İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/9982 Karar: 2025/983 Tarih: 2025

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/9982 K.2025/983

9. Ceza Dairesi 2024/9982 E. , 2025/983 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılanlar vekilleri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Bölge Adliye Mahkemesi tara

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/9982 E. , 2025/983 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılanlar vekilleri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Bölge Adliye Mahkemesi tara

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/9982 E. , 2025/983 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili, katılanlar vekilleri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi. İlk Derece Mahkemesince sanığın katılan mağdure ... yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan beraatine dair 27.10.2022 tarih ve 2022/129 Esas, 2022/266 Karar sayılı ilama ilişkin sanık müdafii, katılanlar vekilleri, katılan Bakanlık vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf talepleri üzerine hükmün sanık aleyhine bozulmasının ardından söz konusu karara direnme yetkisi bulunmayan ve kanunen uymak zorunda olan İlk Derece Mahkemesince sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan dolayı sanığın 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kurulan hükmün aslında Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş bir karar olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu, esas olarak Bölge Adliye Mahkemesince istinaf incelemesi sırasında tespit edilen hukuka aykırılıklar karşısında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılmak suretiyle yapılacak yargılama sonucunda esasa ilişkin yeni hüküm kurulması gerektiği ve bu kapsamda bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince kurulan yeni hükmün temyizi kabil olduğu tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarlarına göre 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında katılan mağdurelere yönelik sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Elbistan Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde atılı suçlardan mahkumiyetine dair verilen kararların istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanığın üst hadden ve takdiri indirim hükümleri uygulamaksızın cezalandırılması gerektiğine, kurum lehine vekalet ücetine hükmedilmesi talebine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna, sanık hakkında görgüye dayalı, kesin ve açık, kuşkudan uzak, somut delil olmadığına, hangi gerekçeyle tutukluluğa karar verildiğinin açıklanmadığına, gerekçe gösterilmeden teşdit uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, takdiri indirim nedenlerinin hukuka aykırı olarak uygulanmadığına, sanığın tahliyesine, dosyanın duruşmalı olarak incelenmesi talebine ilişkindir. C. Katılan Mağdure ... ve Katılanlar ..., ... Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-1. cümlesi uyarınca cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. D. Katılan Mağdure Elanur Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, müvekkilinin kararda mağdure olarak göründüğüne, lehine vekalet ücretine hükmedilmesi, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 103/1-1. cümlesi uyarınca cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararlarda hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ve katılanlar vekillerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, Sayın Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Elbistan Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Çoğunlukla aramızdaki ihtilaf Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesi kararının mahkumiyete yönelik olarak bozularak ilk dereceye gönderilip gönderilemeyeceği ve bozma kararından sonra ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmesi üzerine bu hükmün incelenip incelenemeyeceği hukuka aykırılığın hangi aşamadan itibaren dikkate alınacağı hususuna yöneliktir. Sanık hakkında ilk derece mahkemesi tarafından mağdur ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen beraat kararı ve mağdur ...'e yönelik mahkumiyet kararlarının istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince mağdur ...'e yönelik beraat kararı yönünden "Olayın ortaya çıkış şekli, mağdurenin aşamalarda istikrarlı beyanları, bu beyanları doğrular mahiyette tanık anlatımları, diğer mağdur ... ve müşteki Ümmühani'nin anlatımları, yine mağdurenin sanığa iftira atmasını gerektirir hususları bulunmadığı hususları nazara alındığında sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismar suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 103/1-3. cümlesi uyarınca mahkumiyeti yerine yanılgılı değerlendirmeyle beraatine karar verilmesi" şeklinde gerekçeyle; mağdur ...'e yönelik mahkumiyet kararı yönünden ise "Şartlar oluştuğu halde sanık hakkında TCK 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması" şeklindeki gerekçelerle hükmün bozulmasına ve ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi 2. derece mahkemesidir. İlk derece gibi yargılama yapar. Yani maddi olguyu değerlendirir, aynı zamanda bir kanun yoludur. Bu nedenle kanun koyucu Bölge Adliye Mahkemesinin incelediği kararları bozma yetkisini çok sınırlı tutmuştur. CMK 280/1-e madde ve fıkrasında "İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine" şeklinde düzenleme yapılmıştır. CMK'nın 289. maddesideki düzenleme ise "(1) Temyiz dilekçesi veya beyanında gösterilmiş olmasa da aşağıda yazılı hâllerde hukuka kesin aykırılık var sayılır: a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması. b) Hâkimlik görevini yapmaktan kanun gereğince yasaklanmış hâkimin hükme katılması. c) Geçerli şüphe nedeniyle hakkında ret istemi öne sürülmüş olup da bu istem kabul olunduğu hâlde hâkimin hükme katılması veya bu istemin kanuna aykırı olarak reddedilip hâkimin hükme katılması. d) Mahkemenin kanuna aykırı olarak davaya bakmaya kendini görevli veya yetkili görmesi. e) Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması. f) Duruşmalı olarak verilen hükümde açıklık kuralının ihlâl edilmesi. g) Hükmün 230 uncu Madde gereğince gerekçeyi içermemesi. h) Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması. i)Hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması." şeklindedir. Bu hükümlere göre Bölge Adliye Mahkemesinin ilk derece mahkemesini kararını mahkumiyete yönelik ya da cezanın eksik verildiğine ya da uygulamanın yanlış yapıldığına yönelik bozması mümkün değildir. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin vermiş olduğu ilk bozma kararı hukuka aykırı bir karardır. Herhangi bir hukuki dayanağı bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu karara istinaden verilmiş olan ilk derece mahkemesi kararı da hukuki dayanaktan yoksun karardır. Bu nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesinin vermiş olduğu bozma kararına geri dönülerek bu bozma kararının ortadan kaldırılması ve BAM'ın bozma yetkisi bulunmaması nedeniyle BAM tarafından duruşma açılarak yeniden yargılama yapıldıktan sonra karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması ve Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi gerekçesiyle çoğunluk onama kararına iştirak etmiyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla