KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2009/47929 E., 2012/7712 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
701 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesini çalışma şartlarının ağırlığı nedeniyle feshetmek istediğini ancak istifa dilekçesi imzalattırıldığını ileri sürerek, kıdem tazminatı ile fazla çalışma, ücret ve genel tatil alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İşçilik alacaklarında uygulanması gereken faiz konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun çeşitli hükümlerinde faiz konusunda düzenlemelere yer verilmiştir. Anılan Yasanın 34. üncü maddesinde, gününde ödemeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faizin uygulanacağı hükmü bulunmaktadır. Maddede sözü edilen ücret geniş anlamda ücret olup, çalışma karşılığı ücretler, ikramiye, pirim, jestiyon ve benzeri ödemelerin yanı sıra, çalışma, hafta tatili ile bayram ve genel tatil ücretleri de bu kapsama dahildir. İşe iade davası ile tespit edilen en çok dört aya kadar boşta geçen süreye ait ücret ve diğer haklar için de aynı faiz oranı uygulanmalıdır.
Ücretin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanması halinde 2822 sayılı Yasanın 61. inci maddesi uyarınca, uygulanması gereken faiz en yüksek işletme kredisi faizi olmalıdır.
Ücret alacağının 1475 sayılı Yasa döneminde doğmuş olması durumunda, 10.06.2003 tarihine kadar yasal faiz, bu tarih sonrası ücretler bakımından ise bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir. İşçinin faiz konusundaki talebini “yasal faiz” olarak adlandırmış olması 4857 sayılı Yasanın 34. üncü maddesinin uygulanmasına engel olmayıp, işçinin bu talebinin bahsi geçen özel faize yönelik olduğunun değerlendirilmesi gerekir.
Ücret alacağı bakımından faize hak kazanmak için kural olarak işveren temerrüde düşürülmelidir. Ancak, bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde açıkça bir ödeme günü kararlaştırılmış ise, belirlenen ödeme tarihi sonrasında faiz işlemeye başlar.
Ücret alacağı için özel banka-kamu bankası ayrımı yapılmaksızın mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının belirlenmesi gerekir. Yasada, “uygulanan en yüksek faiz” sözcüklerine yer verildiğinden, söz konusu faiz oranının uygulanıp uygulanmadığı mahkemece kendiliğinden denetlenmelidir. Bankaların belli dönemlerde T.C. Merkez Bankasına uygulayabileceklerini bildirdikleri faiz oranı fiilen uygulanmış olmadıkça ücret yönünden dikkate alınmamalıdır.
Bankaların uyguladıkları faiz oranları bir ya da birkaç aylık veya bir yıllık vadelerle belirlenmektedir. Bunlardan en uzun vade bir yıl olup, en yüksek faiz oranı da bir yıllık mevduata uygulanmaktadır. Bu durumda ücret alacağı için uygulanması gereken faiz, ödeme gününün kararlaştırıldığı ya da temerrüdün gerçekleştiği zamanda bankalarca bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıdır. Aynı alacak için ikinci yılın başlangıcındaki en yüksek banka mevduat faizinin belirlenerek uygulanması, gecikme daha da uzunsa takip eden yıllar için de aynı yönteme başvurulması gerekir. Yıl içinde artan ve eksilen faiz oranları dikkate alınmaz. Yıllar itibarıyla faiz oranları değişebileceğinden kararda faiz oranının gösterilmemesi gerekir.
Somut olayda, davacı dava dilekçesinde talep ettiği miktarlara, yasal faiz yürütülmesini talep etmiş, ıslah dilekçesinde faiz talebinde bulunmamıştır.
İş Kanunu'nda ücret ve ücret benzerleri alacaklara uygulanacak faiz türü en yüksek mevduat faizi olup, dava dilekçesinde "yasal faiz" tabiri ücret ve ücret benzerleri için yasadaki faiz anlamında algılanarak, hüküm altına alınan fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ve ücret alacaklarının dava dilekçesi ile istenen miktarlarına en yüksek mevduat faizi hükmedilmesi, ancak ıslah dilekçesinde faiz talep edilmediğinden, ıslahla artırılan miktarlara faiz yürütülmemesi gerekirken yukarıda sayılan alacaklara yasal faiz yürütülmesi talep edilmeden faiz uygulanması hatalı ise de, bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK.370/2 maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Hüküm fıkrasının 1. bendinin tamamen silinerek yerine;
"500.00 TL brüt fazla mesai, 200.00 TL brüt milli bayram, 339.12 TL brüt ücret alacaklarının dava tarihinden itibaren bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi ile,
6.625.30 TL brüt fazla çalışma alacağının ise ıslah dilekçesinde faiz talep edilmediğinden faizsiz olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine" sözleri yazılarak kararın bu şekilde düzeltilmesine,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2009/47929, K. 2012/7712, 8 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama