KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2011/5397 E., 2013/10397 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2013
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından ekonomik kriz gerekçe gösterilerek haksız olarak feshedildiğini bildirerek kıdem ve ihbar tazminatları alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, ekonomik nedenlerle yapılan iş akdi fesihlerinde işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanacağı, davacının 4857 sayılı yasanın 17. maddesi gereğince ihbar tazminatını ve aynı yasanın geçici 6. maddesi ile yürürlükte bulunan 1475 sayılı yasanın 14. maddesi gereğince kıdem tazminatını hakettiği ancak alınan bilirkişi raporunda davacının kullandığı ücretsiz izin süresinin kıdem süresinden düşürülmediği, bu nedenle bu sürenin kıdem süresinden düşürülerek hesap edilen kıdem tazminatının davacıya verilmesi gerektiği, ihbar süresinin kullandırıldığına veya ihbar-kıdem tazminatının ödendiğine dair davalı tarafından delil sunulmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Hükme dayanak bilirkişi raporunda; iş sözleşmesinin askıda olduğu dönemin kıdem süresinden sayılmasına rağmen mahkemenin askıda geçen sürenin kıdem tazminatı alacağı hesabında dışlanması gerektiği yönündeki gerekçesi isabetli ise de bilirkişi tarafından hesaplanan 9.108,55 TL miktardan askıdaki dönem nedeni ile 570,93 TL'nin düşülerek 8.537,62 TL kıdem tazminatının hüküm altına alınması gerekirken fazlaya hükmedilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2011/5397, K. 2013/10397, 28 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama