İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/9868 Karar: 2025/1826 Tarih: 2025

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/9868 K.2025/1826

9. Ceza Dairesi 2024/9868 E. , 2025/1826 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1635 E., 2024/1510 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/9868 E. , 2025/1826 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1635 E., 2024/1510 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/9868 E. , 2025/1826 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1635 E., 2024/1510 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri Özetle, sanığın aşamalarda tutarlı şekilde suçlamayı kabul etmediğine, suç tarihinde ikametinde bulunmadığına, bu hususta talep ettikleri kamera kayıtları getirtilmeden ve tanıklar dinlenmeden eksik araştırma ile hükümler kurulduğuna, teşhis işleminin usulüne uygun olmadığına, takdiri indirim uygulanmamasının hatalı olduğuna, sanığın atılı suçları işlediğine dair somut deliller bulunmadığından hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükümlere ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurularak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken "Fiilden sonra ve yargılama sürecinde pişmanlığını gösteren her hangi bir davranışı tespit edilemediğinden sanık hakkında TCK'nun 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına," şeklindeki bir açıklamanın, kanun koyucunun aradığı anlamda kanuni ve yeterli bir gerekçe niteliği taşımadığı gözetilmeden sanık hakkında yetersiz gerekçeyle söz konusu maddenin tatbikine yer olmadığına karar verilmesi karşısında, anılan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Üye ...'in farklı gerekçe ile karşı oyu ve oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sayın çoğunlukla aramızdaki ihtilaf suçun sübutuna ilişkin olup, çoğunluğun sübuta yönelik kabulünün yerinde olmadığı ve eksik araştırma nedeniyle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. Şöyle ki; Sanık hakkında yapılan fotoğraftan teşhis işleminin usulüne uygun olmaması, mağdurun duruşmada SEGBİS vasıtasıyla kendisine gösterilen sanık için "Şu an tam hatırlamıyorum, 2 sene geçti buna benziyordu. Şu an buydu buydu." şeklindeki tereddüt içeren teşhisi, sanığın kapısına gelen polislerin kendisine 9-10 eve daha uğrayıp en son buraya geldiklerini söylediklerini belirtmesi, yine sanığın suç tarihinde eşinin gün boyu evde olduğunu iddia etmesi karşısında, mağdura yönelik eylemi gerçekleştiren kişinin sanık olup olmadığı hususunda, Mahkemece 11.12.2022 tarihli olay tespit ve yakalama tutanağında isimleri geçen zabıt mümzilerinin temin edilerek eylemin gerçekleştirildiği söylenen ev adresinin nasıl belirlendiği, bu adres dışında başka bir ikamete gidilip gidilmediği, mağdurun fotoğraf teshisinden önce sanığı görüp görmediği hususlarında beyanlarının alınması ve sanığın eşi de dinlendikten sonra toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile mahkumiyet kararları verilmesi nedeniyle bu yönde bozma kararı verilmesi düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun farklı nedenle kararın bozulması yönündeki görüşüne iştirak edilmemiştir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla