Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2025/4200 E. , 2025/6740 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/538 E., 2025/527 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, müstehcenlik HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurusunun düz
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2025/4200 E. , 2025/6740 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/538 E., 2025/527 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, müstehcenlik HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında katılan mağdureler ..., ..., ... ve ...'e karşı çocuğun cinsel istismarı, katılan mağdureler ... ve ...'ya karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve müstehcenlik suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Silivri 2. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde katılan mağdure ...'ya karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan, katılan mağdureler ..., ... ve ...'e karşı sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, katılan mağdureler ... ve ...'ya karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve müstehcenlik suçlarından mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun katılan mağdureler ..., ... ve ...'e karşı kurulan hükümler yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, katılan mağdure ...'ya karşı kurulan hükümler yönünden ise aynı Kanun'un 280/1-a ve 303/1-h maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan ... ile Katılan Mağdure ... Vekilinin Temyiz İstemi Özetle sanık hakkında mağdure ...'ya karşı çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve müstehcenlik suçundan kurulan hükümlerde alt sınırdan cezalar tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle eksik inceleme yapıldığına, katılan mağdure beyanlarına itibar edilemeyeceğine, suçlamaların teknik deliller ile çürütüldüğüne, katılan mağdurelerin soyut beyanlarının teknik delillerden üstün tutulduğuna, husumet iddialarının incelenmediğine ve bu hususa ilişkin tanıklarının dinlenilmediğine, sanık lehine takdiri indirim uygulanmadığına, usul ve kanuna aykırı mahkumiyet hükümlerinin bozulmasına ve sanığın tahliye edilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Müstehcenlik Suçundan Verilen Kararlar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı nazara alındığında hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. B. Çocuğun Cinsel İstismarı, Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Verilen Kararlar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 217/1. maddesinde “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210/1. maddesinde ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” hükümlerine yer verilmiş olup, her ne kadar aynı Kanun'un 236/2. maddesinde "İşlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk veya mağdur, bu suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir. Maddî gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zorunluluk arz eden haller saklıdır." ifadesine yer verilmiş ise de; bu kapsamda İlk Derece Mahkemesince aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan katılan mağdurelerin adli hakikatın ortaya çıkarılması açısından duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili beyanlarının alınması, bunun mümkün olmaması halinde ise soruşturma evresinde verdikleri görüntülü ifade CD’lerinin temin edilerek duruşmada taraflarla birlikte izlenip diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken ve ayrıca katılan mağdureler ... ve ...'nın Çocuk İzlem Merkezinde alınan görüntülü ifadelerine ait CD'lerin dosyada bulunmadığı anlaşıldığından, bahse konu CD'lerin temini ile dosya içeriğine konularak katılan mağdureler ..., ... ve ...'nın görüntülü ifadelerinin 5271 sayılı Kanun'un 236/8. maddesi gereğince çözümü yaptırılmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile hükümler kurulması karşısında, anılan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine yazılı şekilde kararlar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Müstehcenlik Suçundan Verilen Kararlar Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafii ve katılan ... ile katılan mağdure ... vekilinin vaki temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Çocuğun Cinsel İstismarı, Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Verilen Kararlar Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ve katılan ... ile katılan mağdure ... vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Sanığın üzerine atılı suçların vasıf ve mahiyeti, hükmolunan ceza miktarları ile tutuklulukta geçen süre dikkate alındığında tahliye taleplerinin reddiyle, TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Silivri 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2025 tarihinde karar verildi.