İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Ceza Dairesi

YARGITAY · 9. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/8919 K.2025/886

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, ilkderece mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız…

Esas2024/8919Karar2025/886Tarih6 Şubat 2025Okuma9 dk · 1.797 kelime

KÜNYE

9. Ceza Dairesi 2024/8919 E., 2025/886 K.

Karar tarihi
6 Şubat 2025
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Suç
Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
Hükümler
İstinaf başvurusunun esastan ve düzeltilerek esastan reddi kararları
Temyiz edenler
Katılan Bakanlık vekili, sanık müdafileri, katılan mağdureler ..., ..., ..., ..., ... vekili, katılan mağdureler ... ve ... vekili
Tebliğname görüşü
Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi

Karar Detayı

1.797 kelime·9 dk okuma·4 bölüm

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, ilkderece mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Sanık hakkında katılan mağdurelere yönelik sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Ankara

11. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın katılan mağdureler ..., ..., ..., ... ve ...'e sarıldığı, farklı tarihlerde ani, kesik kesik kesik ve süreklilik arz etmeyecek şekilde cinsel saikle sarılma, temas etme şeklindeki kabulüyle zincirleme biçiminde sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, katılan mağdure ... yönünden sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan mağdure sayısınca mahkumiyetine, katılan mağdure ... yönünden ise beraatine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine,

Bölge Adliye Mahkemesince mahkumiyet hükümleri yönünden istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a uyarınca 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 53/5 maddesinin hüküm kısmına eklenmek suretiyle düzeltilerek esastan reddine, beraat hükmü yönünden istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan Mağdureler Vekilleri ile Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri Özetle hukuki vasıflandırmanın hatalı yapıldığına, eksik ceza tayin edildiğine, sanığın katılan mağdure ...’ye yönelik eyleminin de sübuta erdiğine ilişkindir. B.

Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemi Özetle sanığın eylemlerinin ispatlanamadığına, katılan mağdurelerin beyanı dışında somut delil bulunmadığına, atılı eylemlerin sanığın cinsel arzularını tatmin amacıyla gerçekleştirdiği hususlarını içeren iddiaların kuşku düzeyinden öteye gidemediğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE

A. Katılan Mağdure ...

Hakkında Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. B.

Katılan Mağdureler ..., ..., ..., ..., ... ve ... Haklarında Verilen Kararlar Yönünden

1. Dairemizce yapılan müzakere başlangıcında Sayın ... tarafından "İlk derece mahkemesince sanığın, katılan mağdureler ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönelik atılı suçtan mahkumiyetine dair hükümlerle ilgili istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/5 eklenmek suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine dair kararın,

aynı Kanunun 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde verilmesi nedeniyle dosyanın esası incelenmeden bozulmasına karar verilmesi gerektiği" hususunda ön sorun bulunduğunun ileri sürülmesi üzerine uyuşmazlık konusuna geçilmeden önce çıkarılan ön sorunun tartışılarak ön sorunun bulunmadığına ilişkin Sayın ...'nun karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verilerek işin esasına geçilmiştir.

2. 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı,

eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararlarda hukuka aykırılık görülmemiştir.

IV. KARAR

Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

17. Ceza Dairesinin kararında katılan Bakanlık vekili, sanık müdafileri, katılan mağdureler ..., ..., ..., ..., ... vekili, katılan mağdureler ... ve ... vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, ön sorun yönünden Sayın ...'nun karşı oyu ve oy çokluğuyla diğer yönlerden oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca Ankara

11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2025 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY Sanık ... hakkında öğrencileri olan mağdureler ..., ..., ..., ..., ... ve ... karşı çocuğun cinsel istismar suçundan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 5237 sayılı Kanun'un 103/1, 103/3-d, 43, 53, 63. maddeleri gereğince çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında, Ankara

11. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, sanığın mağdureler ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden ayrı ayrı 6 defa TCK'nun 103/1-c-2., 3-d maddeleri gereğince sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık hakkında mağdureler ..., ..., ..., ... ve ... yönünden verilen cezalara TCK'nun 43. maddesinin uygulanmasına, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/1-2-3. maddelerinin tatbikine, karar verilerek mahkumiyetine karar verilmiştir.

Verilen bu kararın katılan ... vekili, katılan mağdurlar ... ve ... vekili, katılan mağdureler ..., ..., ... ve ... vekili ve sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi tarafından "Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair istinaf itirazlarının reddine. Ancak.

Sanığın, mağdurelerin öğretmeni olduğu ve öğretmenlik görevinin verdiği hak ve yetkileri kötüye kullanarak bu eylemleri işlediğinden, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı ve istinaf itirazları bu yönüyle yerinde görülmüş, bu aykırılığın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddelerinin verdiği yetki uyarınca duruşma açılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Mağdureler ..., ..., ..., ... ve ... yönünden;

" 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nun 53/1-2-3. madde ve fıkralarının tatbikine," İBARESİ ÇIKARILIP, YERİNE.

"Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan duruma göre, sanık hakkında, TCK'nın 53.maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına, Sanık bu suçu öğretmenlik görevini kötüye kullanmak sureti ile işlediği anlaşıldığından TCK 53/5 maddesi uyarınca cezasının infazından sonra işlemek üzere ayrı ayrı BEŞ KEZ 2 YIL 4 AY 3 GÜN süre ile TCK 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmasından yasaklanmasına" İBARESİ EKLENMEK SURETİYLE Mağdure ... yönünden "24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E.,

2015/85 K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nun 53/1-2-3. madde ve fıkralarının tatbikine," İBARESİ ÇIKARILIP, YERİNE.

"Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan duruma göre, sanık hakkında, TCK'nın 53.maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına, Sanık bu suçu öğretmenlik görevini kötüye kullanmak sureti ile işlediği anlaşıldığından TCK 53/5 maddesi uyarınca cezasının infazından sonra işlemek üzere 1 YIL 10 AY 15 GÜN süre ile TCK 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmasından yasaklanmasına" İBARESİ EKLENMEK SURETİYLE Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." Katılan Bakanlık vekili, sanık müdafiileri, katılan mağdureler ..., ..., ..., ...,

... vekili, katılan mağdureler ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından onama istemli olarak düzenlenen tebliğname üzerine Dairemizce yapılan incelemede hükmün onanmasına karar verilmiştir.

Dairemizce yapılan incelemede ön sorun olarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sırasında, 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin hükme duruşma açılmadan eklenmesinin mümkün olup olmadığı konusunda bir ön sorun oluşmuş olup, bu ön sorun incelenirken TCK'nun 53/5. maddesinin duruşma açılmadan Bölge Adliye Mahkemesince eklenmesinin mümkün olmadığı, duruşma açılarak sanık hakkında düzeltme hükmünün yapılabileceği düşüncesinde olduğumuzdan, ön sorunla ilgili olarak oy çokluğuyla verilen Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmasına gerek olmadığı yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. Şöyle ki.

5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin, 5237 sayılı Kanun'un 2. bölüm güvenlik tedbirleri, belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma başlığı taşıyan 53. maddesinde düzenlenmiş olup 5. fıkrada "1. fıkrada sayılan hak ve yetkilerden birini kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla hapis cezasına mahkumiyet halinde, ayrıca cezanın infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. ..." hükmü düzenlenmiş olup,

5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin gerekçesinde "Belirli bir hak ve yetkinin kötüye kullanılması suretiyle kasıtlı suçlar dolayısıyla mahkumiyet halinde, mahkum olunan cezanın infazından sonrada etkili olmak üzere bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına ayrıca hükmedilmesi öngörülmüştür.

Bu durumda Mahkemenin belirli bir hak ve yetkiyle ilgili olarak vereceği yasaklama kararı bir güvenlik tedbiri niteliği taşımaktadır. " denilmek suretiyle onanan maddenin 5. fıkrasının uygulanabilmesi için hükümde ayrıca gösterilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yerleşmiş uygulamalarına göre, belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakma başlığı altında güvenlik tedbiri olarak 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesinde düzenlenen mahkumiyetin Kanuni ve doğal sonucu olan bu hak yoksunluklarının kararda gösterilmemiş olsa bile aleyhe bozma yasağı kapsamında değerlendirilmemektedir.

Oysa 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinde düzenlenen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma başlığı altında düzenlenen hak yoksunluğu, güvenlik tedbirlerine ilişkin bölümde yer alsa da hükümlülüğün yasal sonucu olmayıp madde gerekçesinde de belirtildiği üzere cezanın infazından sonrada etkili olmak üzere bu hak ve yetkinin kullanılmaktan yasaklanmasına ayrıca hükmedilmesi öngörüldüğünden, söz konusu fıkranın uygulanabilmesi için hükümde ayrıca gösterilmesi gerekmektedir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yerleşmiş uygulamalarına göre, 5237 sayılı Kanun'un 53/5. fıkrasının aynı maddenin 1. fıkrası gibi hükümlülüğün yasal sonucu olmayıp cezasını infazından sonra etkili olmak üzere, bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına ayrıca hükmedilmesi gerektiği, 5. fıkra uyarınca uygulanan güvenlik tedbirinin aleyhe bozma yasağına konu olacağı kabul edilmiştir.

(YCGK'nun 27.09.2023 tarih, 2021/9-26 esas, 2023/478 karar nolu ilamı) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.05.2022 tarih 2020/14-248 esas 2022/359 nolu kararında Bölge Adliye Mahkemesinin İlk Derece mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme usulüne ilişkin kabulünü değiştirmemesi, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmemesi, İlk Derece Mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak,

aynı delilleri değerlendirip suçun manevi unsuru bakımından farklı bir sonuca ulaşması Bölge Adliye Mahkemesinin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarının sağlanması gözetildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince mahkumiyete hükmedilen ve eylemi sabit görülen sanığın kastının bulunmadığından bahisle beraatine karar verebileceği kabul edilmiştir.

Yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.02.2024 tarih 2023/422 esas, 2024/91 karar nolu ilamıyla ..." sanık hakkında istinaf incelemesi sırasında 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin ek bir yaptırım olarak ilk kez hükme ilave edilmesi nedeniyle, hükmün temyiz edilebilir olduğunu kabul eden Özel Daire uygulamasının usul ve Kanuna uygun olduğu kabul edilmiştir." Bu dosyada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

17. Ceza Dairesinin CMK'nun 280/1-a maddesinin verdiği yetki uyarınca duruşma açılmaksızın düzeltilmesinin mümkün bulunduğunu kabul etmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesinde istinaf başvurusunun esastan reddi kararı düzenlenmiş olup, 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesini uygulamak suretiyle hükmü bu maddenin ilavesi suretiyle düzeltilerek onamasına karar vermiştir.

Bu açıklamalar ışığında itiraza konu olan usulü işlem değerlendirildiğinde; bahsedilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarındaki yerleşik uygulamalar, Bölge Adliye Mahkemesince 53/5. maddesinin karara ilave edilmesi halinde temyize tabi hale gelmesine ilişkin, Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı, 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin aleyhe bozma yasağını ihlal ettiğine ilişkin, aleyhe bozma yasağına konu olacağına ilişkin yerleşik Yargıtay uygulamaları, savunma hakkı gereği bu konuda savunma olmadan karar verilmiş olması,

yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun uygulamalarına göre ancak sanığın lehine olacak şekilde bir karar verilmesi halinde duruşma açılmadan Bölge Adliye Mahkemesince karar verilebileceği yönündeki Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararları birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin duruşma açılmadan sanık aleyhine uygulanması yönündeki, görüşe katılmıyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Gerekçe
  6. IV. Karar

Karar Bilgileri

Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2024/8919
Karar No
2025/886
Tarih
6 Şubat 2025
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/8918 K.2025/946
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/8917 K.2025/1543
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/8915 K.2025/841
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/8914 K.2025/699
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/8913 K.2025/1121
  • 9. Ceza Dairesi — Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/8912 K.2025/244

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.