KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/5231 E., 2025/6515 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1517 E., 2025/974 K.
- Dava tarihi
- 27.09.2021
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 20. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/237 E., 2023/220 K.
Karar Metni
926 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı olarak sürekli işçi kadrosunda istihdam edildiğini, kadroya geçişinin 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile sağlandığını, hâlen davalı Bakanlığın kadrolu işçisi olarak çalışmaya devam ettiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini, ancak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını iddia ederek ödenmeyen fark ücret, fark ikramiye, fark ilave tediye ve fark fazla çalışma alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçiş sonrası işçi ücretlerinin ... tarafından düzenlenen toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak belirlendiğini, davacının ücretinin düşürülmesi gibi bir uygulama söz konusu olmadığından dava konusu alacaklara hak kazanamayacağını, yanı sıra talep edilen faiz oranı ile faiz başlangıç tarihlerinin de hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin her ay asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair açık düzenleme olduğu, buna karşın 01.01.2019 tarihinden itibaren davacının dönemsel ücretlerine bireysel ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklı zamların gereğince uygulanmadığının belirlendiği, alınan bilirkişi raporunda dava tarihine dek hesaplama yapıldığı anlaşıldığından resen arabuluculuk son tutanak tarihine kadar yeniden hesaplama yapıldığı gerekçesiyle davacının fark ücret, fark ikramiye, fark ilave tediye ve fark fazla çalışma ücreti alacaklarına ilişkin talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin her ay asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair açık düzenleme olduğu,
sözü edilen kuralın her asgari ücret artış döneminde işvereni bağlayacağı, buna karşın 01.01.2019 tarihinde davacının 31.12.2018 tarihindeki ücretine sadece Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Genelgesi'ndeki ... kararında belirtilen %4 oranındaki ücret zammının uygulandığı,
belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve ... tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalara göre davacının fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarına ilişkin talebinin kısmen kabulüne dair verilen kararın usul ve kanuna uygun bulunduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. 696 sayılı KHK gereğince davacının kadroya geçirilmeden önceki ücretinin 01.04.2018 tarihinden itibaren ödenmeye başladığını, 31.12.2018 tarihli ücreti korunarak üzerine %4 oranında zam yapıldığını, günlük ücretleri 85,28 TL’nin altında kalanların ücretlerinin bu rakama yükseltildiğini, ücretinde herhangi bir indirime gidilmediğini,
2. İş sözleşmesinde davalı ... Bakanlığının rızası hilafına değişiklik yapılamayacağı ve yapılması durumunda Bakanlığı bağlamayacağının açık olduğunu,
3. Davacının hak kazandığı bütün ödemelerin yapıldığını, davacının dava dilekçesinde talep edilen alacaklara hak kazanmadığını,
4. İlave tediye alacağı talep edilemeyeceğinin gözetilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile buna bağlı olarak dava konusu fark alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut olayda, davacının kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacının davalıya bağlı işyerinde, hizmet alım sözleşmesi kapsamında alt işveren işçisi olarak çalışmakta iken 02.04.2018 tarihi itibarıyla 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 23. maddesi kapsamında kamu bünyesinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğinin dosya kapsamından anlaşılmasına göre Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 01.01.2019-31.10.2020 tarihleri arasındaki ücretinin kadroya geçiş aşamasında işverenle imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde belirlenen oran ve ... kararı dikkate alınarak belirlenmesinde hata bulunmamaktadır.
Ne var ki Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde, 08.09.2021 imza tarihli ve 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin "Ücret Zammı" başlıklı 33. maddesi hükmü uyarınca, bireysel iş sözleşmesi doğrultusunda belirlenen 01.01.2021 tarihindeki temel ücrete %12 oranında ücret zammı uygulandığı anlaşılmaktadır.
Ancak dava konusu alacaklar yönünden arabuluculuğa başvuru tarihleri itibarıyla imzalanmış bir toplu iş sözleşmesi mevcut bulunmadığından, arabuluculuk başvuru tarihindeki koşullar değerlendirilmeksizin 01.01.2021 tarihinden itibaren ücretin hesaplanmasında, bireysel iş sözleşmesi doğrultusunda belirlenmiş temel ücrete 08.09.2021 imza tarihli ve 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi kapsamında ilk altı ay için %12 ve ikinci altı ay için %5 oranında ücret zammı uygulanması hatalıdır..
Şu hâlde 01.01.2021 tarihinden sonraki hesaplama dönemi yönünden; bireysel iş sözleşmesinde belirtilen asgari ücretin belirli bir oran fazlası dikkate alınarak ücret tespit edilmeli, bundan sonra belirtilen dönem için uygulanmamasına karar verilen 08.09.2021 imza tarihli toplu iş sözleşmesinden kaynaklı olup davalı tarafça yapılan ödemeler dikkate alınmadan, davacıya ödenen tutarların mahsubu ile davacının fark alacağı bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5231, K. 2025/6515, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama