KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2025/6426 E., 2026/153 K.
- Karar tarihi
- 6 Ocak 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/312 E., 2025/140 K
- Suç
- Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karar Detayı
299 kelime·1 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Karabük 2. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın katılan mağdurenin dudaklarından öpme şeklinde gerçekleştirdiği eylemi nedeniyle sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Özetle, katılan mağdure lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belittiği diğer hususlara ilişkindir. B. Sanık Müdafilerinin Temyiz İstekleri Özetle, sanığın atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, zamanaşımı süresinin dolduğuna ve dilekçelerinde belirttikleri diğer hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun uyarınca ... tarafından görevlendirilen ve dosyada vekaletnamesi bulunmayan, zorunlu vekili bulunan katılan mağdure lehine mülkiyet hakkının ihlali suretiyle kanuni dayanağı olmaksızın idari işlem niteliğinde olan Avukat Asgari Ücret Tarifesi ile ücreti vekaletin belirlenemeyeceği anlaşılmakla, katılan mağdure vekilinin vekalet ücretine hükmedilmesine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.