KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2024/6963 E., 2024/10805 K.
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2024/1121 E., 2024/1108 K
- Suçlar
- Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Temyiz edenler
- Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili
- Tebliğname görüşü
- Ret, onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karar Detayı
515 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul
20. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, mahkumiyetine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Suçların sübuta ermediğine, sanığın Pakistanlı olmayıp Afganistanlı olması, sanığa APO olarak hitap edilmemesi nedenleriyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/2. maddesi uyarınca hüküm kurulması, ceza verilirken alt sınırdan uzaklaşılması ve kurum lehine vekâlet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. İlk Derece Mahkemesinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün esastan reddine dair karar yönünden, sanık hakkında verilen 12.09.2023 tarihli 6 yıl hapis cezasında mahkumiyet hükmünün sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine hükmün sanık lehine bozulmasının ardından söz konusu karara direnme yetkisi bulunmayan ve kanunen uymak zorunda olan İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolayı sanığın 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kurulan hükmün aslında Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş bir karar olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu,
esas olarak Bölge Adliye Mahkemesince istinaf incelemesi sırasında tespit edilen hukuka aykırılıklar karşısında 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılmak suretiyle yapılacak yargılama sonucunda esasa ilişkin yeni hüküm kurulması gerektiği, bu şekilde verilen kararın İlk Derece Mahkemesi kararı niteliğinde bulunduğunun kabulü halinde esasen tarafların var olan temyiz haklarının ellerinden alınmış olacağının anlaşılması karşısında, belirtilen suçtan kurulan hükmün temyizi kabil olduğundan Tebliğnamede yer alan ret yönündeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
2. 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı,
eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
25. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul