KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2025/9485 E., 2026/920 K.
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2026
- Konu
- Dolandiricilik İban Magduriyeti
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2025/257 E. 2025/211 K
- Suçlar
- Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karar Detayı
400 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın 29.06.2014-15.02.2015 tarihleri arasındaki eylemlerinin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu.
21.05.2017-21.11.2017 tarihleri arasındaki eylemlerinin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. GEREKÇE
Mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili usulüne uygun açılmış bir ceza davası bulunmalıdır.
Nitekim 5271 sayılı Kanun'un 170/4. maddesinde ''İddianamede yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır.'' ve aynı Kanun'un 225/1. maddesinde yer alan “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” düzenlemelerine yer verilmiş olup, iddianamede, yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiilin ya da fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklanması ve açıklanan fiil ve faili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilmesi gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; sanığa yüklenen ve suç oluşturduğu kabul edilen eylemlerin neler olduğundan bahsedilmeksizin sadece tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin ifadelerine yer verilerek sanığın sevk maddelerine göre cezalandırılmasını isteme şeklinde düzenlenen iddianamede, iddia konusu eylemler açıklanmadığı için suç yükleme niteliğinde sayılamayacağı, dolayısıyla anılan belgenin hukuken iddianame şartlarını taşımadığı gözetilip, sanık hakkında usulüne uygun iddianame düzenlenmesinin sağlanması gerekirken,
yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
20. Ceza Dairesi kararının gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Kanun’un 302/2.maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tutuklu bulunan sanığın sayın üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü bulunmadığı takdirde derhal salıverilmelerinin temini hususunun ivedi şekilde mahalline bildirilmesi için ilgili yerlere müzekkere yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığın 2014-2015 dönemindeki eylemlerini çocuğun nitelikli cinsel istismarı, 2017 dönemindeki eylemlerini reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kabul ederek mahkûmiyet hükümleri kurmuş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi temyiz incelemesinde, iddianamenin sanığa yüklenen eylemleri hiç açıklamadan yalnızca tarafların ifadelerine yer verip sevk maddelerinden cezalandırma istediğini tespit etmiştir.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: CMK 170/4 uyarınca iddianamede yüklenen suçu oluşturan olaylar mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanmalı ve CMK 225/1 gereği hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen fiil ve fail hakkında verilebilir; eylemleri tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıklamayan belge hukuken iddianame sayılamaz ve suç yükleme niteliği taşımaz, bu hâlde usulüne uygun iddianame düzenlenmesi sağlanmadan hüküm kurulamaz.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Daire, iddianame şartlarını taşımayan belgeye dayanılarak yargılamaya devamla hüküm kurulmasını hukuka aykırı bularak BAM kararını CMK 302/2 gereği oy birliğiyle bozmuş; bozma nedenine göre tutuklu sanığın bir üyenin karşı oyuna rağmen oy çokluğuyla tahliyesine ve derhâl salıverilmesi için ivedi müzekkere yazılmasına karar vermiştir.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Ağır cezalık dosyalarda dahi iddianamenin fiilleri somut olarak tarif edip etmediği ilk duruşmadan itibaren denetlenmeli, eksikse iddianamenin iadesi ve durma yönünde talepte bulunulmalıdır; bu usul sakatlığı yıllar sonra temyizde bile hükmü çökertmekte ve tutuklu sanığın tahliyesini sağlayabilmektedir. Mağdur vekili açısından ise savcılıkla koordineli şekilde eylemlerin iddianamede tek tek tarihi ve şekliyle yazdırılması, kazanılan mahkûmiyetin usulden yanmasını önler.