KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/5319 E., 2025/6038 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/515 E., 2025/861 K.
- Dava tarihi
- 28.05.2019
- İlk derece mahkemesi
- Soma 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/207 E., 2025/24 K.
Karar Metni
815 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Termik Santralinde çalıştığını, değirmen bakımındaki işçilerin asgari ücretin %50, %60, %75 ya da %100 fazlası ücretle, park sahasında çalışanların asgari ücretin %50-%60 fazlası ücretle, kül, cüruf bakımı, inşaat bakımı sahalarında çalışanların ise asgari ücretin %50 fazlası ücretle çalıştığını, çalışma dönemi içinde hizmet alım sözleşmesi ile yüklenici işverenler üzerinden yaptırılan çalışmaların muvazaalı olduğunu, bu konuda emsal kararlar olduğunu ileri sürerek ilave tediye alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki ve husumet itirazında bulunduklarını, kendilerinin ihale makamı olduğunu, muvazaa iddialarının yerinde olmadığını, ilave tediyeden sadece sendika üyesi olup toplu iş sözleşmesinden yararlanma imkânı olan kişilerin faydalanabileceğini, alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... Üretim AŞ ile dava dışı hizmet alım sözleşmesi imzalanan yüklenici firmalar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu, davacının Kurum işçisi sayılarak ilave tediyeden faydalanması gerektiği, dava tarihi itibarıyla bir kısım alacağın zamanaşımına uğradığı belirtilerek bilirkişi raporu doğrultusunda, taleple bağlı olarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamındaki yazı, bilgi ve belgelere, kanuna uygun nedenlere, İlk Derece Mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmamasına, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve İlk Derece Mahkemesinin açık gerekçesine göre, kararın usul ve kanuna uygun olduğu ve davalı vekilince istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Muvazaa kabulüne ilişkin değerlendirmenin yapılan işin niteliği, mevzuat hükümleri ve emsal Yargıtay içtihatları dikkate alındığında hatalı olduğunu, davacının Kurumun işçisi olmadığını, bu sebeple ilave tediye alacağına ilişkin davanın reddi gerektiğini, 2. Bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamaların hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazların dikkate alınmadığını, 3. Zamanaşımı def'i dikkate alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olup olmadığı, buna bağlı olarak davacının ilave tediye alacağı talep hakkı olup olmadığı ve ilave tediye alacağına esas ücretin tespitine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut olayda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ilişkin verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 13.06.2024 tarihli kararı ile.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2023/9759 Esas, 2023/11413 Karar sayılı kararı doğrultusunda, davacının sendika üyesi olup olmadığı veya dayanışma aidatı ödeyip ödemediği ve davacının sendika üyesi olmadığı ve dayanışma aidatı da ödemediğinin tespit edilmesi hâlinde, davalı işveren işyerinde davacı ile aynı işi yapan ve sendika üyesi olmayan emsal işçi olup olmadığı belirlenerek emsal işçi olması hâlinde ilave tediye alacakları emsal işçi ücretine göre hesaplanıp hüküm altına alınması;
sendikalı olmayan emsal işçi bulunmadığının anlaşılması hâlinde ise, ilave tediye alacağı davacının almakta olduğu ücret üzerinden hesaplanarak hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sözü edilen karar üzerine yapılan yargılama sonucunda hükme esas alınan bilirkişi raporunda; dosya içeriğinde emsal işçi olmadığı belirtildikten sonra aynı talep ve aynı tarihte açılmış bir dava olduğu gerekçesiyle Soma İş Mahkemesinin 2023/300 Esas sayılı dosyasının davacısı C.S. ve sözü edilen dosyaya emsal işçi olduğu bildirilen Y.O. ve N.Y.'nin ücretlerine göre seçenekli hesaplama yapılmış; Mahkemece N.Y.'nin ücretine göre yapılan hesaplama doğrultusunda hüküm kurulmuştur. Ne var ki N.Y'nin eldeki davanın davacısı bakımından emsal teşkil ettiğine ilişkin dosya kapsamında bir delil bulunmadığı gibi Mahkemece de aksini ortaya koyan bir gerekçe oluşturulmuş değildir. Kaldı ki tarafların bu kişinin davacıya emsal olduğu konusunda bir açıklaması da bulunmamaktadır.
Şu hâlde dosya içeriği dikkate alındığında; N.Y'nin emsal işçi olduğu ya da başka bir emsal işçi bulunduğunun ispatlanamadığı, bu nedenle davacının almakta olduğu ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiği anlaşılmakla; davacının ilave tediye alacağının sözü edilen şekilde hesaplanıp hüküm altına alınması yerine yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5319, K. 2025/6038, 8 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama