KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2025/7543 E., 2025/7831 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/970 E., 2025/888 K.
- İlk derece mahkemesi
- ... 1. İş Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/279 E., 2021/435 K.
Karar Metni
883 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bünyesinde Ekim 1994-05.03.2019 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından emeklilik nedeni ile sona erdirildiğini, kıdem tazminatının eksik ödendiğini, müvekkilin haftalık yasal çalışma süresinin üzerinde fazla çalışma yaptığını, bu çalışmasının hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de devam ettiğini, ancak karşılığı ücretin ödenmediğini, yıllık izinlerini kullanmadığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, müvekkili Kurumun hizmet alım sözleşmesi imzaladığı dava dışı alt işveren firmaların işçisi olarak çalıştığını, müvekkili Kuruma husumet yöneltilemeyeceğini, çalışanların özlük haklarının hizmet alımı yapılan firmalara ait olup sözleşme yapılarak yüklenici firmaya verilen hizmetler yönünden işin kontrolü ve denetiminin Hastane idaresi bünyesinde oluşturulan komisyonlar tarafından yapıldığını, davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti gibi iş ve işçilik haklarından doğan alacaklarından yüklenici firmaların sorumlu olduğunu, davacının talep edilen alacaklara hak kazanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı uyarınca davacının iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle sona erdiğinin sabit olduğu, buna göre kıdem tazminatına hak kazanacağı, ihbar tazminatı isteminin ise reddi gerektiği, davacının haftalık yasal çalışma süresinin üzerinde fazla çalışma ve bu çalışmasının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de devam ettiğine ilişkin iddiasının beyanlarına başvurulan tanık anlatımları ile ispatlandığı, karşılığı ücretin ödendiğinin ise davalı işveren tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının, müvekkili Kurumun hizmet alım sözleşmesi imzaladığı dava dışı alt işveren firmaların işçisi olarak çalıştığını, müvekkili Kuruma husumet yöneltilemeyeceğini, 2. Davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti gibi iş ve işçilik haklarından doğan alacaklarından yüklenici firmaların sorumlu olduğunu, 3. Talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, 4. Beyanlarına başvurulan tanıkların müvekkili Kuruma karşı davaları olduğunu, bu nedenle beyanlarına itibar edilemeyeceğini, 5. Bilirkişi raporuna itirazlarının Mahkemece değerlendirilmediğini, 6. Hüküm altına alınan alacaklara işletilen faizin fahiş olduğunu ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı, hüküm altına alınan alacaklardan davalı Bakanlığın sorumlu olup olmadığı ve faiz noktalarındadır. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ücreti, dava dosyasında mevcut olan kişisel özlük dosyasında davacının yerine ...isimli işçinin ücret bordrosunun sunulduğu, ...isimli işçinin davacı gibi 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kadroya geçirildiği, davacı ile aynı gün kıdem tazminatı ödemesi yapılan...'nin ücretinin de aynı olacağı gözetildiğinde davacının günlük ücretinin 95,03 TL olacağı değerlendirilmesi ile tespit edilmiş ise de dosya kapsamında davacının özlük dosyası bulunmakta olup içeriğinde ücret bordrolarının da yer aldığı ancak bilirkişi tarafından değerlendirilmediği anlaşılmaktadır.
Bu hâlde, eksik inceleme ile hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınması hatalıdır. Davacının ücreti kendi özlük dosyasındaki bordrolar da değerlendirilerek tespit edilmeli ve hüküm altına alınan alacaklar gerekirse yeniden hesaplanmalıdır.
3. Davacı yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiş, İlk Derece Mahkemesince 11.03.2021 tarihli 7. celsede davacı asıl isticvap edilerek yıllık izin kullanımı hususunda beyanı alınmıştır. Davacı asıl beyanında, çalıştığı süre boyunca yıllık izin kullanmadığını ifade etmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava dosyasında davacının yıllık izin kullandığına ilişkin herhangi bir belge olmadığı gibi fesihte ödenen bir izin ücretinin de söz konusu olmadığı değerlendirmesi ile davacının kıdem süresine göre hak ettiği yıllık izin süresi karşılığı ücret hesaplanmıştır.
Ne var ki yukarıda (2) numaralı paragrafta belirtildiği üzere dosya kapsamında davacının özlük dosyası bulunmakta olup içeriğinde bir kısım yıllık izin talep ve onay belgeleri bulunmakla birlikte bilirkişi tarafından bu belgelerin de değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Bu hâlde, dosyaya sunulu yıllık ücretli izin belgeleri davacıya gösterilip beyanı alındıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
4. Diğer yandan, dava dosyasına davalı işveren tarafından puantaj kayıtları sunulmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tanık beyanları dikkate alınarak hesaplandığı, sunulan puantaj kayıtlarının incelenmediği anlaşılmakta olup karar bu yönüyle de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/7543, K. 2025/7831, 14 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama