KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/3817 E., 2025/4639 K.·(Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair)
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2025
Karar Metni
1.045 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
I. BAŞVURU
Başvurucu vekili dilekçesinde; aynı işverenler nezdinde ve aynı işyerinde çalışan işçilerin iş sözleşmelerinin fesih sebepleri aynı olduğu hâlde, bu dosyaları inceleyen Bölge Adliye Mahkemelerinin feshin dayandığı nedenin ağırlığı ile ilgili farklı sonuca ulaştığı ve bölge adliye mahkemelerinin kesin nitelikteki kararları arasında oluşan söz konusu farklılığın hukuki belirlilik ilkesini ihlal ettiğini belirterek uyuşmazlığın giderilmesini talep etmiştir.
II. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HUKUK DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULU KARARI
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun 23.12.2024 tarihli ve 2024/21 Karar sayılı kararı ile; çoğunluk görüşünün, işverenlerin iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayandığı yönünde olduğu, bu nedenle uyuşmazlığın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin kesin kararı yönünde giderilmesi gerektiği yönünde karar verilmiştir.
III. UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU KARARLAR
A. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 07.12.2023 Tarihli ve 2022/3295 Esas, 2023/3760 Karar Sayılı Kararı
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla inceleme konusu yapılan İlk Derece Mahkemesi kararında davacının müşterilerden tahsil ettiği bir miktar bedeli Şirket hesabına geç aktardığı, davacının bu durumu savunmasında kabul ettiği, dinlenen tanıkların da beyanlarıyla olayı doğruladığı böylece işverence gerçekleştirilen feshin haklı nedene dayandığı gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatının reddine karar verildiği,
kararın bu yönüyle yerinde olduğu ancak kararın vekâlet ücreti ve yargılama giderleri yönünden hatalı olduğu belirlenerek İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle feshin haklı nedene dayandığı kabul edilmiş, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine kesin olarak karar verilmiştir.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin 20.11.2024 Tarihli ve 2023/736 Esas, 2024/2565 Karar Sayılı Kararı
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından tahsil edilerek alınan ücretlerin miktarı ve geciktiği belirtilen süreler dikkate alındığında feshin geçerli nedene dayandığı kabul edilerek kıdem ve ihbar tazminatlarının kabulüne yönelik hüküm kuran İlk Derece Mahkemesi kararı, fazla çalışma ücreti alacağının ve yargılama giderlerinin hesabına ilişkin unsurlar nedeniyle kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmuş, feshin geçerli nedene dayandığı kabul edilerek fazla çalışma ücreti alacağının yanında kıdem ve ihbar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine dair kesin olarak karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Uyuşmazlık, aynı işverenler nezdinde çalışmakta iken iş sözleşmeleri feshedilen işçilerin açtıkları davalarda feshin haklı veya geçerli nedene dayandığı noktasında Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri kararları arasındaki uyuşmazlığın, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un (5235 sayılı Kanun) 35. maddesine göre giderilip giderilemeyeceğine ilişkindir.
1. Uyuşmazlığın esasına yönelik değerlendirmeden önce, Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 5235 sayılı Kanun'un 35. maddesine dayanan taleplerle ilgili olarak dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine karar verdiği sırada, uyuşmazlığın hangi daire görüşü doğrultusunda veya ne şekilde giderilmesi gerektiğine yönelik görüş bildirip bildiremeyeceği ele alınmalıdır.
İlgili hükümde, uyuşmazlığın giderilmesinin gerekçeli olarak istenmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulunun kendi aralarında toplanacakları ve kendi görüşlerini de ekleyerek Yargıtaydan bu konuda bir karar verilmesini isteyecekleri düzenlenmiştir. Kanun'daki "kendi görüşleri" ifadesinden anlaşılması gereken husus, başkanlar kurulunun bölge adliye mahkemesi kararları arasında uyuşmazlık bulunup bulunmadığı yönündeki görüşüdür.
Uyuşmazlığın giderilmesinin gerekip gerekmediği veya hangi daire kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği yönündeki karar, Yargıtay ilgili hukuk dairesince verilir. Keza ilgili daire uyuşmazlığı mutlaka uyuşmazlık konusu daire kararları çerçevesinde ele alıp gidermek zorunda değildir. Gerektiği takdirde uyuşmazlığın, bölge adliye mahkemesi kararlarında belirtilen gerekçelerden farklı gerekçe ile de giderebilir.
Başkanlar Kurulunun uyuşmazlığın hangi bölge adliye mahkemesinin kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği konusunda bir görüş ortaya koyması, ilgili yasal düzenlemeye aykırı olduğu gibi yargısal bir faaliyette bulunulması anlamına geleceğinden yerinde de değildir.
Somut olayda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunca daire kararları arasında uyuşmazlık bulunup bulunmadığının belirlenmesi ile yetinilmesi gerekirken, hangi Dairenin kararının doğru olduğu yönünde kanaat bildirilmesi isabetsiz olup eleştirilmiştir.
2. Diğer yandan belirtmek gerekir ki 5235 sayılı Kanun ile bu Kanun'da sayılan kişi ve kurumlara tanınan uyuşmazlığın giderilmesini talep etme hakkı, mutlak biçimde her uyuşmazlığın esasına yönelik çözüm geliştirilmesine imkân vermez. Uyuşmazlığın giderilmesi talebi bir kanun yolu olmayıp böyle bir talebin varlığı hâlinde Yargıtayca temyiz incelemesine benzer bir inceleme yapılması da mümkün değildir.
İlk bakışta, yukarıda özetlerine yer verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararları arasında 5235 sayılı Kanun anlamında benzer olaylar bulunduğu sonucuna varılabilir. Şüphesiz benzer olaylardan söz edebilmek için davaların taraflarının aynı olması yahut olaylar arasında mutlak bir özdeşlik bulunması gerekmez. Ancak dava dosyalarındaki maddi vakıaların fazlasıyla farklılık göstermesi farklı sonuçlara ulaşılmasına neden olabilir.
Uyuşmazlığın giderilmesine konu Bölge Adliye Mahkemesi kararları incelendiğinde; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin 20.11.2024 tarihli kararında, özellikle davalı tanıklarının beyanları, davacı tarafından tahsil edilerek alınan ücretlerin miktarı ve geciktiği belirtilen süreler çerçevesinde fesih olgusu değerlendirilmiş ve feshin geçerli nedene dayandığı kabul edilerek kıdem ve ihbar tazminatlarının kabulüne dair hüküm kurulmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 07.12.2023 tarihli kararında ise dosya kapsamı, tanık beyanları ve davacının savunmasının birlikte değerlendirildiği belirtilerek feshin haklı nedene dayandığı sonucuna varılmıştır.
Uyuşmazlığın giderilmesi talebine konu edilen kararlar, fesih ve feshin hukuki sonuçları bakımından birbiri ile çelişir gözükmekte ise de bu çelişki; dosya kapsamı, sunulan deliller ve dosyalardaki ispat durumu ile ilgilidir. İspat ise, her bir dosya yönünden ayrı ayrı ele alınmalıdır.
Taraflarca hazırlama ilkesinin uygulandığı davalarda, taraflarca dosyaya sunulan delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, deliller çerçevesinde iddia ile savunmanın ispat edilip edilemediği hususunun ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği muhakkaktır.
Bu bağlamda uyuşmazlığın giderilmesi istemine konu Bölge Adliye Mahkemeleri ve istinaf incelemesine esas İlk Derece Mahkemeleri kararları incelendiğinde; uyuşmazlığın giderilmesi istemine konu dosyalarda, iş sözleşmesinin feshi noktasında delil ve ispat durumu aynı olmasına rağmen farklı sonuca ulaşılması gibi bir durum söz konusu değildir.
Mahkemelerce dosya kapsamında yer alan deliller ile somut olayın koşulları gözetilerek, yine somut olaya özgü nitelikte kararlar verilmesi durumunda, bölge adliye mahkemeleri kararları arasında giderilmesi gereken bir uyuşmazlığın bulunduğundan söz edilemez.
Uyuşmazlığın giderilmesi talebinin bir kanun yolu niteliği taşımadığı ve böyle bir talebin varlığı hâlinde Yargıtayca temyiz incelemesine benzer bir inceleme yapılmasının mümkün olmadığı da gözetildiğinde, başvurucunun dilekçesinde belirtmiş olduğu Bölge Adliye Mahkemesi Daireleri kararları arasında da 5235 sayılı Kanun’un 35. maddesi kapsamında bir uyuşmazlık söz konusu değildir. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular karşısında uyuşmazlığın giderilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
V. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/3817, K. 2025/4639, 21 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama