İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/8405 Karar: 2025/424 Tarih: 2025

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/8405 K.2025/424

9. Ceza Dairesi 2024/8405 E. , 2025/424 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/331 E., 2024/354 K. SUÇ : Cinsel saldırı HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/8405 E. , 2025/424 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/331 E., 2024/354 K. SUÇ : Cinsel saldırı HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/8405 E. , 2025/424 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/331 E., 2024/354 K. SUÇ : Cinsel saldırı HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıklar hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanıkların cinsel saldırı suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102/3-a maddesi uyarınca arttırım yapılmaması gerektiğine, sanık hakkında teşdit yapılmasının ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine, 5237 sayılı Kanun'un 102/3-a-d maddesinin uygulanmaması gerektiğine, sanık hakkında teşdit yapılmasının ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanıkların nitelikli cinsel saldırı suçundan ve en üst hadden cezalandırılmaları gerektiğine, Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanık ...'in adli sicil kaydında yer alan Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2009 tarihli ve 2009/968 Esas, 2009/1007 Karar sayılı kararında yer alan mahkumiyet yerine mevcut dosyaya konu suç tarihinden sonra 21.02.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılan Edremit (Mahkemece sehven Balıkesir yazılan) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/987 Esas, 2020/5 Karar sayılı hükmünün 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınması ve sanık ...'ın cezasında tekerrüre esas alınan Balıkesir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2015 tarih ve 2014/658 Esas, 2015/517 Karar sayılı kararının kesinleşme tarihinin dosyamıza konu suç tarihinden sonra olması karşısında tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi suretiyle yazılı şekilde hükümler kurulması isabetli bulunmasa da anılan hususların, Dairemizce düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ..., sanıklar müdafileri ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeyip aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan sanık ... hakkında kurulan hükümde yer alan "Sanığın sabıka kaydındaki Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/987-2020/5 EK sayılı kararı ile 2 ay 15 gün süre ile hapis cezası alarak mükerrir olduğu anlaşılmakla, sanığa verilen cezanın TCK 58 m.sine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanığın ikinci mükerrirlik hali dikkate alınarak cezanın infazında 5275 S.K'nun 108/3 m.sinin tatbikine" ibaresinin çıkarılarak yerine "Sanığın sabıka kaydındaki Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 17.11.2009 tarih ve 2009/968 Esas, 2009/1007 Karar sayılı kararına konu 3 yıl 4 ay hapis cezası nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 58/7. maddesi uyarınca sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi ve sanık ... hakkında kurulan hükümde yer olan "Sanığın sabıka kaydındaki Balıkesir 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/658-2015/517 EK sayılı kararı ile 2 Yıl 1 ay süre ile hapis cezası alarak mükerrir olduğu anlaşılmakla, sanığa verilen cezanın TCK 58 m.sine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanığın cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına" ibaresinin çıkarılması suretiyle Tebliğname’ye uygun olarak, Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sanıklar ... ile... hakkında tanıklar ve mağdure ...'nun da bulunduğu ortamda birlikte alkol ve uyuşturucu madde aldıktan sonra sanıkların sarhoşluk ve uyku hali nedeniyle kendini savunamayacak durumdaki mağdura karşı cinsel saldırıda bulundukları iddiasıyla görülen davada; Sayın çoğunluk tarafından hükümlerin düzeltilerek onanmasına karar verilmiş ise de; her iki sanığın atılı suçtan beraati gerektiği görüş ve kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. Şöyle ki; Mağdur aşamalardaki istikrarlı ifadelerinde olay günü akşam saatlerinde mağdurenin de arkadaşı olan tanıklardan ...'nın doğum gününü kutlamak amacıyla diğer tanık...'ın evine gittikleri, tanık ... ve tanık...'in de burada bulunduğu, akşam kutlama yapılıp doğum günü pastası kesildiği, mağdure dahil herkesin alkol de aldıkları, komşuların gürültü nedeniyle rahatsız olmaları üzerine mağdure ve tüm tanıkların tanık ...ın evine gittikleri, tanıklardan ...ın arkadaşı olup yolda gittiklerini gören sanıkların da gece 03:30 sıralarında eve geldikleri, gelen sanıkların uyuşturucu madde çıkardığı ve orada bulunanlarca içildiği, mağdurenin de kendisine yapılan uyuşturucu içme teklifini kabul edip içtiği ve sonrasında olanları hatırlamadığı, sabah 12:00 sıralarında tanık...'in iş yerinde olduğunu fark etmiş, ve sanıkların kendisine cinsel saldırıda bulunmuş olabilecekleri şüphesiyle karakola şikayete gittiği, öncesinde kendine geldiğinde...'e ne olduğunu sorduğunda...'in gece ...ın evinde iken sanıklar ... ve...'in kendisini yan odaya götürdüklerini, bir şey yapacaklarından şüphelenip kendisinin de odaya girmek istediğini ancak onların izin vermediğini, bu şekilde birkaç kez odaya girmeye çalıştığını, girdiğinde ise kendisini çıplak gördüğünü, sanıkların...'i odadan çıkmlasını sağlamak için darp ettiklerini ancak...'in kendisini giydirip evden ayrıldığını söylediği, gece olanlar ile ilgili hiç birşey hatırlamadığını, Sanıklar ise mağdur ... tanıkların aşırı alkollü olduklarını, kimseye uyuşturucu ikram etmediklerini, mağdureye karşı cinsel saldırıda bulunmadıklarını çıkan sperm kalıntılarını sanık ...'in mağdurenin üzerine kahve dökülünce üzerini çıkarttığında tahrik olup boşaldığını ve külotlu çorabı ile sildiğini, sanık ...'ın ise banyoda duş aldıktan sonra sperminin orada bir beze bulaşmış olabileceğini söyleyerek açıklamaya çalışmışlardır. Cinsel saldırı suçuna ilişkin olarak; TCK'nın 102/1. maddesinde cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlal eden kişinin mağdurun şikayeti üzerine cezalandırılacağı düzenlenmiştir. Buna göre 18 yaşından büyük kişilerin kendi bedenleri ve cinsellikleri üzerinde serbestçe tasarruf yetkileri bulunduğundan rızaları ile gerçekleşen tüm cinsel eylemler bu madde kapsamında bir suç oluşturmayacaktır. Yine TCK'nın 26/2. maddesinde "Kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilemez" hükmü düzenlenmiştir. TCK'nın 102/3-a maddesi hükmünde ise suçun beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenmesi halinde verilen cezanın artırılacağı düzenlenmiş, mağdurun beden veya ruh bakımından kendisini savunamaması haline özellikle akıl hastaları, düşkünler, sakatlar, ihtiyarlar, felçli veya yatalak kişilerin gireceği kabul edilmiştir. Mağdurun saflığını veya deneyimsizliğini bu kapsamda değerlendirmek mümkün değildir. Ancak mağdurun sara nöbeti veya kalp krizi geçirdiği esnada fiile mukavemet edemeyeceği durumlar ile mağdurun içkisine ilaç katılması, rızası dışında uyuşturucu madde verilerek bayıltılması halleri yine bu kapsamda değerlendirilmelidir. Örnek olarak mağdurenin başının ağrıdığını söyleyerek sanıktan ağrı kesici istemesi üzerine sanığın mağdureye ağrı kesici diye uyuşturucu hap vererek onun kendisini savunamayacak hale gelmesini sağlayıp cinsel saldırıda bulunmasında yine rızadan söz edilemeyecektir. Mağdurun kendisine karşı gerçekleştirilen cinsel eyleme rızasının bulunup bulunmadığının her somut olayın özelliğine göre belirlenmeli, özellikle mağdurdan sanığın eylemine karşı mutlaka bir direnç göstermesi beklenmemelidir. Ayrıca rızanın bulunup bulunmadığı konusunda tereddüt mevcut ise bu durum elbette ki sanık lehine yorumlanmalıdır. Öğretide ve Yargıtay uygulamalarında doğal uyku veya iradi sarhoşluk gibi patolojik olmayan geçici zaafiyet hallerinde mağdurun kendini savunamaz durumda olmayacağı, mutlak olarak patolojik veya hileli bir eylem sonucunda mevcut hale düşürülmesi gerektiği kabul edilmiştir. Sanıklar ile mağdure arasında organ sokma boyutuna ulaşmayan cinsel bir eylem bulunduğu konusunda sayın çoğunluk ile bir görüş ayrılığım bulunmamaktadır. Cinsel saldırı eyleminin sabit olduğu kabul edilse bile bu yasal düzenlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Mağdurenin sanıklar ve diğer tanıklar ile birlikte önce alkol, sonra da uyuşturucu alarak iradi olarak sarhoş olduğu, ertesi gün öğlen vakti kendine geldiğinde olanları tanık...'ten öğrendiği, kendisine karşı cinsel eylem gerçekleşip gerçekleşmediğini dahi bilemediği, kaldı ki gerçekleşen cinsel eylemi evdekilerin de görmedikleri, vaki eylemin cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirildiğine ilişkin dosya içeriğinde bir delil bulunmadığı gibi, mağdurun vaki eyleme rızasının bulunup bulunmadığının kuşkulu kaldığı, özellikle sanıkların kasıtlarının mağdurenin savunmasızlığına yönelik olduğunun açıkça belirlenemediği, madurenin eylemlere rıza göstermediğini mağdur beyanı veya maddi delillerle doğrulanamadığı, Hususları birlikte değerlendirildiğinde; mağdurenin tanık...'in anlattığı şekliyle haberdar olduğu eylemlerden dolayı sanıkların atılı suçu işlediklerine dair mahkumiyetleri için yeterli, somut ve ispata elverişli delil bulunmadığı anlaşıldığından beraatlarına karar verilmesi kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla