İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2025/4879 Karar: 2025/6928 Tarih: 2025

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2025/4879 K.2025/6928

9. Ceza Dairesi 2025/4879 E. , 2025/6928 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/1 E., 2025/74 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı KARAR : Direnme (Mahkumiyet) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUK

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2025/4879 E. , 2025/6928 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/1 E., 2025/74 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı KARAR : Direnme (Mahkumiyet) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUK

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2025/4879 E. , 2025/6928 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/1 E., 2025/74 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı KARAR : Direnme (Mahkumiyet) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.12.2023 tarihli kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hükme ilişkin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddi kararının temyiz incelemesinde bozulmasına dair Dairemizin 19.11.2024 tarihli ilamına karşı İlk Derece Mahkemesince direnilerek mahkumiyet hükmü kurulmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri Özetle direnme kararının yerinde olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, katılanın vücudunda darp cebir izinin tespit edilemediğine, katılandan alınan sürüntü örneklerinde sanığa ait biyolojik bulguların tespit edilemediğine ve sair temyiz nedenlerine ilişkindir. III. GEREKÇE Dairemizin 19.11.2024 tarihli ve 2024/6509 Esas, 2024/9806 Karar sayılı bozma kararı usul ve kanuna uygun olup, İlk Derece Mahkemesince anılan ilama yönelik kurulan 18.03.2025 tarihli direnme kararında belirtilen gerekçeler yerinde görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Dairemizin 19.11.2024 tarihli ve 2024/6509 Esas, 2024/9806 Karar sayılı bozma kararı usul ve kanuna uygun olup, İlk Derece Mahkemesince anılan ilama yönelik kurulan 18.03.2025 tarihli direnme kararında belirtilen gerekçeler yerinde görülmediğinden Dairemizin 19.11.2024 tarihli ve 2024/6509 Esas, 2024/9806 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye aykırı olarak, Sayın Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307/4. maddesi gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,24.09.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dairemizin sayın çoğunluğu ile ihtilafa düştüğümüz husus, sanığın üzerine atılı suçu işleyip işlemediğine ilişkindir. Sanığın soruşturma aşamasındaki tüm beyanlarında katılanla rızaya dayalı veya rıza dışı hiçbir şekilde cinsel birliktelik yaşamadığını, katılan mağdure ile sohbet ettiklerini, arabayla dolaştıklarını beyan ettiği, kriminal raporların gelmesinden sonra mahkeme aşamasında alınan beyanında ise katılanla cinsel birleşme yaşamadığını, katılanın kendisine tahrik edici hareketlerde bulunması nedeniyle katılanın göbeğinin altına, kasık böilgesine boşaldığını, katılanın rızası dışında hiçbir şeyin olmadığını beyan ederek sanığın aşamalardaki savunmaları arasında çelişki olduğu gibi sanığın soruşturma aşamasındaki beyanının, katılanın olay günü giydiği kıyafetlerde sanığın menisini ve DNA'sını tespit eden uzmanlık raporuyla uyuşmadığı, katılan ile sanık arasında katılanın sanığa iftira atmasını gerektirecek husumet tespit edilmediği, katılan mağdurenin alınan doktor raporunda burnunda kızarıklık şeklinde darp cebir izinin ve vajina girişinde kızarıklığın tespit edilmesi, katılan mağdurenin olaydan hemen sonra ağlayarak kolluk görevlilerine maruz kaldığı eylemi anlatarak intikali hemen gerçekleştirdiği, katılanın beyanlarının dosya kapsamındaki diğer tüm deliller uyuştuğu da gözetilerek sanığın aşamalardaki suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiş, sanığın tehdit ve cebir kullanarak katılanın rızası dışında hem ağızdan hem de vajinal yoldan cinsel organını katılanın vücuduna sokmak suretiyle üzerine atılı nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği anlaşılmakla, direnme hükmün onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla