KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/2950 E., 2025/4055 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/223 E., 2024/455 K.
Karar Metni
948 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığına bağlı işyerinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışmaktayken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) hükümlerine göre 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davalı Bakanlık ile davacı arasında sürekli işçi kadrosuna geçirilirken imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde asgari ücretin belirli bir oran fazlasının davacının ücreti olarak öngörüldüğünü,
sözleşme hükmüne göre ücretin her yıl asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlenmesi gerekirken sözleşmeye aykırı olarak davacının ücretinin asgari ücret seviyesine çekilmek ve bu ücrete %4 oranında zam uygulanmak suretiyle eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek davacının eksik ödemeden kaynaklı fark ücret, ikramiye, ilave tediye, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, kadroya geçiş sonrası Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak ücretin belirlendiğini, hukuka aykırı bir uygulamanın söz konusu olmadığını, davacının dava dilekçesinde talep edilen fark alacaklara hak kazanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.03.2022 tarihli kararıyla; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7. maddesinde, davacının ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair düzenleme olduğundan hareketle belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 04.03.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 13.02.2024 tarihli kararıyla; taraflar arasında imzalanmış belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve uygulanan toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri dikkate alındığında, incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.02.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece.
696 sayılı KHK ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 23. madde kapsamında kamuda sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerin ücretlerinin tespitinde uygulanacak kuralların belirlendiği toplu iş sözleşmesinde, sürekli işçi kadrosuna geçen işçilere ocak ve temmuz aylarında beşer günlük ücret tutarında ikramiye ödemesinin öngörüldüğü, ancak 31.10.2020 tarihinde sona eren toplu iş sözleşmesinin art etkisinin bulunmadığı,
bu itibarla sözleşmenin sona erdiği tarihten sonraki dönem için ikramiye veya fark ikramiye alacağına hak kazanılamayacağı kabul edilerek 2021 yılı Ocak ayı için fark ikramiye alacağı hesaplanmaması gerektiği, aynı toplu iş sözleşmesinde yer alan düzenlemeye göre ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının 3 yevmiye olarak hesaplanması gerekirse de bu yevmiyelerden birisi çalışma karşılığı olmayan ulusal bayram ve genel tatil ücreti olup, bu alacak kalemi yönünden hükme esas alınan raporda doğru şekilde hesaplama yapılıp yapılmadığı denetlenemediğinden hükmün bozulması gerektiği,
somut uyuşmazlıkta arabuluculuk son tutanak tarihi ile hesaplamanın yapıldığı son tarih olan14.04.2021 tarihi arasında kalan talep dönemi için arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği dikkate alındığında bu dönem yönünden davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiği, davanın kısmen kabulüne karar verilen eldeki davada, davalının sorumlu olduğu arabuluculuk giderinin davalıdan alınması gerekirken davalının harçtan muaf olduğu gerekçesiyle arabuluculuk giderinin Hazine üzerinde bırakılmasının hatalı olduğu,
davacı tarafından yatırılan harçların, harçtan muaf olan davalıdan tahsilinin de isabetsiz olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozma doğrultusunda alınan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, 2. Davacının ücretinde indirimine gidilmediğini, davacının ücretinin her seneki asgari ücrete yükseltilerek iş sözleşmesindeki oran üzerinden tekrar tespiti talebinin hukuka aykırı olduğunu, 3. Bakanlık tarafından ücretlerin Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesine ve mevzuata uygun olarak ödendiğini, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının ücretinin tespiti ile talep edilen fark alacaklarının hesap yöntemi, hesap dönemi ve harca ilişkindir.
1.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince hüküm fıkrasının (7) ve (8) numaralı bentlerinde davalı ... Bakanlığının harçtan muaf olduğu gözetilerek sonuca gidilmesi isabetli ise de (9) numaralı bentte, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerine, davacı tarafından yatırılan başvuru harcı eklenerek, bu miktarın harçtan muaf olan davalıdan tahsiline karar verilmesi hatalıdır.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı tarafın İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (9) numaralı bendinde yer alan "9-Davacı tarafça yapılan başvuru harcı, tebligat ve bilirkişi ücreti masrafı olmak üzere toplam 709,30-TL yargılama giderinin kabul ve ret oranında hesaplanan 697,75-TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına," ibaresinin hükümden tamamen çıkartılarak yerine "9-Davacı tarafça yapılan (harçlar hariç) tebligat ve bilirkişi ücreti masrafı olmak üzere toplam 650,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranında hesaplanan 639,60 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/2950, K. 2025/4055, 5 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama