İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2025/6252 Karar: 2025/7917 Tarih: 2025

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2025/6252 K.2025/7917

9. Ceza Dairesi 2025/6252 E. , 2025/7917 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2022/410 E., 2024/381 K. SUÇ: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2025/6252 E. , 2025/7917 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2022/410 E., 2024/381 K. SUÇ: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2025/6252 E. , 2025/7917 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2022/410 E., 2024/381 K. SUÇ: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, ... 12. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanığın üst sınırdan cezalandırılması ve Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesine iişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen eylemli direnmede bulunarak bozma ilamında delil olarak dayanılamayacağı belirtilen delillere ilişkin araştırmalar yapıldığına, sadece bu nedenle bile olsa kararın usulden bozulabileceğine, Mahkemece katılan mağdurun yeniden ifade verip veremeyeceği hususunda hiçbir araştırma yapılmadan sadece katılan beyanı dikkate alınarak Çocuk İzlem Merkezinde tespit edilen ifadesinin izlenilmesiyle yetinildiğine, bu ifadesi incelendiğinde ise sanığın katılan mağdura hiçbir eylemde bulunmadığının anlaşılacağına, ayrıca ses kayıtlarının yasaklı delil niteliğinde olduğuna, iddia edilen olay sonrası ilk alınan raporda fiili livataya dair kesin bir kanaat elde edilemediğine, katılan mağdurdan alınan sürüntü örneklerinde sperme rastlanmadığına, katılanın morluk gördüğünü söylediği tarih ile sanığın katılan mağdurla son dersini yaptığı tarihler arasında 5 gün olduğuna, bu süre içerisinde başka birileri de eylemde bulunmuş olabileceğine, ayrıca katılan ... ve tanık ...’ın beyanlarında katılan mağdurun başka abi ve amcalarda olduğunu kendilerine söylediğini beyan etmelerine rağmen bu kişilerin kimliğine ilişkin araştırma yapılmadığına, gölge öğretmenin ifadelerinin de dikkate alınmadığına, otistik çocuklar kendilerine dokunulmaları durumunda çığlık atıp bağırdıkları bilindiğinden katılan mağdurun bağırmayarak istekli olmasının hastalığı nedeniyle mümkün olmayacağına, katılan mağdur vekilinin sunduğu ses çözümündeki domalmak kelimesi soyut bir kelime olduğu için mağdur tarafından anlaşılamayacağına, kalemi aç şeklindeki söylemin piyano üzerindeki kalemlerin açılmasına ilişkin olduğuna, kapı kilidi kırık bir sınıfta böyle bir eylemin gerçekleştirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, ayrıca müzik kursu verilen yerde zeytinyağ ve şişesi bulunmadığından bu iddialarının da havada kaldığına, kabule göre sadece kanunda yazılı sözcüklerin tekrarı ile teşdit uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, cezalandırmanın yeterli olmadığına, sanığın öğretmen olmasından kaynaklı bir otoritesinin olay anında kullanıldığını gösteren hiç bir somut delil olmadığına, kaldı ki katılan mağdur otizmli olduğundan böylesi bir otoriteyi ve ilişkiyi anlayacak durumda olmadığı için yapılan artırımın hatalı olduğuna, sabıkası bulunmayan tüm yargılama boyunca serbest bırakıldığı halde kaçmayan sanık hakkında takdiri indirim uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücreti hükmedilmesine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 12. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, sayın Üye ...'un karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca ... 12. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Çocuğun nitelikli cinsel istismarı yönünden dairemizce yapılan inceleme sonucu sanık hakkında katılan mağdura yönelik eylemleri nedeniyle mahkumiyet hükmünün onanması yönündeki sayın çoğunluğun görüşünden farklı olarak; Otistik rahatsızlığı bulunan yaşı küçük mağdurun eğitim amaçlı olarak gitmiş olduğu otizm derneğinin müzik kursunda eğitici olan sanığın kurs esnasında sınıfında mağdura anal yönden organ sokmak suretiyle istismarda bulunduğundan bahisle verilen mahkumiyet hükmü onanmış ise de; Mağdur ders aldığı kurs bakıcısı ile beraber gelip kurs süresi boyunca bakıcısı kapısı açık olan sınıfın bulunduğu koridorda bekliyor olması ve bu hususta tanık olarak alınan beyanı, Mağdurun annesi tarafından çantasına konulan ses kayıt ediciyle kaydedilen seslerin çözümünün net olarak yapılmadığı, Mağdurun vücudundan alınan sıvı örnekleri ile çamaşırları üzerinde yapılan DNA araştırmasında sanığa ait delil ve emarelerin tespit edilmediği, Katılan annenin çocuğun anal bölgesinde tespit ettiği kızarıkların tespit tarihi ve süresi ile sanığın olayın intikal tarihi ve süresi boyunca alınan savunmaları dosya içerisindeki delil durumuda birlikte değerlendirildiğinde; Sanığın atılı eylemi işlediğine dair mahkumiyetine yeter derecede kesin delil elde edilemediğinden şüpheden sanık yararlanır ilkesi ve CMK 223/2e maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla