KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2017/8178 E., 2018/14365 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2018
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
763 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 1998 yılı Ocak ayında işe başladığını ve Aralık 2011 tarihine kadar çalıştığını, sonrasında emeklilik için gerekli gün sayısını tamamladığından işten ayrılmak istediğini, işyerinden ayrılırken kıdem tazminatının kendisine ödenmediğini, müvekkiline çalıştığı süre içerisinde neredeyse hiç yıllık ücretli izin kullandırılmadığını, işyerinde normal ... süresinden fazla ve Cumartesi günleri de çalıştırıldığını, çalıştığı süre içerisinde dini ve milli bayram izinlerinin kullandırılmadığını iddia ederek, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı T.C. ... vekili, davanın usulden ve husumet yönünden reddi gerektiğini, müvekkili Bakanlık ile davacı arasında yapılan bir sözleşmenin olmadığını, asıl işverenin diğer davalı şirket olduğunu, davacının ücretinin bu şirket tarafından ödendiğini, davacının 1998-2012 yılları arasında çalıştığını ve işe devamsızlığı sebebiyle davalı şirket tarafından işten çıkarıldığını, davacıya yıllık izin kullandırıldığını, fazla ... yaptırılmadığını, yeterli personel olduğundan kurumda fazla ... yaptırılacak bir durumun da olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Tem. Yemek. Per. Hiz. İnş. Tur. Tic. Ltd. Şti. vekili, davacının tüm alacaklarının zamanaşımına uğradığını, yıllık izinlerini kullandığını, fazla mesai yapmadığını ve genel tatil çalışması olmadığını, müvekkili şirketin ihale usulü ile kurumlara hizmet verdiğini, davacının da son çalıştığı kurumun Trabzon Huzurevi Müdürlüğü olduğundan davanın Trabzon Huzurevi Müdürlüğüne ihbar edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Birleşen dosyanın davalısı T.C. ...' nın gerekçeli karar başlığında "..davalı.." yerine "..İhbar olunan " olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Dava belirsiz alacağın bir türü olan kısmi eda külli tespit davası olarak açılmış olup, bu dava türünde faiz başlangıcı yönünden Dairemiz uygulaması kısmi dava esaslarıyla aynıdır.
Bu itibarla kıdem tazminatı dışındaki alacaklar bakımından dava dilekçesi ile istenen kısma dava, ıslah (talep arttırımı) ile artırılan miktarlar bakımından ise ıslah (talep arttırımı) tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması; davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğu,
dolayısıyla davalıların hüküm altına alınan işçilik alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmakla, hüküm altına alınan harç ve yargılama giderlerine ilişkin olarak infazda tereddüte yol açacak şekilde hangi davalı olduğu açıklanmadan sadece “davalıdan” denilerek hüküm kurulması ve 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olan davalı Bakanlık yönünden harçtan muaf olduğunun gözetilmemesi hatalı olup, bozma sebebi ise de,
bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK. nın geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/8178, K. 2018/14365, 2 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama