KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/3451 E., 2025/4501 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/318 E., 2022/204 K.
Karar Metni
712 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacılar ve davalı ... (Bakanlık) vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığın yaptırdığı diş hastanesinin ihalesini alan davalı Şirkete ait işyerinde 29.11.2011 tarihinde şantiye sorumlusu ve saha kalfası olarak çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin 2014 yılı Ocak ayında haksız olarak feshedildiğini, on dört aydır ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, ücret, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ve hafta tatili ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; diğer davalı ile aralarında ihale mevzuatı gereği yapılan işlemler neticesinde diş ve ağız sağlık merkezi işine ait sözleşme imzalandığını, verilen sürelere rağmen işin bitmemesi üzerine sözleşmenin feshedildiğini ve kesin teminatın gelir kaydedildiğini, diğer davalı ile aralarında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, işin anahtar teslim şeklinde verildiğini, yapılan kontrollerin davalı ... asıl işveren statüsüne sokmayacağını, davacının işin devamı sırasında Bakanlığa müracaatının olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.06.2016 tarihli kararı ile; toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı Bakanlığın ihale makamı kabul edilerek davacının son üç aylık ücret alacağından diğer davalı ile müştereken müteselsilen sorumluluğuna karar verilmiş, diğer dava konusu alacaklardan ise davalı ... tek başına sorumlu tutulmuştur.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 17.06.2016 tarihli kararının süresi içinde davacı ve davalı Bakanlık vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra; davalı Bakanlığın her hak ediş dönemi itibarıyla davacının son üç aylık ücret alacağından sorumlu olacağı gözetilerek davacının ücret alacağı talebi hakkında hüküm tesis edilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ...'ın vefat ettiğinin tespit edilmesi ve mirasçıların davayı takip etmek istemeleri üzerine taraf teşkili sağlanarak yapılan yargılama sonucunda, davacıların murisinin 29.11.2011-22.01.2014 tarihleri arasında davalı Şirkette çalıştığı, son 14 aylık ücretlerinin ödenmediğini belirterek son 14 aylık ücretini talep ettiği, son 14 aylık ücretlerinin ödenmediği dönemde ihale makamı olan Bakanlık tarafından 3 hak ediş ödemesi yapıldığı; davalı Bakanlığın, davacıların murisinin bu 3 hak ediş döneminden önceki 3 aylık temel ücreti yönünden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davalı Bakanlığın tüm alacaklardan sorumlu olduğunu,
b. Ücret alacağına ilişkin olarak davalı Bakanlığın her hak ediş dönemine gelen 3 aylık ücretlerinden sorumlu olacağını, ancak 19.12.2011, 24.02.2012, 06.03.2012, 10.12.2012, 24.12.2012 ve 28.03.2013 tarihlerinde olmak üzere toplam 6 adet hak ediş ödemesi yapıldığını, bu nedenle davalı Bakanlığın davacının bütün aylık ödemelerinden sorumlu olduğunu,
c. İhbar tazminatının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı Bakanlık vekili temyiz dilekçesinde;
a. Diğer davalı Şirkete yaptırılan iş karşılığı olarak en son hak ediş ödemesinin 28.03.2013 tarihinde yapıldığını ve başkaca ödenecek hak ediş kalmadığını, davaya konu çalışma döneminin herhangi bir hak ediş dönemine rastlamadığını, müvekkili Kurumun ücret alacağından sorumluluğunun bulunmadığını,
b. Müvekkili Kurum tarafından hak ediş dönemlerinde gerekli ilanlar yapılarak işçilerin taleplerinin alındığını, davacıların murisinin herhangi bir başvurusunun bulunmadığını, davalı Bakanlığın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, müvekkili Kurumun işçilik alacaklarından sorumluluğu bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı ... Bakanlığının dava konusu ücret alacağından sorumlu olup olmadığına ve sorumlu olduğu alacak miktarına ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/3451, K. 2025/4501, 20 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama