KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/6215 E., 2025/7389 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/763 E., 2025/1513 K.
- İlk derece mahkemesi
- Tavşanlı İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/675 E., 2023/106 K.
Karar Metni
557 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilin davalı
işverenlikte uzun yol kamyon-tır şoförü olarak çalıştığını, işveren tarafından işten çıkartıldığını, davalı tarafından 10.000,00 TL ödeme yapıldığını, tır şoförlüğünün
yanında ... adlı ağır iş makinesi taşıyan tırı kullandığını, yıllık ücretli izin kullanmadığını, ..., ...,
..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... gibi birçok ile yük götürüp getirdiğini, tırın davalıya ait olduğunu, son ücretinin 3.750,00 TL olduğunu, günlük 100,00 TL harcırah
verildiğini, ücretin bankadan ve elden ödendiğini, kesintisiz olarak çalışmasına rağmen giriş çıkış yapıldığını, sigorta primlerinin eksik ödendiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkilin yanında şoför olarak çalıştığını, asgari ücret
aldığını, 26.09.2017-29.01.2019 tarihleri arasındaki çalışmasının kendi isteğiyle son bulduğunu, bu
dönemde kısmi çalıştığını, 26.02.2019 tarihinde tekrar çalışmaya başladığını, fazla çalışma yapmadığını, müvekkili
şirketin ...’nin mallarının nakliyesini yaptığını, ...’nin çalışma şartları uyarınca
cumartesi ve pazar günleri ve resmî tatillerde çalışma olmadığını, davacının çalışma sırasında 17.000,00 TL borç aldığını, davacının 31.12.2020 tarihinde ücret ve yol harcırahlarında artış talep ettiğini, davalının da fazlasını veremeyeceğini söylemesi üzerine istifa ederek işten ayrıldığını,
davacıya kıdem tazminatına hak kazanamamasına rağmen yıllık ücretli izin ve sair karşılığı 17.000,00 TL borcun
üstüne 10.000,00 TL de nakit verildiğini, toplamda 27.000,00 TL ödeme yapıldığını, istifa nedeniyle
davacının kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, ayrıca ihbar tazminatına da hak kazanamayacağını,
alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 26.09.2017-28.01.2019 tarihler arasındaki çalışmasına ilişkin feshe dair herhangi bir somut delil olmadığı, 26.02.2019-31.12.2020 tarihlerini kapsar istifa dilekçesinin geçerli olmadığı, davacının iş sözleşmesi devam ederken istifa beyanının alındığı davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarına hak kazandığı, bakiye yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu, davacının fazla çalışma iddiasını ispat edemediği, davacı tanık beyanlarından dini ve ulusal bayram ile genel tatil günlerinde çalıştığı iddiasının doğrulandığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının ücretinin hatalı belirlendiğini, 2. Tanık beyanlarının dikkate alınmamasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının ücret miktarı ile alacakların hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6215, K. 2025/7389, 6 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama