KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/1000 E., 2025/6463 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/865 E., 2024/2635 K.
- Dava tarihi
- 15.01.2021
- İlk derece mahkemesi
- ... 43. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/52 E., 2023/14 K.
Karar Metni
883 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalılardan ... İnş. ve Tic. AŞ (... Şirketi) vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenler bünyesinde Arnavutluk Cumhuriyeti'ndeki hidroelektrik santrali projesinde çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, davacının pasaportunun işverenlikte olması nedeniyle davacıya bir takım belgeler imzalatıldığını, davalı işverenlikte 07.00-20.00 saatleri arasında çalıştığını, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalışmanın devam ettiğini, davacının yıllık izinlerini kullanamadığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davaya Türk mahkemelerinin bakma yetkisinin bulunmadığını, Arnavutluk hukukunun uygulanması gerektiğini, iş sözleşmesinin belirli süreli olduğunu, sözleşmenin işin sona ermesi nedeniyle sonlandığını, davacının fazla çalışma yapmadığını, yapması hâlinde karşılığının ödendiğini, aynı şekilde hafta tatilinin kullandırıldığını veya karşılığının ödendiğini, ulusal bayram ve genel tatil çalışmasının bulunmadığını, yapılması hâlinde karşılığının ödendiğini, yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığını, davacının alacağının bulunmadığına dair anlaşma belgesi imzaladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili Şirket arasında hiçbir hukuki bağın bulunmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, ayrıca zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davada Arnavutluk hukukunun uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinde Arnavutluk hukukunun uygulanacağına yönelik seçim yapılmış olduğu, bu nedenle Arnavutluk hukukunun uygulanması gerektiği, işbu davada fesih tarihinden Arnavutluk iş mevzuatında belirlenen zamanaşımı süresi içerisinde dava açılmamış olduğu, ön görülen zamanaşımı süresinin sona erdiği, davalı tarafça süresi içerisinde zamanaşımı def'inin ileri sürüldüğü, bu bağlamda dava konusu tüm işçilik alacaklarının zamanaşımına uğramış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince zamanaşımı yönünden yapılan değerlendirmede hata bulunmadığı ancak davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, b. Davanın açıldığı ve ıslah yapıldığı tarihte yurt dışında çalışan Türk işçilere Türk hukukunun uygulanması yönünde yerleşik içtihat bulunduğunu, hukuki belirlilik ilkesi gereği yabancı hukukun uygulanmasına karar verilse bile zamanaşımı yönünden Türk hukukunun uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i, davanın süresinde açılıp açılmadığı ve vekâlet ücretine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı ... Şirketi vekilinin ileri sürülen temyiz nedenlerine göre aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Maddi hukukun bir müessesesi olan zamanaşımı, hukuki işlem ve ilişkinin esasına uygulanan hukuka tâbidir (Vahit Doğan, Milletlerarası Özel Hukuk, ..., 2022, s.315; Gülin Güngör, Türk Milletlerarası Özel Hukuku, ..., 2021, s.127). Buna göre Kuveyt Özel Sektör İş Kanunu'nun bu konudaki hükümlerinin uyuşmazlıkta uygulanması, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 2. ve 8. maddelerinin bir gereğidir.
Dava tarihi itibarıyla Arnavutluk İş Kanunu'nda yer alan zamanaşımı süresinin dolduğu ve davalı tarafça da usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulunulduğu anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince Yargıtayın görüş değişikliğine bağlı olarak yabancı hukukun uygulanması sonucunda davanın reddine karar verilmesi nedeni ile davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı ve adaletsizliğe yol açacağı değerlendirmesi ile davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği kabul edilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek yeniden hüküm kurulmuştur.
Ancak eldeki dava, 15.01.2021 tarihinde açılmış olup dava tarihi dikkate alındığında davacının Dairemizin önceki uygulamasına güvenerek dava açtığından bahsetmek mümkün değildir. Bu hâlde İlk Derece Mahkemesince karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) hükümlerine göre reddedilen miktar üzerinden davalı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı tarafın tüm, davalı ... Şirketinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı ... Şirketinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinin tamamen çıkartılarak yerine "5-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 60,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine," bendinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı ... Şirketine iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davacı tarafa yükletilmesine,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/1000, K. 2025/6463, 17 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama