KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2013/5240 E., 2013/20549 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
986 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı ve dahili davalı avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin Malkara Yüksek Kredi Yurtlar Kurumunda davalı güvenlik şirketi adına koruma görevlisi olarak görev yaptığı işinden 01/01/2010 tarihinde çıkarıldığını, müvekkilinin işten çıkarılırken geçerli bir sebep gösterilmediği gibi yerine başkasının işe alındığını, geçerli bir sebebe dayanmadan iş akdine son verilmesinin İş Yasasına aykırı olduğunu, bu nedenle davacının yeniden işe dönmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalılar Cevabının Özeti:
Davalı şirket vekili; davalı şirketin 01/01/2010 tarihinde ve öncesinde Malkara Yurtkur Müdürlüğünün güvenlik işin yapmadığını, davacının, davalı şirkette çalışmadığını beyan ederek davanın husumet noksanlığından reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dahili davalı Yüksek Öğrenin Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü, husumet itirazında bulunarak davacının Özel Güvenlik Hizmet Alım Sözleşmesi gereğince işi üstlenen davalı firmanın işçisi olduğunu, kendilerinin ihale makamı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı şirket ile dahili davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu, iş sözleşmesinin alt işveren tarafından feshine ilişkin herhangi bir belge ve yazılı delil ibraz edilmediği gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı... Koruma Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti vekili ve dahili davalı Yüksek Öğrenin Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanununun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. 4857 sayılı İş Kanunu ile asıl işverenin, bu Kanundan, iş sözleşmesinden ve alt
işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden sorumlu tutulması şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda, ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatil, yıllık izin, ikramiye, pirim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır. Kanunun kullandığı “birlikte sorumluluk” deyiminden tam teselsülün, dolayısı ile müşterek ve müteselsil sorumluluğun anlaşılması gerekir.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden sözedilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır. (Dairemizin 09.06.2008 gün ve 2007/40942 Esas, 2008/14420 Karar sayılı ilamı).
Somut uyuşmazlıkta, davalılar arasında güvenlik hizmeti işinin yapılması için sözleşme yapıldığı, davacı işçinin işvereni olan davalı şirketin bu işi üstlendiği, davalı şirket ile dahili davalı idare arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğu, davacının iş sözleşmesinin davalı alt işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiği de dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının alt işveren işyerine işe iadesine karar verilmesi yerindedir.
Ancak mahkemece 24.07.2012 tarihli ara karar ile asıl işveren Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğünün davaya dahil edilmesi yönünde karar alınmış ve akabinde davacı vekili tarafından 13.08.2012 havale tarihli dilekçe ile idarenin dahili davalı olarak davaya dahil edilmesi amacıyla dahili dava dilekçesi sunulmuş ise de; istisna teşkil eden bazı durumlarda uygulamada dahili dava dilekçesi ile davaya dahil edilme uygulaması söz konusu olmakla birlikte yargılamaya konu olayda davalı ile dahili davalı arasında zorunlu bir dava arkadaşlığından söz edilemez.
Zira davalı ile dahili davalı arasındaki ilişki yalnızca kendilerini ilgilendirmekte olup işe iade davası, işçinin hizmet edimi ile yükümlü olduğu işverenine karşı açılacaktır. Davanın alt işverene karşı açılması halinde asıl işverenin davaya dahil edilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.
Aksi durumda ise yani davanın alt işverene değil de asıl işverene karşı açılması halinde işe iade davalarında dava şartı olan 1 aylık hak düşürücü süre nedeniyle davacının davasını alt işverene teşmil etmek suretiyle davaya dahil ettirilerek yargılamaya devam edileceğinin kabulü gerekir.
Bu nedenlerle davacının davasını alt işverene karşı süresi içinde açtığı, mahkemece asıl işverenin davaya dahil edilmesi için davacıya süre verilmesi ve davacının da asıl işveren idareyi davaya dahil ettirdiği olayda, asıl işverenin usule aykırı bir şekilde davaya dahil edilerek alt işveren ile birlikte işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretinden müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2013/5240, K. 2013/20549, 4 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama