Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/7397 E. , 2024/10562 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2024/111 E., 2024/179 K. SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM: Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER: Katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/7397 E. , 2024/10562 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2024/111 E., 2024/179 K. SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM: Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER: Katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Katılan mağdurenin eylemlerin cebir ve tehditle gerçekleştiğini belirtmesine rağmen artırım yapılmamasının, üst sınırdan hüküm kurulmamasının ve Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mahkemece hükme esas alınan ses kayıtlarının hukuka aykırı delil olduğuna, katılan mağdurenin annesinin ve tanıkların ifadelerine Mahkemece neden itibar edilmediğinin gerekçede açıklanmadığına, katılan mağdurenin ifadelerinin olayın kaç kez yaşandığı, son olayın yaşandığı tarihler, süreleri, yaşanış şekilleri yönünden çelişkili olduğuna, katılan mağdurenin ifadelerinden dayısına husumet beslediğinin anlaşıldığına, katılan ...’ın soruşturma ve talimat Mahkemesinde alınan ifadelerinin çelişkili olduğuna, Mahkemece bu çelişki giderilmeden talimat Mahkemesindeki ifadesine itibar edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanığın yanlışlıkla katılan mağdureyi yanağından öpecekken dudağından öpmesinde suç kastı olmadığına, kabul anlamına gelmemekle birlikte sarkıntılık suçunu oluşturacağına, ayrıca sabıkasız olan pişmanlığını dile getiren sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin ve lehe hükümlerin hatalı olarak uygulanmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan telefon görüşme kayıtları 5271 sayılı Kanun'un 206/2-a maddesince hukuka aykırı delil niteliğinde ise de dosya içeriğindeki diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu anlaşılmakla bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Katılan mağdure aşamalarda sanığın cinsel eylemlerini cebir ve tehditle gerçekleştirdiğini ifade etmesine rağmen mahkemece 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu tartışılarak karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirimin uygulanmasına veya uygulanmamasına ilişkin kararların gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda kanun maddesinde yer alan bazı tabirlerin tekrarlanması şeklindeki açıklamanın kanun koyucunun aradığı anlamda kanuni ve yeterli gerekçe niteliği taşımadığı gözetildiğinde, adli sicil kaydı olmayan ve dosyaya yansıyan olumsuz kişiliği bulunmayan sanık hakkında yetersiz gerekçeyle anılan maddenin tatbikine yer olmadığına karar verilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4 maddesi uyarınca Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2024 tarihinde karar verildi.