KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/6439 E., 2025/7749 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/1918 E., 2025/1860 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/837 E., 2024/782 K.
Karar Metni
775 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait ...
Hastanesinde 05.02.2020-13.10.2022 tarihleri arasında farklı tarihlerde acil hekimi, başhekim medikal muhasebeden sorumlu hekim, turizm hekimi olarak çalıştığını, aylık net 28.000,00 TL ücret aldığını, müvekkiline ücretine ek olarak bakmış olduğu hasta başına prim ödemesi yapıldığını, otellerde özel olarak bakılan hastalar için ayrı bir ücret ödenmesi gerektiğini, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden bildirilmeden feshedildiğini, müvekkilinin hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, fazla çalışma yaptığını, yıllık izinlerini kullanmadığını belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin,
fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının Hastane bünyesinde görevli hemşireye uygunsuz yaklaşımlarda bulunduğunu, bunun üzerine savunması istenildiğini, savunma vermekten kaçındığını ve Hastaneyi terk ettiğini, bunun üzerine davacı tarafından noterden ihtar çekilerek iş sözleşmesinin sona erdirildiğini, davacının ücretinin bordrolarla sabit olduğunu, davacının fazla çalışma yapmadığını, ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmadığını, yıllık izinlerini kullandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından ihtarname keşide edildiği, ihtarnamede işçilik alacaklarının talep edildiği, bu hâliyle davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinin kabulü gerektiği, davacının ücret alacağının ödenmediği, fazla çalışma yaptığı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasının olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; iş sözleşmesinin haklı neden bildirilmeden işveren tarafından feshedildiğini, ihbar tazminatının kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının meslek onuruyla yakışmayacak davranışlarda bulunduğunu, Hastane yönetimine ağır hakaretler ettiğini, Hastane bünyesinde çalışan hemşireye uygunsuz hareketlerde bulunduğunu, işyerini terk ederek iş sözleşmesini feshettiğini,
b. Davacının başhekim olarak çalıştığı döneme ilişkin talep edilen alacakların reddi gerektiğini,
c. İş sözleşmesinde 270 saate kadar olan çalışmaların ücrete dâhil olduğuna ilişkin hüküm olduğunu,
d. Davacının hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasının olmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ile yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı ile hesaplanması ve zamanaşımı noktalarında toplanmaktadır. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut olayda, iş sözleşmesinin feshi hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacı taraf, yıllık izinde olduğu sırada davalı tarafından ihtarname keşide edildiğini ve iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden bildirilmeden feshedildiğini iddia etmiştir.
Davalı taraf ise, davacının Hastane bünyesinde çalışan hemşireye uygunsuz davranışlarda bulunduğunu, savunması alınmak istenildiğinde savunma yapmayarak işyerini terk ettiğini böylece iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı neden bildirilmeden feshedildiğini savunmuştur. Mahkemece iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiği sonucuna ulaşılarak kıdem tazminatı talebinin kabulüne ihbar tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Ancak tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafından davacının sorumlu olduğu iddia edilen bir olay hakkında savunmasının istenildiği, davacının savunma vermeyi reddederek işyerini terk ettiği, bunun üzerine tutanak tutulduğu anlaşılmaktadır. İşverence tutulan tutanakta imzası bulunan davalı tanığı ...'nin de, davacının işyerini terk ettiği hususunu doğrulaması karşısında iş sözleşmesinin davacı tarafından haksız feshedildiğinin kabulü gerekir.
Mahkemece kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme yapılarak talebin kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3. Öte yandan, davacının belirli bir dönem başhekim olarak çalıştığı tarafların kabulündedir. Mevcut delil durumuna göre davacının bu dönemde kendi mesaisini belirleyebilecek şekilde üst düzey yönetici olarak çalıştığının kabulü gerekir. Hâl böyle olunca Mahkemece davacının başhekim olarak çalıştığı döneme ilişkin fazla çalışma ücretinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/6439, K. 2025/7749, 13 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama