KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2009/46924 E., 2012/7643 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
739 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı iş yerinde 01/07/2003-24/02/2008 tarihleri arasında kaynakçı olarak, en son 850,00 TL ücretle, hiç ara vermeden, hafta sonu cumartesi-pazar günleri dahil, resmi ve dini tatillerde dahi izin yapmadan, 08:00-20:00 saatleri çalıştığını, sigorta dökümü incelendiğinde davacının sigortasının geç başladığı ve eksik çalışma gösterildiğini, davalının davacının primlerini daha aşağı bir ücretten yatırdığını,
davalının davacıya işten çıkartma baskısı altında 20/02/2008 tarihinde geçmişe yönelik haklarından feragati içeren bir ibraname ile ilerde doğacak haklarını bertaraf etmek amacıyla aynı anda açık senet imzalatmak istediğini, davacının açık senet imzalamak istememesi üzerine davalı tarafından 24/02/2008 tarihinde işten kovulduğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, resmi ve dini bayram tatili ile yıllık izin ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının kıdem ve ihbar tazminatı dışındaki alacakları yönünden zamanaşımı itirazında bulunarak, davacının tüm çalışmalarının eksiksiz kuruma bildirildiğini, davacının iş yerinde aralıklı çalıştığını, 11/08/2005 tarihli ibraname ve feragatnamede belirtildiği gibi önceki çalışmaları ile ilgili herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, davacının davalı işveren ile çalışmaları devam ederken bir gurup arkadaşı ile birlikte Kazakistan’da faaliyet gösteren bir firma ile anlaşarak gidiş hazırlıklarına başladığını, pasaportunu çıkarttığını ve 22/02/2008 tarihinden itibaren de davalı iş yerine gelmediğini,
durumun tutanakla tespit edildiğini, ardı ardına 3 iş günü iş yerine gelmediğinden işe dönmesi, aksi takdirde iş akdinin bildirimsiz ve tazminatsız feshedileceğinin noter kanalıyla keşide edilen ihtarname ile kendisine bildirildiğini, iş akdi haklı nedenle feshedildiğinden kıdem ve ihbar tazminatının reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının yıllık ücretli izinlerini kullandığını, tüm işçilik haklarının da eksiksiz ödendiğini, bunun işyeri ve banka kayıtları ile sabit olduğunu, davacının ücretinin resmi kayıtlarda ve banka kayıtlarında belirtilen miktarda olduğunu, davacının işyerinde hiç ara vermeden cumartesi, pazar,
dini ve milli bayramlar dahil sabah 08:00 den akşam 20:00 ye kadar çalışmasının eşyanın tabiatına ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yapmış olduğu fazla mesailerinin karşılığını aldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, somut olayda davalı işverenin iş akdinin ihbar ve kıdem tazminatı ödenmemesini gerektirir biçimde sona erdirildiğini ve dava konusu işçilik alacaklarının davacıya ödendiğini ispatlayamadığı, miktar içermeyen ibranamelerin geçerli olmadığı, bu nedenle bu belgeye itibar edilmediğinden bahisle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davalı vekiline gönderilen, temyiz masraflarının yatırılmasına ilişkin muhtırada hakim imzası bulunmamaktadır. 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 426/D (6100 Sayılı HMK’nun 344) maddesi bağlamında yasanın aradığı biçimde ihtar yapıldığı kabul edilemez. Gerçekleşen bu durum karşısında anılan muhtıra geçersizdir. Bu durumda, hükmün temyiz edilmemiş sayılmasının koşulu olarak düzenlenen halin somut olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından temyiz isteminin reddi kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
1-Davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde faiz talebinde bulunmuş ise de, 13.08.2009 havale tarihli ihbar tazminatı, yıllık izin alacağını arttırdığı ıslah dilekçesinde faiz isteminde bulunmamıştır.
Mahkeme, HMUK.’nun 74. (HMK. nun 26.) maddesi hükmü uyarınca taleple bağlıdır. Talep olmadığı takdirde faize hükmedilmesi yasaya aykırıdır.
Bu nedenle ıslah dilekçesinde faiz talep edilmediği halde, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücretinin ıslah ile artırılan kısmına faiz yürütülmesi HMUK.’nun 74. (HMK.’nun 26.) maddesine aykırı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün HMK.’nun 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Hüküm fıkrasının 1. bendinin kıdem tazminatı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarına ilişkin 1, 2 ve 3. fıkraları tamamen çıkartılarak, yerine;
“1-3.370,57 TL kıdem tazminatının, dava dilekçesi ile talep edilen 3.000 TL’sinin akdin fesih tarihi olan 26.02.2008 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle, 370,57 TL’sinin ıslahta faiz talebi bulunmadığından faizsiz olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-İhbar tazminatının 600,00 TL’sinin dava tarihi olan 14.03.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, 1.041,32 TL’sinin ıslahta faiz talebi olmadığından, faizsiz olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2009/46924, K. 2012/7643, 7 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama