsel organını katılan mağdurun popo kısmına sürttüğü ve adı geçene hitaben "pipimi yala, mememi yala" şeklinde söylemlerde bulunduğunun kabul olunduğu olayla ilgili olarak; 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmıştır. 2. Anayasa'nın "Ailenin Korunması ve Çocuk Hakları" başlıklı 41. maddesi ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği belirtilmekle bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi sebebiyle sanığın vekalet ücretine mahkum edilmesi suretiyle maddi zarara uğratılması da hakkaniyete uygun olmayacağı gözetildiğinde koşulları oluşmadığı halde katılan Bakanlık vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuş olup Dairemizce düzeltilmesi mümkün görülen bu husus dışında Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda başkaca hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/3. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yer alan katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti verilmesine ilişkin bölümün karardan çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2024 tarihinde karar verildi.