KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/1121 E., 2025/4123 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/280 E., 2025/37 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/26 E., 2024/397 K.
Karar Metni
559 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle 14.07.2022 tarihinde sona erdiğini, kıdem tazminatının ödenmediğini, 2014 yılından itibaren Tüm Belediye ve Genel Hizmet İşçileri Sendikası (Hizmet-İş Sendikası) üyesi olup fesih tarihine kadar Sendika ile ... Belediyesi arasında imzalanmış olan toplu iş sözleşmelerinden yararlandığını, yıllık ücretli izin alacağı ve ikramiye ile ilave tediye alacaklarının olduğunu iddia ederek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı, ilave tediye ve ikramiye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, ispat yükünün davacı üzerinde bulunduğunu, kıdem tazminatı ile ilgili usuli işlemleri gerçekleştirmediği için bu alacağa hak kazanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kıdem tazminatı hesabına esas çalışma süresinin 22.03.1993-14.07.2022 tarihleri arasında olduğu, taraflar arasında bu konuda ihtilaf bulunmadığı, işten ayrılış bildirgesine göre davacının emeklilik sebebiyle işten ayrıldığı anlaşılmakla kıdem tazminatına hak kazandığı, mevcut ve onaylı yıllık izin belgeleri dikkate alınarak davacının kullanamadığı yıllık ücretli izinlerin tespit edildiği,
6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 Sayılı Kanunla 6212 Sayılı Kanunun 2 nci Maddesinin Kaldırılması Hakkında Kanun gereği davacıya ilave tediye ödemesi yapılması ve davacının üyesi bulunduğu sendika ile davalı İdare arasındaki toplu iş sözleşmesi uyarınca da davacıya toplu iş sözleşmesinden kaynaklı ikramiye alacağının ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1.Dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, 2. Davacı kıdem tazminatı ile ilgili usuli işlemleri gerçekleştirmediğinden bu alacağa hak kazanmadığını, 3. Herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, izin ücretlerinin ödendiğinin belgeler ile sabit olduğunu, 4. Bilirkişi raporunun itirazlar dikkate alınmadan düzenlendiğini ve Mahkemece bu raporun hükme esas alındığını ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin kıdem tazminatını hak kazanacak şekilde feshedip etmediği ile davalı tarafça yıllık ücretli izin, ilave tediye ve ikramiye alacaklarının ödenip ödemediği hususlarında toplanmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tarafınfan temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/1121, K. 2025/4123, 7 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama