Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2025/2519 E. , 2025/6061 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/593 E., 2025/50 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı KARAR : Direnme (Mahkumiyet) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2025/2519 E. , 2025/6061 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/593 E., 2025/50 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı KARAR : Direnme (Mahkumiyet) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.10.2015 tarihli kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine dair verilen hükümlerin temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 27.06.2024 tarihli bozma ilamına Mahkemesince direnilerek sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir. II.GEREKÇE A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağı, bu itibarla Bakanlığın 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı belirlenmiştir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, suç oluşturduğu sabit görülen fiilin ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, Mahkemece bozma ilamına karşı direnilerek kurulan hükümde sanığın katılana yönelik eylemlerini ne şekilde gerçekleştirdiği hususunda herhangi bir değerlendirme ve kabul yapılmaksızın açıklanan ilkelere uyulmadan Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı Kanun'un 34/1, 230 ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 308/7. maddelerine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2025 tarihinde karar verildi.