KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/5564 E., 2025/6351 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/833 E., 2025/923 K.
- Dava tarihi
- 24.08.2024
- İlk derece mahkemesi
- Bursa 4. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/357 E., 2025/68 K.
Karar Metni
609 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Sendikanın işkolu barajını geçemediğini, üye işçilerin listesinin müvekkiline gönderilmediğini, yetki tespitinin işçi ve sendika üye sayısı bakımından hatalı olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 14.08.2024 tarih ve 397735 sayılı olumlu yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Sendika vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Sendikanın üye sayısına göre kurulu bulunduğu işkolundaki en büyük Sendika olarak işkolu barajını aştığını, başvuru tarihi olan 12.08.2024 tarihi itibarıyla yetki tespitine konu işyerlerinde çalışan 46 işçinin 28'ini üye yaparak hem işyeri hem de işletme düzeyinde gerekli çoğunluğu sağladığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
2. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; yetki tespit başvuruları karşılanırken, işverenler tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) yapılan işyerlerine ilişkin tescil ve işçi bildirimlerinin esas alındığını, sisteme yansıyan bilgilere göre davacı işverene ait davalı Sendika ile aynı işkolunda 1 işyeri bulunduğunu, işyerinde başvuru tarihi itibarı ile çalışan 46 işçiden 28'inin yetki tespiti için başvuran Sendikaya üye olduğunu, bu doğrultuda sendikaya olumlu yetki tespiti yazısı verildiğini, yetki tespitinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın süresinde açıldığı, yetki tespitine konu işyerinde çalışan ve davalı Sendikaya üye işçi sayısının Kanunda aranan çoğunluğun açıkça üstünde olduğu, yetki tespiti başvuru tarihinde davalı Sendikaya üye olduğu anlaşılan 5 işçinin yetki başvuru anından sonra üye olduklarının kabulü halinde dâhi davacı işyerinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının davalı Sendika üyesi olduğu, söz konusu 5 işçinin üyeliklerinin sonuca etkili olmadığı, dava konusu olumlu yetki tespitinin iptalini gerektirecek herhangi bir durumun bulunmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Ön inceleme duruşmasının e-duruşma yoluyla yapılmasının usule uygun olmadığını ve tekrarlanması gerektiğini, 2. Müvekkili Şirketin ve davalı Sendikanın işkollarının aynı olup olmadığının incelenmediğini, 3. İşçilerin aynı işkolunda başka bir sendikaya üyeliklerinin bulunup bulunmadığının araştırılmadığını, 4. İşçilerin sendika üyeliklerini ne zaman kazandıkları hususunun netleştirilmediğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebepleri ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 41. ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Somut uyuşmazlık hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi gereken nitelikte olduğundan 6100 sayılı Kanun’un 266. maddesine aykırı olarak İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporu alınması hatalı ise de bu durum sonuca etkili görülmediğinden eleştiri ile yetinilmiştir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5564, K. 2025/6351, 15 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama