İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/7643 K.2025/9323

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten…

Esas2025/7643Karar2025/9323Tarih1 Aralık 2025Okuma10 dk · 1.914 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2025/7643 E., 2025/9323 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Aralık 2025
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Sayısı
2025/776 E., 2025/1154 K.
İlk derece mahkemesi
... 49. İş Mahkemesi
Sayısı
2023/521 E., 2024/811 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.914 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 20.07.2012-01.06.2015 tarihleri arasında davalılara ait Umman'da bulunan işyerinde ağır vasıta şoförü olarak çalıştığını, ücretinin 1.850,00 USD olduğunu, davacının çift vardiya şeklinde birinci vardiyada 06.00-19.00, ikinci vardiyada 19.00-06.00 saatleri arasında çalıştığını, ancak davacının gündüz vardiyasında 21.00-22.00'ye kadar, gece vardiyasında 08.00-09.00'a kadar çalıştığını, davacının iki haftada bir hafta tatili kullandığını, dinî bayramların ilk günü dışında kalan ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını,

iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatları, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... İnşaat San. ve Tic. AŞ (...

Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; davacının 21.07.2012 tarihinde ...-... ... ortağı olarak faaliyet gösterdiği Umman'daki işyerinde çalışmaya başladığını, uyuşmazlığa Umman Sultanlığı kanunlarının uygulanması gerektiğini, yetkili mahkemenin de Umman mahkemeleri olduğunu, kendi isteği ile istifa eden davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacağı bulunmadığını, fazla çalışma ücretinin ödenmediği iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, Umman kanunlarına göre çalışan davacının tüm izinlerini kullandığını,

davalı Şirketin Umman'da bulunan işçi ile ilgili olarak Türkiye'de hiçbir gelir ve gider tahakkuku yapılmamakta olduğundan çalışanlar için ücret bordrosu yapılmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumuna kesinti tutarlarının Umman şube hesabına borç yazılmak suretiyle muhasebe kayıtlarının oluşturulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... AŞ (SPA) (... Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin merkezinin İtalya'da bulunan İtalya menşeili bir Şirket olduğunu, dava dilekçesinin ise Türkiye'deki şubesine tebliğ edildiğini, ... Şirketinin Türkiye şubesinin Umman'da herhangi bir faaliyette bulunmadığını, davacının davalı ... Şirketinin işçisi olduğunu ve davalı ... Şirketi ile arasında hiçbir hukuki ve fiili ilişkisinin bulunmadığını bu nedenle davalı ... Şirketine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlığa Umman Sultanlığı hukukunun uygulanması gerektiği, davalılar arasında adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu, davacının bu ortaklık kapsamında çalıştırıldığı, dava konusu alacaklar yönünden davalı iki Şirketin müteselsilen sorumlu olduğu, davalı tarafça sözleşmenin feshi tarihinde kıdem tazminatının bordroda tahakkuk ettirilip banka hesabına ödendiği,

davacıya kıdem tazminatı ödemesi yapılmış olması ve dosyaya toplanan diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından sona erdirildiği yönünde kanaat oluştuğu, davacının net kıdem tazminatı alacak miktarının 1.906,03 USD olacağı tespit edilmiş ise de davacıya sözleşmenin feshi tarihinde 2.769,18 USD kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı tespit edildiğinden bakiye kıdem tazminatı alacağı bulunmadığı, davacının belirsiz süreli iş sözleşmesi kapsamında çalıştırıldığı ve davacıya ihbar süresi de verilmediği tespit edildiğinden davacının ihbar tazminatı alacağının bulunduğu,

puantaj kayıtlarında fazla çalışma ve hafta tatili ücretinin tahakkuk ettirilip bordrolara yansıtıldığı ve çıplak ücretle birlikte banka vasıtasıyla ödendiği, imzalı puantaj kayıtları dışında çalışma yaptığı yönünde dosyaya başkaca bir yazılı delil sunulmadığı, davacının fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacağı bulunmadığı, davacının ödenmeyen ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının bulunduğu,

her ne kadar davalı taraf Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra cevap dilekçesini ıslah etmiş ve zamanaşımı def'inde bulunmuş ise de, davalı tarafın cevap dilekçesi ile sunmadığı usulî itiraz ve zamanaşımı def'i hususlarının, dosyanın gelmiş olduğu aşama ve usul ekonomisi ilkeleri dikkate alındığında davanın sürüncemede bırakılmasına sebebiyet verecek nitelikte olduğu ve karar ilâmı öncesinde tarafların kazanılmış haklarını da etkileyecek nitelikte olduğu değerlendirildiğinden, cevap dilekçesinin ıslahının kabul edilmemesinin hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.

Mahkemece uyuşmazlığa Umman Sultanlığı hukukunun uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı, Mahkemece davalıların ıslaha karşı ileri sürdükleri zamanaşımı def'inin dikkate alınmamasının hatalı olduğu, ıslah tarihinden geriye 1 yıllık süre olan 03.05.2018 tarihinden önceki ihbar tazminatı alacağının davada talep edilen tutarı aşan kısmının zamanaşımına uğradığı, davada talep edilen tutarı ile bağlı kalınarak ihbar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği, alacaklardan davalıların müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı,

işveren tarafından yapılan ödeme mahsup edildiğinde davacının kıdem tazminatı alacağının kalmadığı, davacının fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarının tahakkuk ettirilerek, bordrolara yansıtıldığı ve davacının banka hesabına çıplak ücretle birlikte ödendiği, davacının işyerinde ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispat ettiği, ödemenin işveren tarafından kanıtlanamadığı, Mahkemece tespit edilen çalışma gün ve saatlerinin dosya kapsamına uygun olduğu, yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukukun tespiti bakımından içtihat değişikliğine gidildiğinden,

oluşan durumun davalı lehine vekâlet ücretine ve yargılama giderine yansıtılmaması gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Davacının ücretinin hatalı tespit edildiğini,

b. Hafta tatili ücretine ilişkin hükmün hatalı olduğunu, Umman hukukuna göre hafta tatili ücreti alacağı hesaplanacak ise iki gün hesaplanması gerektiğini,

c. Uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini,

d. Zamanaşımı değerlendirmesi yapılmasının hatalı olduğunu, davalıların cevap dilekçesinde zamanaşımı def'i ileri sürmediklerini, dosya istinaf aşamasından döndükten sonra ıslah ile zamanaşımı def'i ileri sürülmesinin kötüniyetli olup, hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı ... Şirketi vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde;

a. Davacının alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını,

b. Umman İş Kanunu'nda yer alan iş ücretlerinin ibrasına yönelik hükmün göz önünde bulundurulması gerektiğini,

c. Davacının ihbar tazminatı alacağı bulunmadığını,

d. Davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı bulunmadığını, davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadığını, çalıştı ise bordrolarda karşılıkları gösterilmek suretiyle ödendiğini,

e. Müvekkili Şirket lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

3. Davalı ... Şirketi vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde;

a. Müvekkili bakımından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini,

b. Davacının ihbar tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının Umman hukukuna göre değerlendirilmesi ve diğer davalı tarafından yapılan ödemelerin mahsubu ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,

c. Umman İş Kanunu'na göre yapılacak hesaplamalarda zamanaşımı hususunun değerlendirilmesi gerektiğini,

d. Tarafları lehine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i, ücret, iş sözleşmesinin sona erme şekli ile davacının ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanması ile yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesince davacının hafta tatili ücreti alacağının tahakkuk ettirilerek, bordrolara yansıtıldığı ve davacının banka hesabına çıplak ücretle birlikte ödendiği gerekçesiyle hafta tatili ücreti alacağı talebinin reddine karar verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, puantaj kayıtlarında fazla çalışma ve hafta tatili ücretinin tahakkuk ettirilip bordrolara yansıtıldığı ve çıplak ücret ile birlikte banka hesabına yatırıldığı, iki haftada bir hafta tatilinde çalışma ücretinin iş sözleşmesinde düzenlendiği şekilde çıplak ücretle birlikte ödendiğinin tespit edildiği ifade edilmiştir.

Ne var ki puantaj kayıtlarında, davacının 6 gün çalışıp 1 gün çalışmadığı dönemler olduğu görülmektedir. Umman Sultanlığı İş Kanunu'nun 73. maddesi şöyledir: "İşveren 72. Maddede belirtilen durumlarda işçiye asıl ücret üzerinden hesaplanan ve gündüz çalışmaları için en az % 25, gece çalışmaları için en az % 50 ilave edilen oranda fazla ücret verir.

İş haftalık tatil veya resmi izin gününde yapılırsa ve işçiyle anlaşarak onun yerine bir gün izin verilmemişse, bu gün için bir kat fazla ücreti hak eder.". Umman Sultanlığı İş Kanunu'nun 73. maddesinde; hafta tatilinde çalışılması hâlinde işçiyle anlaşarak çalışma karşılığı için izin verilmemesi durumunda, çalışılan gün için bir kat fazla ücret ödeneceği ifade edilmiştir.

Hükme esas alınan bilirkişi raporundan bu düzenleme uyarınca ödemelerin yapılıp yapılmadığı anlaşılamamakta olup, bilirkişi raporu denetime elverişli değildir.

Buna göre söz konusu zamlı ücrete ilişkin yasal düzenleme ve davacının çalışma düzeni yeniden değerlendirilerek, hafta tatili alacağına hak kazanılıp kazanılmadığının denetime elverişli bir şekilde belirlenmesi gerekir.

3. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının çalıştığı kabul edilen ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı hesaplanırken aylık ücret 1.330,00 USD, günlük ücret ise 44,33 USD kabul edilmiş olup zamlı ücret 55,41 USD kabul edilerek bu miktar üzerinden hesaplama yapılmıştır. Ne var ki işçinin aylık ücretinin içinde, çalışma karşılığı olmaksızın ödenen 1 günlük ulusal bayram ve genel tatil günü ücreti de bulunmaktadır.

Buna göre Umman Sultanlığı İş Kanunu'nun 73. maddesi uyarınca işçinin çalıştığı ulusal bayram ve genel tatil günleri için toplam 2 yevmiyeye hak kazandığı, bunun 1 yevmiyesinin aylık ücret içine ödenmediği kabul edilmelidir. Bu durumda dava konusu ulusal bayram ve genel tatil ücretinin 1 yevmiye üzerinden hesaplanması gerekirken, hatalı hesaplama içeren bilirkişi raporunun hükme esas alınması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

Diğer taraftan, maddi hukukun bir müessesesi olan zamanaşımı, hukuki işlem ve ilişkinin esasına uygulanan hukuka tâbidir (... , Milletlerarası Özel Hukuk, ..., 2022, s.315; ... , Türk Milletlerarası Özel Hukuku, ..., 2021, s.127). Buna göre Umman Sultanlığı İş Kanunu'nun bu konudaki hükümlerinin uyuşmazlıkta uygulanması, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 2 ve 8. maddelerinin bir gereğidir.

Somut uyuşmazlıkta; davalılar vekilleri tarafından cevap dilekçesi ıslah edilerek usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Davalıların davaya karşı yaptıkları zamanaşımı def'i dikkate alınmaksızın ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının 2012 yılından itibaren hesaplanması bir başka hatalı yöndür.

4. Dosyada bulunan davacının imzasını taşıyan 21.04.2015 tarihli belgede, 21.07.2012 tarihli sözleşmenin refere edildiğinin, 20.07.2015 tarihinde biten kontratın uzatılmamasına karar verildiğinin davacıya bildirildiği anlaşılmaktadır. 21.07.2012 tarihli sözleşme İngilizce olarak düzenlenmiştir. Yabancı dilde düzenlenmiş sözleşmeye geçerlilik tanınarak sözleşmenin belirli süreli olduğunun kabul edilmesi mümkün değildir.

Dolayısıyla sözleşmenin belirsiz süreli olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir. Kaldı ki sözleşmenin belirli süreli olarak yapıldığı kabul edilse dahi, sözleşmenin yenilendiği anlaşılmaktadır. Umman İş Kanunu'nda iş sözleşmesinin sürenin bitiminde aynı şartlarda belirsiz süreli sözleşmeye dönüştüğü öngörülmüştür. Bu açıklamalara göre somut olayda davacıya sözleşmenin süre bitiminde sona ereceğine ilişkin yapılan bildirimin ihbar öneli olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

Sözleşmenin sona ereceğine dair yapılan bildirim belirsiz süreli sözleşmenin bildirimli feshi niteliğinde olup, davacının çalıştığı süreye göre verilen bildirim süresi Umman İş Kanunu'nda öngörülen bildirim süresini fazlasıyla karşıladığından ihbar tazminatı talebinin reddi yerine kabulü hatalıdır.

5. Bölge Adliye Mahkemesince, yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukukun tespiti bakımından yeni esaslar belirlenerek yabancı hukukun uygulanması yönünde içtihat değişikliğine gidildiği, içtihat değişikliğinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30... . maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu çerçevede Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin ve Dairemizin önceki görüşüne güvenerek dava açanlar yönünden hukuki güvenlik, hukuki belirlilik,

hukuki öngörülebilirlik ilkelerinin ihlaline yol açacağı anlaşılmakla benimsenen yeni görüş nedeniyle oluşan durumun davalı lehine vekâlet ücretine ve yargılama giderine yansıtılmaması gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davalılar lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemiştir.

Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukukun tespiti bakımından yeni esaslar belirlenerek yabancı hukukun uygulanması yönünde içtihat değişikliğine gidilmiştir.

Diğer taraftan gerek Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin gerekse Dairemizin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davaların bir kısmında, benimsenen yeni görüş doğrultusunda yabancı hukukun uygulanması, davacı taraf aleyhine bazı olumsuz sonuçların ortaya çıkmasına sebebiyet verebilmektedir.

Bu sebeple Dairenin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davalarda, Mahkemece görüş değişikliğine bağlı olarak yabancı hukukun uygulanması sonucunda ret kararı verilmesi hâlinde, davacı aleyhine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı ve adaletsizliğe yol açacağı sonucuna varılmıştır.

Bu kapsamda, yabancı hukukunun uygulanması sebebiyle reddedilen alacaklar bakımından davalılar lehine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi isabetli ise de ispat yokluğundan reddedilen alacaklar bakımından davalılar lehine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerekmektedir. Yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/7643, K. 2025/9323, 1 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7643
Karar No
2025/9323
Tarih
1 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/7645 K.2025/8965
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/7646 K.2025/8705
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/7648 K.2025/9046
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/7650 K.2025/7617
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/7651 K.2025/9150
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/7652 K.2025/9149

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.