KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2015/113 E., 2016/15439 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2016
- Mahkemesi
- İŞ MAHKEMESİ
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Dava
Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle kısmen gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 28/06/2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti.
Duruşma günü davalı adına Avukat ... ile karşı taraf adına Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1- Davacı vekilinin fazla çalışma ve genel tatil ücreti taleplerini 1/3 ( % 33,33) taktiri indirim uygulayarak ıslah etmesine rağmen Mahkemece bu alacaklardan % 30 oranında taktiri indirim yapılarak talebin aşılması davalı temyizi olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. 2- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Davacının davalı işvereni davadan önce Kartal 7. Noterliğinden gönderdiği ve 06.12.2012 tarihinde tebliğ edilen 30198 yevmiye numaralı ihtarname ile fazla çalışma ücreti açısından 5.000 TL. genel tatil ücreti açısından ise 3.000 TL.
Için temerrüde düşürdüğü, dava ve ıslah dilekçesinde temerrüt tarihinden faiz yürütülmesini istediği gözetilmeden bu alacaklara faizin ihtarnamedeki miktar ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihinden faiz yürütülmesi gerekirken faizin dava ve ıslah tarihi olarak başlatılması, hüküm altına alınan miktarların net mi, yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi hatalı olup, bozma sebebi ise de,bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK. nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
....
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/113, K. 2016/15439, 28 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama