İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/1999 K.2025/5141

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi.

Esas2025/1999Karar2025/5141Tarih17 Haziran 2025Okuma7 dk · 1.498 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2025/1999 E., 2025/5141 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Haziran 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1937 E., 2024/1556 K.
İlk derece mahkemesi
İstanbul 35. İş Mahkemesi
Sayısı
2020/537 E., 2022/343 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.498 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi.

Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.06.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

Duruşma günü davalı vekili Avukat ............... ile davacı vekili Avukat .............. geldiler.

Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 24.03.2014-06.03.2020 tarihleri arasında davalı Şirketin yurt içi ve yurt dışı projelerinde ve son olarak Türkmenistan'daki .................

Gübre Fabrikası projesinde makine yüksek mühendisi olarak 8.500,00 USD ücretle çalıştığını, iş bitimi nedeniyle sözleşmesinin sona erdirildiğini ve işçilik alacaklarının ödenmesi koşulu olarak ibraname imzalattırıldığını, hesaplamaların eksik olduğunu ve ödemenin de eksik yapıldığını, normal çalışma saatleri 08.00-18.00 olmasına rağmen her gün 23.00'e kadar çalışma yapıldığını, dinî bayramların ilk günü ve yılbaşı hariç olmak üzere tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, hafta tatillerinde makinelerin bakım işinin yaptırıldığını ve karşılığının ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma,

hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık ücretli izin, yol ve evlilik izni ve ödenen bir kısım işçilik alacaklarına ilişkin faiz alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacı işçinin iddia ettiği çalışma koşullarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının iş sözleşmesinin iş bitimi nedeniyle geçerli şekilde feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiğini, davacının 06.03.2020 tarihli el yazısı ile imzaladığı ibraname ile başkaca hak ve alacağı bulunmadığını kabul ettiğini, ayrıca aynı ibraname ile 1.700,00 USD ücret alacağının da ödendiğini, davacının çalıştığı ulusal bayram ve genel tatil günlerinin ücretlerinin ödendiğini, davacının fazla çalışmalarının da bordroya yansıtılarak banka yoluyla ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının bakiye ihbar tazminatıal acağının bulunduğu, bilirkişi tarafından tanık anlatımlarına göre kök raporda davacının haftalık 21,5 saat fazla çalışma yaptığının tespit edildiği, haftalık 5,20 saatin ücrete dâhil olduğu gerekçesi ile 16,3 saat üzerinden fazla çalışma hesabı yapıldığı,

fazla çalışma hesabı yönünden yapılan hesaplamanın doğru olduğu ancak haftalık 5,20 saatin ücrete dâhil olduğuna dair herhangi bir sözleşme hükmü sunulamadığından davacı vekilinin talep arttırım dilekçesinde 21,5 saat üzerinden yaptığı hesaplamaya itibar edileceği, tanık beyanlarına göre davacının dinî bayramların ilk günleri ve yılbaşı günleri hariç olmak ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, ayda iki defa hafta tatillerinde çalıştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanacak şekilde sona erdiği, 06.04.2020 tarihli davacının imzası bulunan ibranamenin hak tutarını karşılamaması nedeniyle makbuz hükmünde kabul edilerek ibranamede yazılı olan ve davacıya ödendiği tespit edilen ihbar tazminatının bilirkişi tarafından tespit edilen ihbar tazminatından mahsubunda hata olmadığı,

dinlenen tanık beyanları dikkate alındığında davacının hafta tatillerinde, 1 Ocak ve dinî tatillerin birinci günü dışında çalıştığının kabulünün dosya kapsamına uygun olduğu, davacının Türkmenistan'ın resmî tatillerinde çalışmadığının ve kendisine tatil yaptırıldığının mevcut delil durumu ile ispatlanamadığı, davalı işverence puantaj ve giriş çıkış kayıtlarının sunulmadığı,

fazla çalışmanın ispatı konusunda, dosya içerisinde işyerindeki çalışma düzenini gösterir işyeri kayıtları bulunmadığından davacının fazla çalışmalarını tanık beyanlarına göre ispatlayabileceği, dinlenen tanıklardan sadece E.Ü'nün davası olduğunu beyan ettiği, davacı imzasını içermeyen ve bazı aylarda aynı miktarda (65 saat) olmak üzere gösterilen fazla çalışma tahakkuku bulunan bordroların sunulduğu,

imza bulunmayan bu bordrolardaki tahakkukların davacıyı bağlamayacağı, bu tahakkuklar banka aracılığı ile davacıya ödense dahi bu tahakkukların davacının fiilî çalışmasını ispatlamayacağı, fazla çalışma tahakkukunun davacının temel ücretini bordrolaştırmaya yönelik olduğu gözetildiğinde tanık beyanlarına itibarla davacının Türkiye'de bulunduğu süreler dışlanarak ve mahsup yapılmadan fazla çalışma hesabı tespitinde isabetsizlik olmadığı, davacının ücretinin dönemsel olarak değişmediği, hesaplamalarda tanıkların çalışma sürelerinin dikkate alındığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Davacının üst düzey yönetici olduğunu, çalışma saatlerini kendisinin belirlediğini,

b. Fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının dönemsel ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini,

c. Davacı tanıklarının davalı Şirkete karşı davaları olduğundan beyanlarına itibar edilemeyeceğini,

d. Davacının yaşı dikkate alındığında belirttiği saatlerde çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,

e. İbranameye göre davacının ödenen miktarlar dışında hak ve alacağının bulunmadığını beyan etmiştir.

2. Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına uygulanan indirim oranının yüksek olduğunu beyan etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının aylık ücret miktarı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili alacaklarının ispat ve hesaplanması ile anılan alacaklardan yapılan indirim oranı noktalarındadır.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş ve işyerinden çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazı kaydının bulunması hâlinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazı kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı hâlde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazı kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür.

Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dâhilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.

Aynı ispat kuralları hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları için de geçerlidir.

Çalışma sürelerinin ispatı noktasında işverene karşı dava açan tanıkların beyanlarına ihtiyatla yaklaşılması gerekir. Fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ispatında salt davacı ile menfaat birliği içinde bulunan veya işverene karşı davası bulunan tanık beyanlarıyla sonuca gidilemez. Bununla birlikte başkaca delil ya da olgularla desteklenen bu tanık beyanlarına itibar edilmelidir. Bu çerçevede; işin ve işyerinin özellikleri, davalı tanıklarının anlatımları, iş müfettişinin düzenlediği tutanak veya raporlar ve aynı çalışma dönemi ile ilgili olarak söz konusu alacakların varlığına ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararları gibi hususlar delil ya da olgular olarak değerlendirilebilir.

Somut uyuşmazlıkta dava konusu fazla çalışma alacağı; hükme esas alınan bilirkişi raporunda seçenekli olarak hesaplanmış ve davacı tanık beyanlarının dikkate alınması durumunda davacının haftanın 6 günü 08.00-21.00 saatleri arasında, hafta tatillerinde 08.00-17.00 saatleri arasında çalıştığı, buna göre de haftalık 21,5 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilmiştir.

Fazla çalışmanın ispatı konusunda, dosya içerisinde işyerindeki çalışma düzenini gösterir işyeri kayıtları bulunmadığından davacının fazla çalışmalarının davacı tanık beyanlarına göre kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Ne var ki dosya kapsamında dinlenen davacı ve davalı tanık beyanları, yapılan işin niteliği ve özellikle davacı tanığı H.H.K'nin “08,00-18,00 arası normal mesai yapılırdı, bildiğim kadarı ile davacı şef olduğu için fazla mesai yapmıyordu , öğlen 12,00-13,00 arası yemek aramız vardır, çay molası yoktu, hafta sonu bir pazar çalışılır , diğer pazar tatil yapılırdı yani bir hafta 6 gün çalışıp diğer hafta 7 gün çalışılırdı," şeklindeki beyanı birlikte değerlendirildiğinde; davacının ayda iki hafta haftanın 6 günü, diğer iki hafta haftanın 7 günü 08.00-19.00 saatleri arasında çalıştığının ispatlandığı kabul edilmelidir.

Yukarıda yapılan açıklamalara göre davacının; ispatlanan çalışma düzeni ile yasal ara dinlenme sürelerine göre bir hafta haftanın 6 günü 08.00-19.00 saatleri arası çalıştığı ve haftalık 15 saat fazla çalışma yaptığı, diğer hafta ise haftanın 7 günü 08.00-19.00 saatleri arası çalıştığı ve hafta tatili günü çalışması olan 7,5 saat sürenin mahsubu ile haftalık 17,5 saat fazla çalışma yaptığı, hafta tatili alacağı bakımından ise ayda iki hafta tatilinde çalıştığı gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde fazla çalışma ve hafta tatili alacaklarının hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/1999, K. 2025/5141, 17 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1999
Karar No
2025/5141
Tarih
17 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/1999 K.2025/2914
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/2000 K.2025/4364
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/2000 K.2025/9296
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/2001 K.2025/4365
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/2001 K.2025/4687
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/2002 K.2025/4366

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.