KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2025/3197 E., 2025/5419 K.
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Hakimliği
- Sayısı
- 2024/693 D.İş
- Suç
- Reşit olmayanla cinsel ilişki İNCELEME KONUSU
- Karar
- Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itirazın reddi
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması Bafra Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.02.2024 tarihli ve 2024/1129 soruşturma, 2024/944 karar sayılı kararıyla şüpheli hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan şikayet yokluğu nedeniyle kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Bafra Sulh Ceza Hakimliğinin, 21.03.2024 tarihli ve 2024/693 D.İş sayılı kararı ile şüpheli hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına mağdur vekili tarafından yapılan itirazın reddedilerek kararın kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 05.03.2025 tarihli ve 94660652-105-55-15193-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.04.2025 tarihli ve 2025/35678 sayılı
Karar Detayı
425 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.2025 tarihli ve 2025/35678 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “(...) Dosya kapsamına göre, kayden 28/11/2008 doğumlu olan mağdur ...'nun hiç bir zorlama ve baskı altında kalmadan kendi isteği doğrultusunda şüpheli ile cinsel ilişkiye girdiği, şüphelinin üzerine atılı reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun şikayete bağlı olduğu ve mağdurun şikayeti bulunmadığından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, Somut olayda, mağdurun 26/01/2024 tarihinde genel adli muayene raporuna göre 12 haftalık gebe olduğunun tespit edildiği,
kayden 28/11/2008 doğumlu olan mağdurun genel adli muayene raporundaki gebelik süresi nazara alındığında suça konu fiile maruz kaldığı tarihte henüz 15 yaşını doldurmamış olduğunun anlaşılması karşısında, şüpheliye yüklenen eylemin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturabileceği ve delillerin takdirinin mahkemesince yapılmasının gerektiği, mevcut delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu cihetle, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. (...)" şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Kanun yararına bozma, İstinaf ve Yargıtay denetiminden geçmeden kesinleşen kararların istisnai olarak denetlenmesini sağlayan olağanüstü bir kanun yolu olup, olağanüstü ve istisnai olma özelliğinden dolayı kanun yararına bozma yoluyla bir kararın bozulabilmesi için, mahkemelerin asıl ceza davasını çözmeye devam etmesinin artık imkansız hale gelmiş olması veya hukuka aykırılığın giderilebilmesi için kanun yararına bozmadan başka imkan kalmaması gerekir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 26.10.1932 tarihli ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme kararında açıklandığı üzere kanun yararına bozma konusu olabilecek kanuna aykırılık halleri, uygulamadaki esaslı yanlışlıklar ile esasa etkili usul hataları olup, her hukuka aykırılık kanun yararına bozma konusu yapılamayacağından kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir.