İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/3956 K.2025/5350

Bölge Adliye Mahkemesi kararı yargılamanın iadesini talep eden davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.…

Esas2025/3956Karar2025/5350Tarih23 Haziran 2025Okuma6 dk · 1.236 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2025/3956 E., 2025/5350 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Haziran 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 52. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1750 E., 2024/1871 K.
İlk derece mahkemesi
İstanbul 3. İş Mahkemesi
Sayısı
2020/360 E., 2021/4 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.236 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı yargılamanın iadesini talep eden davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Yargılamanın iadesini talep eden davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Yargılamanın iadesini talep eden davalı vekili dilekçesinde; müvekkili Şirketin yeni yetkilisinin ortak değişikliğinden sonra davacı işçiyi hiç görmediğini, birlikte çalışmadıklarını, bu dava ile yeni ortağın davacı işçiden haberdar olduğunu, müvekkili Şirket yetkilisinin 24 Eylül 2020 tarihinde tahliye olmasından sonra diğer çalışanlardan davacının Mayıs 2017 tarihinde yurt dışına gittiği bilgisine ulaştıklarını, davacının Şirkette 2017 yılı Mayıs ayında ortak değişikliği yapılmasından hemen sonra davacının izinsiz olarak yurt dışına gittiğini ve işyerine gelmediğini,

tanıkların bu durumu bildikleri hâlde bilerek 6100 sayılı Kanun'un 255 ve 264. maddelerine aykırı beyanda bulunduklarını, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarına göre davacının 2005 yılında işe başlamış olduğu sabit olmasına rağmen tanıkların davacı işçinin 2001 yılından müvekkili Şirkette çalıştıklarını beyan ettiklerini, tanıkların bilerek ve isteyerek yalan beyanda bulunarak davacının haksız menfaat elde etmesine sebep olduklarını, tanıkların davacının genel müdür olarak çalıştığına ve davacının aldığı ücrete, davacının fazla çalışma yaptığına ilişkin beyanlarının gerçeği yansıtmadığını,

tanık ..........'nın başka bir işyerinde çalıştığını bu nedenle müvekkili Şirketteki çalışanların ne kadar çalıştıklarını, ücretlerinin ne kadar elden ödendiğini, ne kadarının bankadan yatırıldığını bilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tanık ............'nın müvekkili Şirkete zarar vermek için yalan tanıklık yaptığını, tanıklarla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, bilirkişinin kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu,

müvekkili Şirket davada vekil ile temsil edildiği hâlde bilirkişi raporları ve gerekçeli karar tebligatlarının vekile gönderilmeyerek müvekkili Şirket aleyhine hak kaybına yol açıldığını, bu durumun da yargılamanın yenilenmesini gerektirdiğini ileri sürerek yargılamanın iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davacı işçi vekili yargılamanın iadesi talebine yönelik cevap dilekçesinde; davalı tarafın davadan haberi olduğu gibi tüm işlemler hakkında da bilgi sahibi olduğunu, davalı tarafın icra dosyasına yaptıkları itirazların reddedildiğini, davalının soyut beyanlarla yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurduğunu savunarak yargılamanın yenilenmesi talebinin reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6100 sayılı Kanun'un 375. maddesinde yargılamanın iadesine neden olan hususların düzenlediği, dava konusu edilen ve yargılamanın iade sebebi olarak gösterilen hususların yargılamanın iadesi sebepleri arasında düzenlenmediği, beyanları hükme esas alınan tanıklar hakkında yalan tanıklık ile ilgili olarak kesinleşmiş bir ceza mahkumiyet kararının bulunmadığı, dosyadaki tebligatların mevzuata uygun şekilde yapıldığı, bilirkişi raporunun da aynı şekilde usul ve yasaya uygun şekilde düzenlenmiş olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesi kararının yargılamanın iadesini talep eden davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesince 22.02.2021 tarihli ek karar ile yargılamanın iadesini talep eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun süreden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde yargılamanın iadesini talep eden davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.

İlk Derece Mahkemesi tarafından 12.01.2021 tarihli gerekçeli karar yargılamanın iadesini isteyen davalı vekiline tebliğ edilmeden önce 15.02.2021 tarihinde yargılamanın yenilenmesini isteyen davalı vekilinin gerekçeli karara karşı istinaf dilekçesini verdiği, 22.02.2021 tarihli ek karar ile istinaf dilekçesinin süresinde verilmemesi nedeni ile istinaf dilekçesinin reddinin hatalı olduğu gerekçesiyle ek karara yönelik istinaf başvurusunun kabulüne karar verildikten sonra esasa yönelik incelemede;

yargılaması yenilenmesi istenen İstanbul 3. İş Mahkemesinin 2017/556 Esas sayılı dava dosyasında davalı Şirket adına çıkarılan ön inceleme duruşma gününü bildiren ve dava dilekçesini içeren ilk tebligatın 05.01.2018 tarihinde davalı Şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ön inceleme duruşmasına davacı vekili ile davalı ... temsilen Avukat ............nın hazır olduğu hâlde yapıldığı, davalı vekilinin "Vekâtletnameyi yeni aldık.

İki haftalık süre içinde beyanda bulunacağız." şeklinde beyanda bulunduğu, sonraki aşamalarda davalı vekilinin vekâletnamesini sunmadığı gibi duruşmalara katılmadığı, bilirkişi raporunun davalı Şirkete tebliğe çıkarıldığı, tebligatın bila-ikmal dönmesinden sonra adres araştırması yapılarak Şirketin ".................Çarşı Blok Sk. ................. Çarşı Apt.

No:1/1/428 .................../İstanbul" olan ticaret sicil adresinin değişmediği tespitinden sonra aynı adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre çıkarılan tebligatın usulüne uygun olarak yapıldığı ve sonraki tebligatların aynı usule uygun olarak yapıldığı, davalı Şirkete ait işyeri dâhil olmak üzere site içerisinde bulunan tüm işyerlerinin kapı numaralarının değiştirildiği, davalı Şirkete ait işyeri kapı numarasının da 376 olarak değiştirildiği,

dolayısıyla İstanbul Ticaret Odasında kayıtlı davalı Şirkete ait 428 kapı numarasının site içerisinde başka bir işyerine verildiği ve bu nedenle posta memurunun kapı numaraları konusunda yeterli araştırma yapmadan tebligatı site içerinde yanlış adrese tebligat yaptığının düşünüldüğü ileri sürülmüş ise de, adresin yanlış görünmesinde davacının sorumluluğu bulunmadığı gibi adresin değiştiğine ilişkin savunmanın İlk Derece Mahkemesi yargılaması aşamasında hiçbir şekilde ileri sürülmediği,

istinaf aşamasında bu savunmanın dinlenemeyeceği, diğer yandan İlk Derece Mahkemesinin 2017/556 Esas sayılı dosyasında davalıyı temsilen Avukat .....'nın katılım sağladığı ancak duruşmada kendisine vekâlet sunumu için süre verilmediği ileri sürülmüş ise de 6100 sayılı Kanun'un 76/1 ve 77/1 hükümleri uyarınca vekâletname sunma yükümlülüğünün vekile ait olduğu, 05.01.2018 tarihinde yapılan duruşmaya davalı ... temsilen Avukat ..............'nın katıldığı ve duruşmada vekilin "Vekâtletnameyi yeni aldık.

İki haftalık süre içinde beyanda bulunacağız." şeklinde beyanda bulunduğu, vekâlet sunumu için kendisine süre verilmesini istemediği gibi sonraki aşamalarda davalı vekilinin vekâletnamesini sunmadığı ve duruşmalara katılmadığı, İlk Derece Mahkemesi tarafından davalı vekilinin duruşmaya hiç katılmamış gibi yargılamaya devamla hüküm kurmasının usule uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Yargılamanın iadesini talep eden davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1. İstanbul 3. İş Mahkemesinin 2017/556 Esas, 2019/4 Karar sayılı kararının usulüne uygun tebliğ edilmediğini, davalı Şirkete ait işyeri dâhil olmak üzere site içerisinde bulunan tüm işyerlerinin kapı numaralarının değiştirildiğini, davalı Şirkete ait işyeri kapı numarasının da 376 olarak değiştirildiğini, dolayısıyla İstanbul Ticaret Odasında kayıtlı davalı Şirkete ait 428 kapı numarasının site içerisinde başka bir işyerine verildiğini ve bu nedenle posta memurunun kapı numaraları konusunda yeterli araştırma yapmadan tebligatı site içerinde yanlış adrese tebliğ ettiğini düşündüklerini,

2. Müvekkili vekil tayin etmesine ve vekil ile katılım sağlamasına rağmen bütün tebligatların usulsüz olarak vekil yerine davalı müvekkiline yapıldığını, ayrıca müvekkili Şirkete yapılan tebligatların da usulsüz olduğunu, müvekkili Şirketin tek yetkilisi ve ortağı olan ................., Mayıs 2019-Eylül 2020 tarihleri arasında tutuklu olduğu için tebligat usulsüzlüğü ile ilgili araştırma yapamadığını,

3. Davacının 2017 yılı Mayıs ayında yurt dışına gitmiş olduğunu sonradan öğrendiklerini, bu durumun yurt dışı kayıtlarıyla ispatlanacağını,

4. Dosyada dinlenen tanıkların yalan tanıklık yaptıklarını,

5. .......... kayıtlarına göre davacının 2001-2005 yılları arasında başka şirkette çalıştığı sabit olmasına rağmen bilirkişinin davacı işçinin 2001-2017 yılları arasında müvekkili Şirkette çalıştığını belirterek hesaplamalar yaptığını, bilirkişinin kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, 6100 sayılı Kanun'un 375. maddesi uyarınca yargılamanın iadesi sebeplerinin mevcut olup olmadığı noktasındadır.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup yargılamanın iadesini talep eden davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/3956, K. 2025/5350, 23 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3956
Karar No
2025/5350
Tarih
23 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/3958 K.2025/5351
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/3959 K.2025/5352
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/3961 K.2025/5113
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/3962 K.2025/4789
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/3964 K.2025/4916
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/3965 K.2025/5353

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.