KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2025/498 E., 2025/4432 K.
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/422 E. 2024/455 K
- Suç
- Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karar Detayı
474 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Samsun
1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın halası olan katılan mağdureyle cebir tehdit hile veya iradeyi etkileyen herhangi bir neden olmaksızın birden fazla kez cinsel ilişkiye girdikleri kabul edilerek atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekili ile Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri Özetle, suça sürüklenen çocuk hakkında alt sınırdan ceza verilmesi ve takdiri indirim uygulanması nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir. B.
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle, mağdurenin 2013 yılında on beş yaşını doldurduğunun gözetilmediğine, katılan mağdurenin beyanlarında da herhangi bir organ sokma olmadığını belirttiğine, reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun tartışılmadığına, ruh sağlığının bozulması nedeniyle yapılan artırımın hatalı olduğuna, beraat ve hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak. İstanbul Adli Tıp Kurumu
6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 27.10.2014 tarihli raporda mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu belirtilmiş ise de, mağdureye cinsel istismarda bulunan suça sürüklenen çocuğun, bu eyleminden dolayı kastettiğinden daha farklı ve ağır olan ruh sağlığı bozulması neticesinin meydana geldiği,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 23. maddesi uyarınca kişinin gerçekleşen fakat kastetmediği bu neticeden sorumlu tutulabilmesi için en azından taksirle hareket etmiş olması gerektiği, somut olayda mağdure ile suça sürüklenen çocuğun dosyaya yansıyan sosyal ve kültürel durumları, eğitim düzeyleri,
kişisel özellikleri nazara alındığında ağır netice olarak ortaya çıkan mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın suça sürüklenen çocuk tarafından öngörülemeyeceği ve taksirle dahi hareket etmesinin söz konusu olmadığı bu durumun ancak aynı Kanun'un 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabileceği gözetilmeden hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103/6. maddesinin uygulanması Kabule göre de.
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde. 5237 sayılı Kanun'un 103/2, 3, 6. fıkraları ile belirlenen 15 yıl hapis cezasının aynı Kanun'un 43/1. maddesi ile 1/3 oranında artırılması ile 19 yıl hapis cezası, aynı Kanun'un 31/3. maddesi ile 1/3 oranında indirim yapılması ile 12 yıl 8 ay hapis cezası ve son cümlesi uyarınca 12 yıl hapis cezanın belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.