KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/7328 E., 2025/7237 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/1090 E., 2025/1491 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... 40. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/397 E., 2024/82 K.
Karar Metni
1.074 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince usul bozmasına uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Bankanın ... Şubesinde bireysel ürünler memuru olarak görev yaptığı dönemde müşteri hesaplarında müşterilerin bilgi ve talimatları dışında işlem yaptığını, bu işlemler sonucunda Bankanın zarara uğradığını, Banka Teftiş Kurulu Başkanlığınca davalı beyanlarında adları geçen müşterilerin hesaplarının inceleme kapsamına alındığını, yapılan inceleme ve ek inceleme neticesinde Bankanın zararının ortaya çıktığını, davalı aleyhine ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinde 2001/130 Esas sayılı dosya ile dava açıldığını ileri sürerek uğranılan zararın oluştuğu tarihten itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.03.2024 tarihli kararı ile. 31.08.2021 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamalar, davalı asılın davaya konu usulsüz işlemleri nedeniyle her ne kadar Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 11.07.2018 tarihli ve 2017/12261 Esas, 2018/8113 Karar sayılı kararı ile zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmiş ise de ...
8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/59 Esas, 2015/8 Karar sayılı kararı ile cezaya hükmedilmesi, ceza davasında alınan 01.07.2014 tarihli kusur heyeti bilirkişi raporunda, davalı işçinin ihmali davranışları sonucunda davacı Bankanın zararına neden olduğu ve yarattığı zarardan malen sorumlu olduğunun tespit edilmesi hususları bir arada değerlendirilip davalı asılın davacı Bankayı zarara uğrattığı, davacı Bankanın müşterilere bu nedenle ödeme yaptığının bilirkişi raporundaki tespitlerden ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 06.03.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 13.06.2024 tarihli kararı ile. Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda davacı Bankanın 23 müşterisinin hesaplarında farklılık olduğu, Bankanın ödemeleri müşterilere yaptığı ve söz konusu zararların davalı işçinin ihmali davranışları sonucunda meydana geldiğinin tespit edildiği, ...
8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/59 Esas sayılı dosyasında alınan 01.07.2014 tarihli kusur heyeti bilirkişi raporunda da davalı işçinin ihmali davranışları sonucunda davacı Bankanın zararına neden olduğu ve yarattığı zarardan malen sorumlu olduğunun tespit edildiği, aldırılan 31.08.2021 tarihli hesap bilirkişi raporundaki tespitler ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davacı Bankanın davalının ...
Şubesinde bireysel ürünler memuru ünvanıyla görev yaptığı dönemde, kendi insiyatifi ve kararı ile Banka müşterilerinin hesaplarından kendilerinin bilgi ve talimatları olmadan birtakım işlemler yapmak suretiyle davacı Bankayı zarara uğrattığı, Banka Teftiş Kurulu soruşturma raporu, Ağır Ceza Mahkemesi dosyası ve aldırılan kusur heyeti bilirkişi raporu dikkate alındığında davalının Banka mevzuatına aykırı olacak şekilde kusurlu davranışları sonucu zarara sebebiyet verdiği, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili, istinaf itirazlarının değerlendirilmediği gerekçesiyle hükmün tamamlanması talebinde bulunmuş olup Bölge Adliye Mahkemesi 24.10.2024 tarihli ek kararı ile; davacının istinaf başvurusunun sehven değerlendirilmediği, davacı istinafı yönünden yapılan incelemede Mahkemece hükmedilen faiz türünün ve başlangıç tarihinin isabetli olduğu gerekçesiyle 13.06.2024 tarihli kararı ortadan kaldırılarak tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.06.2024 tarihli asıl kararı ile 24.10.2024 tarihli ek kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; öncelikle Bölge Adliye Mahkemesinin 24.10.2024 tarihli ek kararının hatalı olduğu gerekçesiyle bozularak ortadan kaldırılmasına karar verilmiş olup Bölge Adliye Mahkemesinin 13.06.2024 tarihli asıl kararı bakımından da İlk Derece Mahkemesi kararına karşı her iki taraf vekilince süresinde istinaf başvurusunda bulunulmuş olmasına rağmen davacı vekilinin istinaf başvurusu değerlendirilmeksizin hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyulduktan sonra yapılan yargılamada somut uyuşmazlıkta davalının Banka mevzuatını dikkate almadan kusurlu davranışları sonucu zarara sebebiyet verdiği kanaatine varılarak İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin isabetli olduğu, hükmedilen faiz türü ve faiz başlangıç tarihlerinin de doğru olduğu gerekçeleriyle tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; talep edilmiş olmasına rağmen 14.01.2008 tarihinden zararın tahsil tarihine kadar geçen süre itibarıyla faiz uygulanmak suretiyle hüküm kurulmamasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava tarihinden zarar tarihine kadar işleyecek faize ilişkin hüküm kurulması noktasındadır.
1.Somut uyuşmazlıkta işlemiş faiz alacağı, müddeabih hâline getirilerek ve harç yatırmak suretiyle dava konusu yapılmamış olmasına karşın Mahkemece 14.01.2008 tarihinden önceki dönem için bu alacağın miktar belirtilmek suretiyle hüküm altına alınması hatalı ise de temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma sebebi yapılmamıştır.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda ve yukarıdaki paragrafta belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Somut olayda dava dilekçesinde talep edilmiş olması ve iddia olunan faiz başlangıç tarihi dikkate alınarak 14.01.2008 tarihinden itibaren hükmedilen alacağa faiz işletilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden karar verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. Davacı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinin hükümden tamamen çıkartılarak yerlerine sırasıyla;
“(1) 70.072,94 TL'nin 14.01.2008 tarihine kadar işlemiş 1.159.717,68 TL faizi ile, 14.01.2008 tarihinden itibaren ise (davacının talebi olan %225 faizi aşmamak koşuluyla) yasal faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
(2) 26.064,93 Euro'nun 14.01.2008 tarihine kadar işlemiş 48.468,04 Euro faizi ile, 14.01.2008 tarihinden itibaren ise (davacının talebi olan %25 faizi aşmamak koşuluyla) Devlet bankalarının Euro ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
(3) 9.064,41 Amerikan doları'nın (USD) 14.01.2008 tarihine kadar işlemiş 16.833,41 USD tutarındaki faizi ile, 14.01.2008 tarihinden itibaren ise (davacının talebi olan %25 faizi aşmamak koşuluyla) Devlet bankalarının USD ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,” ibarelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/7328, K. 2025/7237, 1 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama