KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2014/22018 E., 2015/33850 K.·Mahkemesi :... Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2015
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, ... ... ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
661 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin ... sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ve ... ... genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekili, davalıların farklı tüzel kişiliğe sahip olduklarını, aralarında hiçbir organik bağ bulunmadığını, iştigal konularının da farklı olduğunu, farklı tüzel kişiliğe sahip davalı işverenlerde geçen hizmetlerin birleştirilemeyeceğini, farklı işverenler arasında farklı ... sözleşmesi bulunduğunu, davacı ile davalı dernek arasında 15.12.2009 tarihinde belirli süreli ... sözleşmesi tanzim edildiğini, davacının 07.07.2009 tarihinde davalı şirkette işe başladığını ancak verimli olmadığından isterse dernekte çalışabileceğinin söylendiğini, davacının bunu kabul ettiğini, böylece ... akdinin anlaşma yoluyla sonlandırıldığını,
bilgisi dışında giriş çıkış yapılmadığını, bundan sonra davalı dernekle 15.12.2009 tarihli ve 2 yıl süreli belirli süreli ... sözleşmesi kurulduğunu, davalıların fesih için ihbar yükümlülüğü bulunmadığını, işyerinin ... güvencesi kapsamı dışında olduğunu, 25.12.2010 tarihinde dernek başkanı ve genel sekreteri tarafından fesih bildiriminin şifahen davacıya bildirildiğini, ... araması için 31.01.2011 tarihine kadar ücretli izin verildiğini, davalı şirkette ... akdinin bir yıl dolamadan sona erdiğinden kıdem tazminatı doğmadığını,
davalı dernekte ise 17.12.2009-31.01.2011 arası çalıştığından bir kıdem tazminatı tahakkuk ederse bu tarihler arasında olabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında belirli süreli ... sözleşmesi olup süresinden önce işveren tarafından feshedildiği, bu durumun Borçlar Kanunu hükümlerine göre sonuçlarının olduğu, ancak, ihbar tazminatının ancak belirsiz süreli sözleşmeler için söz konusu olduğu, belirli süreli ... sözleşmelerine uygulanmadığından davacının ihbar tazminatı talep edemeyeceği, davalılardan Dernek ile davacı arasında 15/12/2009 tanzim tarihli 17/12/2009-17/12/2011 tarihleri arasında geçerli 2 yıl süreli bir sözleşme olduğu, davacı tarafından altındaki imzasının inkar edilmediği,
aksi de iddia edilip kanıtlanmadığından, bu sözleşmenin geçerli olduğu, davacının 01.07.2009 tarihinde işe başladığını iddia etmiş ise de bunu kanıtlayacak delil sunmadığı, davalının, davacının 07.07.2009 tarihinde işe başladığını iddia ettiği, SGK kayıtlarından da anlaşıldığı üzere davacının işe giriş tarihinin 07.07.2009 olarak kabul edildiği, taraflar, ... akdinin 25.12.2009 tarihinde feshedildiğini bildirmiş ise de davalının fesih tarihinden sonra davacıya 31.01.2011 tarihine kadar ücretli izin verildiğini bildirdiği, SGK kayıtları da bu yolda olduğundan, ... ilişkisinin sona erdiği tarihin 31.01.2011 olarak kabul edildiği;
davacının kıdeminin 07.07.2009 - 31.01.2011 arası 1 yıl,6 ay, 24 gün olduğu gerekçeleriyle, ihbar tazminatı isteminin reddine, diğer istemlerin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz: Kararı taraflar temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin belirli süreli ... sözleşmesinin unsurlarını taşıyıp taşımadığı noktasında toplanmaktadır. Belirli süreli ... sözleşmesinden söz edilebilmesi için sözleşmenin açık veya örtülü olarak süreye bağlanması ve bunun için objektif nedenlerin varlığı gerekir.
4857 sayılı ... Kanununun 11 inci maddesinde “... ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme belirsiz süreli sayılır. Belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan ... sözleşmesi belirli süreli ... sözleşmesidir. Belirli süreli ... sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamaz.
Aksi halde ... sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir. Esaslı nedene dayalı zincirleme ... sözleşmeleri, belirli süreli olma özelliğini korurlar” şeklinde düzenleme ile bu konudaki esaslar belirlenmiştir. Borçlar Kanunundaki düzenlemenin aksine ... ilişkisinin süreye bağlı olarak yapılmadığı hallerde sözleşmenin belirsiz süreli sayılacağı vurgulanarak ana kural ortaya konulmuştur.
Sözleşmenin salt süreye bağlanması 11.madde anlamında belirli süreli sayılacağı anlamına gelmez.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2014/22018, K. 2015/33850, 30 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama