KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/5293 E., 2025/6194 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/845 E., 2025/863 K.
- İlk derece mahkemesi
- Sakarya 2. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/81 E., 2025/48 K.
Karar Metni
944 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri ile dava dışı ... (Bakanlık) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Somut uyuşmazlıkta Bölge Adliye Mahkemesince verilen karara karşı davanın tarafı olmayan Bakanlık vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuş ise de bir davada sadece davanın taraflarının ve hakkında hüküm kurulanların kanun yollarına başvurma hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; Bakanlık vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Taraflar vekillerinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; yetki tespitine itirazın reddi üzerine davalı ...-İş Sendikasına (Sendika) ... tarafından yetki belgesi düzenlendiğini, müvekkili Şirket ile davalı Sendika arasında toplu görüşme süresi içinde anlaşmaya varılamadığını, davalı Sendika tarafından 18.01.2024 tarihinde yasal grev kararı alınarak müvekkiline tebliğ edildiğini ve işyerinde ilan edildiğini, söz konusu yasal grev kararının davalı Sendika tarafından 15.02.2023 tarihinde müvekkiline ait işyerinde uygulamaya konulmuş ise de grev uygulama tarihinde çalışan sigortalı 345 işçinin hiçbirinin bu greve katılmadığını,
davalı Sendikanın yetki başvuru tarihindeki 131 üyesinin 3/4'ünün dava tarihi olan 16.02.2024 tarihi itibarıyla sendika üyeliğinden istifa ettiğini, bildirilen tarihte greve hiçbir işçinin katılmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle grevin sona erdirilmesine ve yetkinin düştüğünün tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Sendikanın davacı işyerinde örgütlenme çalışması yürüterek toplu iş sözleşmesi için yeterli sayısal çoğunluğu sağladığını ve toplu iş sözleşmesi yetkisi aldığını, davacı işverenliğin müvekkili Sendikanın örgütlenmesini engellemek amacıyla öncelikle sendikanın yetkisine itiraz ettiğini, devamında örgütlenmeye öncülük eden işçilerin sözleşmelerini feshettiğini, üyelerini sendikadan istifa ettirerek sendikanın örgütlenmesini engellemeyi başardığını,
davalı işverenliğin toplu sözleşme görüşmelerine gelmemesi üzerine yasal zorunluluk gereği grev kararı aldığını ve 15.02.2024 tarihinde uygulamaya konulan greve üyelerinin katılamaması nedeniyle yetki prosedürü durdurularak görevli makama bilgi verildiğini, bu kapsamda grev uygulaması zaten durdurulduğundan davacının ilk talebi yönünden hukuki yararı kalmadığından davacının ilk talebinin konusuzluk nedeniyle reddinin gerektiğini, sendikanın grev kararı aldığı, uygulamaya koyduğu ve grevin başladığı 15.02.2024 tarihinde 3/4 oranında üye kaybı yaşanmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Sendikanın, davacı işyerinde grev uygulamasını başlattığı ancak işçilerin greve katılmadığı, 16.02.2024 tarihinde davacı işyerindeki sendika üye sayısının 15 olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı Sendikanın yetkisinin 16.02.2024 tarihi itibarıyla sona erdiğinin tespitine, yasal grev hakkının düşürülmesine, Mahkemenin grev düşürme kararının işyerinde ilanına, ilanın yapıldığı 15.02.2024 tarihinde grevin sona ermesine, kararın geregi için ilgili birime gönderilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Sendika vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Sendika tarafından 18.01.2024 tarihinde alınan karar ile 15.02.2024 tarihinde yasal grev yapılmasına karar verildiği, 15.02.2024 tarihinde hiçbir işçinin greve çıkmadığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, buna göre somut olayda kararlaştırılmış ve bildirilmiş olan bir yasal grevin başlamamasının söz konusu olduğu,
somut uyuşmazlıkta uygulanan bir grev söz konusu olmadığı için 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun (6356 sayılı Kanun) 75/6 hükmünün uygulanmasının olanaklı olmadığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince fiilen uygulanmaya başlayan bir grev bulunmaması nedeniyle Mahkemece bu talebin reddi yerine yasal grev hakkının düşürülmesine dair karar verilmesinin hatalı olduğu,
davalı tarafın istinaf başvurusunun bu yönden haklı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 6356 sayılı Kanun'un 60/4 hükmü uyarınca davalı Sendikanın yetkisinin 16.02.2024 tarihi itibarıyla hükmünün kalmadığının tespitine, davacının yasal grevinin sona erdirilmesi yönündeki talebinin reddine, Mahkemenin grev düşürme kararının işyerinde ilanına, ilanın yapıldığı 15.02.2024 tarihinde grevin sona ermesine, kararın geregi için ilgili birime gönderilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Sendika tarafından grev çadırlarının kurulduğunu, grevi uygulama iradesinin gösterildiğini, bu nedenle kısmen ret kararının hatalı olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; cevap ve istinaf dilekçelerinde belirttiği sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, grevin sona erdirilmesi ile yetkinin düştüğünün tespiti istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta kanuni grev kararı alınmış ise de uygulanacağı bildirilen tarihte hiçbir işçi greve katılmadığından, 6356 sayılı Kanun'un 60/4 hükmü gereğince grev hakkı düşeceği gibi yetki belgesinin de hükmü kalmaz. Bununla birlikte uygulanan bir grev bulunmadığından Bölge Adliye Mahkemesince grev düşürme kararının ilânına karar verilmesi doğru olmamıştır.
3. Grev uygulama tarihinin 15.02.2024 olmasına karşın, Bölge Adliye Mahkemesince Sendikanın yetkisinin 16.02.2024 tarihi itibarıyla düştüğünün tespitine karar verilmesi de hatalıdır.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Dava Dışı Bakanlık Temyizi Yönünden
Bakanlık vekilinin temyiz isteminin REDDİNE,
B. Taraflar Temyizi Yönünden
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5293, K. 2025/6194, 11 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama