Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2025/5445 E. , 2025/8246 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/748 E., 2025/900 K. SUÇLAR: Nitelikli cinsel saldırı, kasten yaralama, şantaj, silahla tehdit, hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun reddi, istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖR
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2025/5445 E. , 2025/8246 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/748 E., 2025/900 K. SUÇLAR: Nitelikli cinsel saldırı, kasten yaralama, şantaj, silahla tehdit, hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun reddi, istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İade, ret, onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı, kasten yaralama, şantaj, hakaret ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, .... Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçlar ve silahla tehdit suçundan mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince hakaret ve kasten yaralama suçları yönünden istinaf başvurusunun reddine; nitelikli cinsel saldırı, özel hayatın gizliliğini ihlal, şantaj ve silahla tehdit suçları yönünden ise istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle sanık ile katılan arasında yaşanan cinsel birlikteliklerin rızaya dayalı olduğuna, taraflar arasında gönül ilişkisi bulunduğuna, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığına, ilişki ve görüşmeler esnasında çekilen fotoğraf ile videoların katılanın rızası dahilinde çekildiğine, sanığın atılı suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Hakaret ve Kasten Yaralama Suçlarından Verilen Kararlar Yönünden İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret ve kasten yaralama suçlarından verilen hükümlerin 5271 sayılı Kanun’un 272/3 ve 279/1-b maddesi uyarınca kesinlik nedeniyle reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi kabil olmayıp, bu kararların 5271 sayılı Kanun'un 279/1-b maddesinin son cümlesi uyarınca itiraza tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dosyanın belirtilen hükümler yönünden incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerekmiştir. B. Şantaj, Silahla Tehdit ve Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçlarından Verilen Kararlar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı nazara alındığında hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. C. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Verilen Karar Yönünden İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Katılan ile sanık arasında gerçekleşen mesajlaşma içerikleri, bilirkişi raporları, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın katılan ile şantaj yoluyla yaşadığı ilk cinsel birliktelikten sonra meydana gelen cinsel birlikteliklerin katılanın rızası dışında meydana geldiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığının anlaşılması karşısında sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102/2-1. cümlesi gereğince tayin edilen cezanın aynı Kanunun 43/1. maddesiyle artırılması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Hakaret ve Kasten Yaralama Suçlarından Verilen Kararlar Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle dava dosyasının, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Şantaj, Silahla Tehdit ve Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçlarından Verilen Kararlar Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, C. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı, şantaj, silahla tehdit, hakaret, kasten yaralama ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından hükümler kurulmuş; katılan ile ilk cinsel birlikteliğin şantajla, sonrakilerin ise iddiaya göre rıza dışı gerçekleştiği ileri sürülmüştür.
Hukuki İlke: Şantajla yaşanan ilk birliktelikten sonraki cinsel birlikteliklerin katılanın rızası dışında olduğuna dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil yoksa, TCK 102/2 cezasının 43/1 (zincirleme) ile artırılması hukuka aykırıdır.
Uygulama Sonucu: bozma (nitelikli cinsel saldırıda zincirleme artırım yönünden); kesin nitelikteki hakaret/yaralama yönünden incelenmeksizin iade, temyizi kabil olmayan diğer suçlarda ret
Dava Strateji Notu: Devam eden cinsel birlikteliklerde rıza yokluğunun kesin delille kanıtlanması gerekir; mesajlaşma içerikleri ve bilirkişi raporları rıza savunması için kritik; zincirleme suç artırımı delil yetersizliğinde düşürülebilir.