KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2025/1946 E., 2025/5957 K.
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/301 E., 2024/448 K
- Suç
- Çocuğun cinsel istismarı
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karar Detayı
322 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şeklide çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle somut delil bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesine, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B.
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Özetle katılan mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda raporlar arası çelişki olduğuna, sanığın atılı suçtan takdiri indirim nedenleri uygulanmaksızın üst sınırdan cezalandırılmasına, katılan Bakanlık lehinde vekalet ücreti hükmedilmesine, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. C. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Özetle usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği hususları nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.