KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/6420 E., 2025/8292 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/1148 E., 2025/2924 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/575 E., 2025/198 K.
Karar Metni
1.669 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 04.01.2017-10.07.2023 tarihleri arası hat bakım teknisyeni olarak çalıştığını, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, brüt 10.758,90 TL ücret aldığını, sendikal sebeplerle feshe zorlandığını, iş sözleşmesini feshetmekten başka çaresi kalmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, sendikal tazminat, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının, davalı Şirket sigortalısı olarak 04.01.2017-10.07.2023 tarihleri arasında ...Tes. Elek. San. ve Tic. Ltd. Şti. bünyesinde çalıştığını, davacının ihtarname ile istifasını bildirdiğini, bu nedenle (...) kod ile çıkış verildiğini, kıdem tazminatı hakkı bulunmadığını, sendikal nedenlerle baskı yapıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, haftalık çalışma süresini aşan çalışmalar ile ulusal bayram ve genel tatil gününde yapılan çalışmalar varsa ücret bordrolarında gösterilerek ödendiğini, elden ödeme bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; beyanı alınan davacı tanıklarının işyerinde sendikal baskı yapıldığını açıkça ortaya koydukları, her ne kadar işletme sorumlusu olan davalı tanığı ...adlı bölgesinde norm kadro dışında arızaların bakımında eksik personel olduğunu, arızaların bakım ve onarım işi ile alakalı firmadan ekip istediğini, firmanın ismini hatırlamadığını, davacının geleceğinin söylendiğini ancak gelmediğini beyan etmişse de anılan davalı tanığının anlatımının davacı tanıklarınca ortaya konan sendikal baskı yapıldığı yönündeki durumu ortadan kaldıracak mahiyette olmadığı,
davacı tanığı ...'nin beyanında; çalıştığı dönemde ...Sendikaları Konfedrerasyonuna (...) kayıt olma durumlarının olduğunu, işverenin "Bu sendikaya niçin geçiyorsunuz, geçmeyin." demesi üzerine bu sürecin kaldığını, sendika üyesi olamadıklarını, o dönem herkesin ... Sendikasına (... Sendikası) üye olduğunu, davacı tanığı ...'nin beyanında; çalıştığı dönemde işveren tarafından ...
Sendikasına üye olmaları için zorlama yapıldığını, kendisi işten ayrıldıktan sonra davacıya sendikal sebeplerle baskı yapıldığını duyduğunu, diğer davacı tanığı...'nun beyanında; davacının kendisinden önce iş sözleşmesini sonlandırdığını, ...
Sendikasına üye olduklarını, daha sonra ...'e bağlı sendikaya geçmeye karar verdiklerini, davacıyı temsilci seçtiklerini, bu olaydan sonra davacıya baskı yapılmaya başlandığını, farklı illere görevlendirmelerin yapılmaya başlandığını, davacının baskılara dayanamayıp işten ayrıldığını ifade ettiği, sendika yazı cevapları irdelendiğinde davacının ...'e bağlı sendikaya ....04.2023 tarihinde başvurduğu, başvurusunun 04.04.2023 tarihinde onaylandığı, 04.05.2023 tarihinde sendikaya üye olduğu, davacının sendikaya üye olduktan kısa süre sonra 07.07.2023 tarihinde ... ilçesindeki görev yerinden ... ...
2 İşletmesine gönderildiği, işyeri değişikliği konusunda onayının alınmadığı, her ne kadar görev yeri değişikliğinin sözleşmeden kaynaklanması hâlinde kural olarak işverenin işçiden onay almak zorunluluğu bulunmasa da görev yeri değişikliğinin sözleşmeden kaynaklanması hâlinde işverenin genişletilmiş yönetim hakkının objektif olarak kullanılması gerektiği, işverenin, ...
2 İşletmesi dışındaki işletmelerinde yer alan diğer çalışanlar yerine niçin davacının seçildiğini ortaya koymadığı, bu durumun davacının sendikaya üye olduktan kısa süre sonra görev yerinin değiştirilmesiyle sendikal baskı aracı olarak kullanıldığına dair iddiayı ve davacı tanık anlatımlarını destekler mahiyette olduğu, işçinin sendikal ayrımcılık yapıldığına dair iddiasını tanık anlatımları ve sendika kayıtlarıyla ortaya koyduğu, ayrıca ...'e bağlı ...'in ....2024 tarihli yazı cevabı dikkate alındığında;
davalı Şirkette 01.04.2023-30.07.2023 tarihleri arasında toplam 1.486 kişinin çalıştığının, bunlardan 751 işçinin 10.07.2023 tarihinde sendikalarına üye olduğunun, davalı işverenin sendikalarına üye olduklarını öğrenir öğrenmez üyelerine baskı yaparak yüzlerce üyenin sendikadan istifa etmesinin sağlandığının, üyelikten çekilen yüzden fazla işçinin çalıştırılmaya devam edildiğinin, müzekkereye yanıt tarihi itibarıyla yalnızca 16 üyenin davalı işyerinde çalıştığının, sendikadan istifa etmeyen 8 üyenin ise işten çıkartıldığının ortaya konduğunun sabit olduğu,
davacının sendikal baskı sebebiyle iş sözleşmesini sonlandırdığı kanaatine varılarak kıdem tazminatı ve sendikal tazminat talep koşullarının oluştuğunun anlaşıldığı, 30.11.2024 tarihli bilirkişi hesap raporunun dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını, 2. Davacının, davalı Şirketin işçisi olmadığını, 3. Davacının kıdem tazminatına hak kazanamadığını, 4. Davacının sendikal baskı yapıldığına ilişkin iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davalı işverenin, davacının sendika üyeliğini, müvekkili ile aralarında sözleşme dahi bulunmayan ... Sendikasına alması hususunda baskı yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu 5. Fazla çalışma hesabının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalının, davacının alacaklarından sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, sendikal tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı, davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma alacağı talebinin ispatı ile zamanaşımı ve alacakların hesabına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Sendikal tazminat, 6356 sayılı Toplu İş Sözleşmesi ve Sendikalar Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 25. maddesinde düzenlenmiş olup hükme göre işçilerin işe alınmalarının belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri, sendika üyeliklerini sürdürmeleri veya üyelikten çekilmeleri gibi şartlara bağlanamayacağı hükme bağlanmıştır. Kanun'da işçiler arasında çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından ayrım yapılamayacağının yanında ayrıca işçilerin iş saatleri dışında veya işverenin izni ile iş saatleri içinde işçi kuruluşlarının faaliyetlerine katılmaları veya sendikal faaliyette bulunmalarından dolayı işten çıkarılamayacağı veya farklı işleme tâbi tutulamayacağı ifade edilerek böylece sendikal faaliyetlere katılma da güvence altına alınmıştır.
İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiği iddiası ile açılacak davada, feshin nedenini ispat yükümlülüğü işverene aittir. Feshin işverenin ileri sürdüğü nedene dayanmadığını iddia eden işçi, feshin sendikal nedene dayandığını ispatla yükümlüdür.
Fesih dışında, işverenin sendikal ayrımcılık yaptığı iddiasını işçi ispat etmekle yükümlüdür. Ancak işçi sendikal ayrımcılık yapıldığını güçlü biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işveren, davranışının nedenini ispat etmekle yükümlüdür.
Somut uyuşmazlıkta, davacı, iş sözleşmesini feshettiği ... 9. Noterliğinin 10.07.2023 tarihli ve ... yevmiye No.lu ihtarnamesinde, ...'e bağlı sendikaya olan üyeliğinin ...Konfederasyonuna bağlı sendikaya kaydırılması için baskı yapıldığını, sendikal baskı yapılarak rızası alınmadan sürekli görev yerinin değiştirildiğini iddia etmiş olup dava dilekçesinde de bu iddialarını tekrar ederek sendikal tazminat talebinde bulunmuştur.
Dosya kapsamından, yargılama sırasında dinlenen davacı tanıklarının davalı işyerinde 29.12.2022 tarihine kadar çalıştıkları anlaşılmış olup davacı tanığı ...'nin; "... Ben davacının iş akdinin işveren tarafından sonlandırıldığını biliyorum, sendikal nedenle çıkardıklarını biliyorum,... o dönem hepimiz ...
İş sendikasına üyeydik, sendikanın süresinin bitmesini bekliyorduk, işyerinde sendika üyesi olmayan pek çalışan yoktu, bu nedenle sendikalı çalışanlar ile sendikasız çalışanlar arasında bir ayrım yapıldığına şahit olmadım. ... Bana sendikayı niçin değiştiriyorsunuz diye söyleyen birebir bir amirimiz olmadı, ancak formenlerin ve şeflerin bu şekilde telkinde bulunduğunu diğer çalışma arkadaşlarımdan duymuştum. ..." şeklindeki; davacı tanığı ...'nin; "...
Benim çalıştığım dönemde bize işveren tarafından ...
İş'e üye olmamız için zorlama yapıldı, herhangi bir sebep söylenmedi, niçin bu sendikaya üye olmamız istendi bilmiyorum, ben işten ayrıldıktan sonra davacıya sendikal sebeplerden ötürü mobbing uygulandığını duydum, ancak bu dönem ki baskının ne olduğuna dair görgüye dayalı bilgim yok, benim birlikte çalıştığım dönemde sadece bahsettiğim şekilde sendikal baskı yapıldı. ..." şeklindeki beyanlarından davacı tanıklarının, davacının çalıştığı dönemde işyerinde bulunmadıkları, bu nedenle beyanlarının görgüye dayalı olmadığı ve davacının,
...Konfederasyonuna bağlı sendikaya geçmesi için baskı yapıldığı yönündeki iddiasını doğrulamadıkları anlaşılmaktadır.
Davacı dava dilekçesinde sendikal nedenle rızası alınmadan 07.07.2023 tarihinden sonra ... ilçesindeki görev yerinden ... İşletmesine gönderildiğini iddia etmiştir. Davacının 04.05.2023 tarihinde ...'e bağlı sendikaya üye olduğu görülmektedir. Davacının iş sözleşmesinin (6.12) hükmü "İşveren, iş ve departman değişikliği yapmak veya personeli Şirketin başka şube, bölge veya işyederinde sürekli veya fasılalı olarak görevlendirme yetkisine sahiptir.
Personel bunu peşinen kabul etmiştir. Personel, geçici veya daimi olarak işinin değiştirilrnesine muvafakat eder ve işveren tarafından görevlendirildiği hizmet bölgesine gitmeyi kabul eder." şeklindedir. Davacı tanığı .... "Davacı ...'a bağlı her yerde görevlendirilebiliyordu, davacıya görevi dışında işler yaptırılmadı. ..."; davacı tanığı ...; "...
Davacı farklı bölgelerde görevlendirilebiliyordu, bölgemiz dışında bir yerde ihtiyaç olursa orada da çalışabiliyorduk. ..."; davalı tanığı...; "... Kıdemli baş mühendis olarak görev yapıyorum, 9 yılı geçkin süredir burada görev yapıyorum, ... ve ... adlı şirketlerin aralarındaki bağın ne olduğunu bilmiyorum, benim ... ...
2 adlı bölgemde norm kadro dışında arızaların bakımında eksik personelim vardı, arızaların bakım ve oranım işiyle alakalı firmadan ekip istedim, firmanın ismini hatırlamıyorum bana davacı ...'ın geleceği söylendi ancak davacı gelmedi, ben de buna dair tutanak tuttum, ..." şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
Davacının iş sözleşmesindeki düzenleme ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde; davacının çalıştığı dönemde ihtiyaç olması hâlinde farklı yerlere görevlendirmesinin yapıldığı, davalı işverenin böyle bir uygulamasının olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; davacıya sendikal baskı yapıldığı ve bu sebeple görev yerinin değiştirildiği hususu davacı tarafça ispatlanamadığından, Mahkemece davacının sendikal tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İşçinin çalışma olgusunun tespitinde işyerinde veya komşu işyerinde çalışanların tanıklığı önemli olduğu gibi tanık olarak dinlenecek kişinin tanıklığına güveni etkileyebilecek bir durumun olup olmadığı da araştırılmalıdır. Tanıklar belirli bir dönem çalışmışlarsa ve başkaca delil yok ise beyanlarının belirttikleri dönemle sınırlandırılması gerekir.
Dairemizin yerleşik uygulamasında, davacının tanık anlatımlarına dayanarak talep edilen alacakların varlığını ispat etmek istemesi hâlinde, kendisi ile aynı dönemde çalışan tanık beyanları ile ispat külfetini gerçekleştirebileceği kabul edilmektedir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı, iş sözleşmesini 10.07.2023 tarihinde feshetmiştir. Davacı fazla çalışma alacağını tanık beyanlarıyla ispatlamış olup davacı tanıkları davalı işyerinde 29.12.2022 tarihine kadar çalıştıklarından, davacının fazla çalışma ücreti alacağı hesabının davacı tanıkların çalışma süresi ile sınırlandırılması gerekir. Bu hususun gözetilmemesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6420, K. 2025/8292, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama