Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2025/5950 E. , 2025/7593 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1556 E., 2017/1918 K. SUÇ: Cinsel saldırı HÜKÜM: Mahkumiyet Dairemizin 15.04.2025 tarihli ve 2021/23009 Esas, 2025/2955 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2025 tarihli ve 14-2018/11661 s
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2025/5950 E. , 2025/7593 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1556 E., 2017/1918 K. SUÇ: Cinsel saldırı HÜKÜM: Mahkumiyet Dairemizin 15.04.2025 tarihli ve 2021/23009 Esas, 2025/2955 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2025 tarihli ve 14-2018/11661 sayılı itirazı üzerine dava dosyası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Sanığın üzerine atılı cinsel saldırı suçuna konu eylemini cinsel saikle gerçekleştirdiğine ve eyleme katılanın rızasının bulunmadığına ilişkindir. II. GEREKÇE Dosya kapsamından olay günü sanığın; katılan mağdureyi, eşini, annesini ve çocuklarını evinde karşıladıktan sonra tarafların hep beraber oturma odasına geçtikleri, katılan mağdure ile birlikte karşılıklı oturdukları, bu sırada aynı odada bulanan katılan mağdurenin annesinin ve eşinin çocuklar ile ilgilendiği, sanığın katılan mağdurenin eşinin ve annesinin de göreceği şekilde katılan mağdureye nazar çıkarmak için dua okuduğu ve fiziksel temasta bulunduğu, daha sonra ise tarafların sanığın evinden ayrıldıkları, ayrılırken de katılan mağdurenin eşinin sanığın cebine bir miktar para koyduğu, sanığın evinden çıktıktan sonra ise sanık hakkında şikayetçi oldukları anlaşılmakla; gerçekleşen eylemlerde sanığın katılan mağdureye rızası dışında cinsel amaçla dokunduğuna dair her türlü şüpheden uzak delilin bulunmayıp olay anında katılan mağdure veya odada bulunan diğer kişiler tarafından sanığa itirazda bulunulmaması, evden çıkarken sanığa yaptığı iş karşılığı ödeme yapılmış olması birlikte değerlendirildiğinde sanığın cinsel saikle hareket ettiğine dair şüphe hasıl olduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ, sayın Üye ...'ın karşı oyu ile ve oy çokluğuyla REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Dairemizin 15.04.2025 tarihli ve 2021/23009 Esas, 2025/2955 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dairemizin sayın çoğunluğu ile aramızdaki uyuşmazlığın temeli sanığın mağdureye karşı eyleminde rızanın bulunup bulunmadığı hususu ile sanığın eylemini cinsel saik ile yapıp yapmadığı hususlarıdır. Sayın çoğunluk tarafından olay günü sanığın "mağdurun eşinin ve annesinin de göreceği şekilde mağdura nazar çıkarmak için dua okuduğu ve fiziksel temasta bulunduğu" gerekçesiyle mağdurun rızası dışında sanığın cinsel bir eyleminin bulunmadığı ayrıca sanığın cinsel saikle hareket ettiğine dair şüphe hasıl olduğundan bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Öncelikle Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü dikkate alındığında sanığın cinsel saikle gerçekleştirdiği kabul olunan eylemine mağdurenin rızasının bulunmadığı aşikardır. Somut olayda katılanın psikolojik rahatsızlıklarının bulunduğu, bu tür rahatsızlıklara karşı okuyup üfleyerek faydalı olduğunu öğrendikleri sanığın evine eşi, kayınvalidesi ve çocuklarıyla beraber gittikleri sanığın evde katılan ...'i sandalyeye oturtarak vücudunda cin olduğunu ve bunun çıkartılması için vücuduna dokunması gerektiğini belirterek önce hırkasını çıkarttırdığı katılanın sol elini kendi elinin içine alarak parmaklarının arasına kendi parmaklarını sürterek "eşinle birlikte oluyor musun?" dediği bu sırada katılanın eşi ve kayınvalidesini "siz uzak durun" diyerek ayrı bir yerde tuttuğu, katılanın özel bölgesine bakarak akıntısı olup olmadığını sorduğu, iki kolu ve bacağını sıkarak dokunduğu, elbiselerini yukarı sıyırmasını söyleyerek iki eliyle belinden kavrayarak sıkmaya başladığı, katılanın bu durumdan rahatsız olmaya başladığı daha sonra sanığın katılanın boynundan elini aşağı doğru sokarak atletin içerisinden göğüslerinde gezdirdiği, yine eliyle karnına dokunup göğüslerine doğru çıkmaya başladığında katılanın buna engel olduğu, o sırada katılanın eşinin karşı koltuğa geldiği sanığın katılanın eşini görünce elini çektiği, sonra katılanın karnını kapattığı katılanın eşinin durumdan rahatsız olduğu için kalkın gidiyoruz diyerek eşini ve ailesini evden çıkardığı daha sonra sanık hakkında giderek şikayetçi oldukları hususları Bölge Adliye Mahkemesince sabit kabul edilmiştir. Her ne kadar sayın çoğunluk tarafından sanığın eylemlerinin eşinin ve kayınvalidesinin bulunduğu ortamda yapması sebebiyle ses çıkarmaması, rızanın delili olarak gösterilmiş ise de; sanığın cin çıkarma bahanesiyle katılanın vücuduna dokunduğu, katılanın rızasının da bu hususa ilişkin olduğu sanığın katılanın özel bölgelerine karnına ve göğüslerine dokunması karşısında rahatsızlık duyup engellemeye çalıştığı, sanığın cin çıkarma bahanesiyle ve bu hususu hile olarak kullanarak katılanın karnına ve göğüslerine dokunduğu sanığın gerçek niyetinin cinsel saik ile oluştuğunun anlaşılması sonrasında hem katılanın hem de eşinin bu duruma son vererek evden ayrıldıkları dikkate alındığında katılanın zımni veya açık bir rızasının bulunduğundan söz etmek mümkün değildir. Katılanın rızası sadece psikolojik rahatsızlık kapsamında kendisine dokunması konusundadır. Sanık katılanda cin olduğunu ve çıkarılması gerektiğini bahane gösterip mağdurenin iradesini sakatlayarak rızası dışında karnına ve göğüslerine dokunmuş olup bu eylemlerde katılanın rızasının bulunduğunu söylemek dosya kapsamıyla örtüşmemektedir. Diğer taraftan sayın çoğunluk tarafından sanığın cinsel saikle hareket ettiğine dair şüphe oluştuğu kabul olunmuş ise de yukarıda anlatılan gerekçeler; sanığın eylemler öncesi söylediği sözler, mağdurenin karınına ve göğüslerine dokunmuş olması hususları beraber değerlendirildiğinde eylemin cinsel saikle işlendiği konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Yukarıda açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesince sanığın cinsel saldırı suçundan cezalandırılmasına ilişkin karar yerinde olup Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazının kabulü ile Dairemizin 15.04.2025 tarihli ve 2021/23009 Esas, 2025/2955 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına karar verilerek onama kararı verilmesi gerektiğinden sayın çoğunluğun itirazın reddine yönelik görüşüne katılmıyorum.