Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/8956 E. , 2025/2028 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1075 E., 2024/1205 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz ed
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/8956 E. , 2025/2028 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1075 E., 2024/1205 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Özetle mağdurenin soyut beyanına dayanılarak verilen mahkumiyet kararının hatalı olduğuna, sanığın soruşturma aşamasında baskı ve şiddete maruz kaldığından bu beyanlarına itibar edilemeyeceğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanmadığına, kararın sanık lehine bozulması talebine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmemesinin, cebir ve tehditle gerçekleşen eylemlerde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/4. maddesinin uygulanmamasının, bir çok sefer gerçekleşen eylemler nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasının, atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetine karar verilmemesinin, temel cezada teşdit uygulanmamasının, katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olması nedeniyle kararın bozulması talebine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Mağdurenin kovuşturma evresinde reşit olduğu 26.01.2024 tarihli duruşmada sanıktan şikâyetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, mağdure vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, gerçekleştirilen yargılamaya, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. C. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 1. Olayın intikal şekli, mağdurenin aşamalardaki istikrarlı detaylı ve beyanları, bu beyanları doğrulayan katılan ... ile tanıklar ..., ... ve ...'ın soruşturma aşamasındaki olayın akabinde alınan beyanları, tutanak ve raporlar ile tüm dosya kapsamına göre; mağdurenin babası olan sanığın, mağdurenin annesinin çalışması sebebiyle evde olmadığı zamanlarda, abisi ...'ın evde olmadığı ya da sanık tarafından bahane ile evden gönderilerek yalnız kaldıkları her fırsatta mağdureye yönelik bir suç işleme kararının icrası kapsamında yaklaşık yedi yıllık zaman içinde mağdurenin on iki yaşından küçük olduğu dönemi de kapsar şekilde cinsel istismar eylemlerinde bulunduğu anlaşıldığı halde, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103/1-3. cümlenin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini, 2. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan hüküm kurulurken eylemlerin zincirleme şekilde gerçekleşmiş olması nedeniyle tayin olunan cezanın 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca ve yapılacak artırım oranının da eylemlerin gerçekleştiği süre ve sayısı göz önüne alınarak aynı Kanun’un 3 ve 61. maddeleri uyarınca alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayin edilmesi, Karşısında söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdure vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, C. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2025 tarihinde karar verildi.