İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2025/8375 Karar: 2026/1114 Tarih: 2026

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2025/8375 K.2026/1114

9. Ceza Dairesi 2025/8375 E. , 2026/1114 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/1043 E., 2025/908 K. SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma,uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bölge Ad

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2025/8375 E. , 2026/1114 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/1043 E., 2025/908 K. SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma,uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bölge Ad

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2025/8375 E. , 2026/1114 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/1043 E., 2025/908 K. SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma,uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanık ... hakkında ayrıca uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarını işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, ... 5. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanıkların atılı suçlardan mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükümler yönünden tayin edilen temel cezaların alt sınırdan belirlenmesinin, söz konusu suçun birden fazla kişi ile birlikte işlenmesine rağmen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/3-a maddesinin değerlendirme dışı bırakılmasının, sanık ... hakkında takdiri indirim hükmünün uygulanmasının, sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinin uygulanmamasının; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler açısından temel cezaların alt sınırdan belirlenmesinin, sanık ... hakkında takdiri indirim hükmünün uygulanmasının; sanık ... hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan kurulan hükümde ise temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinin ve takdiri indirim hükmünün uygulanmasının isabetsiz olduğuna ilişkindir. B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Dosyada önce ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğine, katılan mağdurenin olayın sıcaklığı ve üçüncü kişilerin baskısı olmadan alınan ilk ifadesine itibar edilebileceğine, sonraki ifadelerinin çelişki ve tutarsızlık yarattığına, hukuka uygun bir şekilde verilen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın değişen mağdure beyanıyla kaldırıldığına, kesinleşmiş bir karar varken ve yeni delil yokken iddianame düzenlettirilmesinin usul ve hukuk güvenliğine aykırı olduğuna, katılan mağdurenin aşamalardaki ifadelerinin çelişkili olduğuna, doktor raporunda eski yırtık saptandığına, vücutta belirgin bir travmatik bulguya ilişkin darp cebir izine rastlanmadığına, dolayısıyla beyanların çürütüldüğüne, mağdurenin kovuşturma safhasında verdiği ifadelerin gerçek dışı ve hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, 07.04.2022 tarihinde alınan kan ve idrar numunelerinde mağdurede yalnızca amfetamin ve metamfetamin uyuşturucu maddesine rastlandığına, sanıkların tahlil sonuçlarında da aynı uyuşturucu maddelerin tespit edildiğine, mağdure ve sanığın hangi maddeleri kullandıkları bilimsel raporlar ışında kesin olarak belirlenmesine rağmen mağdurenin amatem kliniğine müracaat edip verdiği numuneler doğrultusunda 11.04.2022 tarihli raporla belirlenen kokain maddesi ile sanığın sorumluluğu arasında illiyet bağı kurulamayacağına, 07.04.2022-11.04.2022 tarihleri arasında sanığın mağdure ile irtibatının bulunmadığına, mağdurenin daha önceden de uyuşturucu madde kullandığına, zorla kendisine uyuşturucu madde kullandırılmasının söz konusu olmadığına, mağdurenin eve dönmeme/kaçma girişiminden dolayı yokluğunu ailesine açıklayamayacağından iftira yolunu seçtiğine, tanıkların beyanları ve olay yeri tespit tutanağı ile zorla alıkonulma iddiasının çürütüldüğüne, dosyanın akıbetini etkileyecek tanık dinletme talepleri hakkında değerlendirmede bulunulmamasının usule aykırı olduğuna, eksik incelemeyle karar verildiğine, mağdure hakkında bipolar duygudurum bozukluğu tanısının bulunduğuna, dolayısıyla psikolojik hal ve durumunun sağlıklı olmadığı neticesinin ortaya çıktığına, soyut ve hiçbir delille desteklenmeyen mağdure beyanına itibar edilemeyeceğine, kabul anlamına gelmemekle birlikte somut olayda mağdureye karşı cebir, tehdit ve hile kullanılmadığının gözetilmesi halinde suç vasfının reşit olmayanla cinsel ilişki suçu şeklinde tayin edilebileceğine, kaldı ki sanığın on sekiz yaşında olduğunu düşünerek mağdure ile duygusal ilişki kurduğuna, reşit olmasına kırk gün kalan mağdurenin yaşı hususunda sanığın yanılmada haklılık payının bulunduğuna, kıskançlık krizi nedeniyle bu iftiranın atıldığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi mucibince sanığın atılı suçlardan beraati gerektiğine ilişkindir. C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın atılı suçu işlediğine dair kesin şüpheden uzak delil bulunmadığına, katılan mağdurenin ifadelerinin çelişkili ve hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, gerçeklerin çarpıtıldığına, tanıkların mağdureyi yalanladığına, mağdurenin evden kaçmaya çalışmamasının nedeninin zorla alıkonulmamasına dayandığına, dosya münderecatındaki delillerin sanıkları desteklediğine, hayatın olağan akışına uygun olan değerlendirmeye göre rızaya dayalı cinsel ilişkinin mağdure ile diğer sanık ... arasında gerçekleştiğine, sanığın aleyhine olan tek delilin mağdurenin iç çamaşırında rastlanan sperm örneği olduğuna, anılan delile ilişkin şüphenin giderilmesi taleplerinin reddedildiğine, sanığın sperm örneğinin mağdurenin külodu üzerine giydiği baksır taytta çıktığına, olay yerinin sanığın evi olduğuna, sanığın evdeki bir eşyaya bulaşan sperminin baksır tayta bulaşmasının kuvvetle muhtemel olabileceğine, mağdurenin on ikinci celsedeki beyanı göz ardı edilerek sperm örneğinin mağdurenin vajinal bölgesinden elde edilmiş gibi yargılamaya devam edildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın atılı suçlardan beraati gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Katılan mağdurenin aşamalardaki ifadeleri, savunma ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın, uyuşturucu madde etkisinde bulunan on yedi yaşındaki mağdureye karşı 04.04.2022-07.04.2022 tarihleri arasında aynı kasıt altında kesintisiz bir şekilde vajinal yoldan organ sokma eylemlerine devam ettiği anlaşılmakla, zincirleme suç hükümlerinin koşulları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinin uygulanması suretiyle sonuç cezanın fazla tayini karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. B. Sanık ... Hakkında Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçundan Verilen Karar Yönünden İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Mağdureden 07.04.2022 tarihinde alınan kan ve idrar numuneleri üzerinde yapılan incelemeye ilişkin Adli Tıp Kurumu ... Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesi Toksikoloji Şubesinin 19.01.2023 tarihli raporuna göre kan ve idrarda amfetamin ve metamfetamin bulunması, sanıkların tahlillerinde de anılan uyuşturucu maddelerin tespitinin yapılması, mağdurenin kendisinden kan ve idrar numuneleri alındıktan yaklaşık dört gün sonra hastaneye müracaat etmesi üzerine yapılan idrar tahlilinde kokain tespit edilmesinin sanığa izafe edilememesi, sanığın sadece metamfetamin kullandıklarına dair istikrarlı savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/3-c.2 maddesi uyarınca tayin edilen temel cezanın aynı Kanun'un 188/4-a maddesi uyarınca artırılması suretiyle sonuç cezanın fazla tayini karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. C. Sanık ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Katılan mağdurenin olay sırasında uyuşturucu madde etkisi altında olması nedeniyle sanık ...'a yönelik kuşkuya mahal vermeyecek açıklıkta bir eylem tarifi yapamaması, inkara dayalı savunma ve mağdureye ait şort külotta sanığa ait sperm tespit edilmesi nazara alındığında; sanığın eylemini organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek mevcut haliyle eylemin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu kabul edilip bu suçtan hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. D. Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Kararlar Yönünden Katılan mağdurenin aşamalardaki zorla evde tutulduğuna dair tutarsız ve dosya arasında bulunan delillerle çelişen beyanları, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçede açıklanan nedenlerle katılan mağdure vekili ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca ... 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla