İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/7900 K.2025/9758

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan…

Esas2025/7900Karar2025/9758Tarih10 Aralık 2025Okuma8 dk · 1.550 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2025/7900 E., 2025/9758 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Aralık 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1492 E., 2025/1310 K.
İlk derece mahkemesi
İstanbul Anadolu 11. İş Mahkemesi
Sayısı
2019/80 E., 2020/913 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.550 kelime·8 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 03.03.2009 tarihinden iş sözleşmesinin feshedildiği 31.03.2018 tarihine kadar kesintisiz şekilde izolasyon ustası olarak çalıştığını, en son günlük 100,00 TL yevmiye aldığını, iş sözleşmesinin gerekçe gösterilmeden bildirimsiz olarak feshedildiğini, haftalık 45 saatin üstünde çalışıldığını, fazla çalışmaya ilişkin olarak herhangi bir ödemenin yapılmadığını, tüm ulusal bayram ve genel tatillerin tamamında çalıştığını, dinî bayramların yarısında çalışmasına rağmen ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile asgari geçim indirimi alacaklarının ödenmediğini,

yıllık izinlerini kullanamadığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirket bünyesinde çalışırken 2013 yılında kendi isteğiyle kıdem tazminatı verilerek emekli olduğunu, emeklilik tarihinden sonra yine davalı Şirket bünyesinde yevmiyeli işçi olarak çalıştığını, emeklilik nedeniyle kendisine ödenen kıdem tazminatından dava dilekçesinde bahsetmediğini, davalı Şirket sahibi ...'nin şahsi banka hesabından 3 adet çek verildiğini, bu çeklerin davacı tarafından tahsil edildiğini, fazla çalışma alacağının bulunmadığını, davalı Şirkette fazla çalışma yapıldığında ücretlerinin ödendiğini, yıllık izin kullanmak istemeyen işçilere izin ücretlerinin ödendiğini, asgari geçim indirimi ödemelerinin eksiksiz yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından Garanti Bankasından 23.03.2013, 25.05.20 13... .06.9013 tarihli 3 adet çek fotokopisi ve bunların ödendiğine ilişkin banka dekontları sunulmuş olup davacının emekli olmasının ardından çalışmaya devam ettiğinin davalının kabulünde olması karşısında 1.925.00 TL x 3 = 5.775,00 TL kıdem tazminatı ödendiği, tazminatların ödendiği herkesin kabulünde olmakla iş sözleşmesinin tazminat gerektirir şekilde feshedildiği hususunda ihtilaf olmadığı,

ayrıca davacının 31.03.2018 tarihli işten ayrılış bildirgesinde işten ayrılış kodunun 18 "İşin sona ermesi" olarak bildirilmiş olduğu nazara alınarak kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabul edildiği, tanık beyanları ile hesaplanan fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarından takdiren %30 oranında indirim uygulanarak davacının fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alındığı, sözleşmenin sona ermesi ile birlikte karşılığı ödenmeyen yıllık ücretli izinlerinin bulunduğu,

asgari geçim indiriminin ödendiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıya kıdem tazminatı ödemesi yapılmış ise de davacının ara vermeksizin çalışmasına devam etmesi ve ödemenin de kıdem tazminatını tam olarak karşılamaması sebebiyle tasfiyeden söz edilemeyeceği, yapılan kıdem tazminatı ödemesinin mahsup edildiği, öte yandan davacının tazminata esas ücretinin son ücreti esas alınarak belirlendiği, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları bakımından da aynı yöntemin izlendiği,

asgari geçim indirimi alacağının ödendiğinin ispat yükü üzerinde olan davalı tarafın ödendiğini yazılı delil ile kanıtlayamadığı, dosyaya davacının çalışma saatlerini gösterir puantaj kayıtları veya işe giriş çıkışlarını gösterir kayıt ve belgeler sunulmadığından davacının fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tanık beyanları ile ispatlayabilmesi mümkün olup davacının sözü edilen alacaklarının varlığını kanıtladığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1. İş sözleşmesi işçi tarafından feshedildiği hâlde ihbar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu,

2. Haksız feshe rağmen kıdem tazminatına hükmedilmesinin yerinde olmadığını,

3. Davacının 2013 yılında kendi isteği ile kıdem tazminatı verilerek işten ayrıldığını ve bu tarihten sonra kıdem tazminatına hak kazanacak bir hizmetinin bulunmadığının Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) kayıtları ile de sabit olduğunu, hâl böyleyken kıdem tazminatının eksik ödendiği ve çalışma döneminin tasfiye edilmediği yönündeki kararın hukuka aykırı olduğunu,

4. İkinci dönem çalışmasında ise SGK'ya bildirilen gün kadar çalıştığını, hizmet süresinin hatalı belirlenip buna bağlı olarak alacakların da hatalı hesaplandığını,

5. Davacının fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi ile yıllık ücretli izin alacaklarının bulunmadığını, aksi hâlin kabulünde dahi 2013 sonrasında tam zamanlı çalışmadığını, kendi isteğiyle ayrıldığı 2013 yılındaki ücret üzerinden hesaplamaların yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, hizmet süresi, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı, davacının ilk dönem çalışmasının tasfiye olarak kabul edilip edilmeyeceği, yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ispatı ve hesabına ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi hâlinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 31. maddesinde; hâkimin, davayı aydınlatma ödevi gereği uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.

İşçinin uzun süre yıllık ücretli izin kullandırılmadığı iddiaları karşısında 6100 sayılı Kanun'un 31. maddesinde belirtilen davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde hâkimin, davacı işçiyi bizzat dinleyerek çalışma ve dinlenme süreleri konusunu açıklığa kavuşturması gerekir. Dairemizce uzun süre kavramı beş yıl ve daha fazla süre olarak değerlendirilmiş olup kullandırılmadığı iddia edilen izin süresinin toplamda beş yıl veya daha fazla olması hâlinde anılan hüküm çerçevesinde uygulama yapılması gerekir.

Somut olayda davacı vekili, davacı asılın yıllık ücretli izinlerinin tamamının kullandırılmadığını iddia etmiştir. Mahkemece, 9 yılı aşan çalışma süresi boyunca davacının hiç izin kullanmadığının kabulü ile 150 gün karşılığı yıllık ücretli izin alacağı hüküm altına alınmıştır. Davacının 9 yılı aşan çalışma süresi boyunca izin kullanmaması hayatın olağan akışına aykırı olduğundan Mahkemece.

6100 sayılı Kanun'un 31. maddesinde düzenlenen hâkimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde davacı asıl duruşmaya davet edilerek çalışma süresi boyunca kaç gün yıllık ücretli izin kullandığı, kullanmadığı ücretli izin süresinin kaç gün olduğu konusunda beyanı alınmalı, bundan sonra sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre bir karar verilmelidir. Belirtilen husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

3. Kıdem tazminatı bakımından davacının ilk dönem çalışmasının tasfiye edilip edilmeyeceği hususu bir diğer uyuşmazlık konusudur.

Mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun hâlen yürürlükte olan 14/2 hükmü işçinin aynı işverene bağlı olarak bir ya da değişik işyerlerinde çalıştığı sürelerin kıdem hesabı yönünden birleştirileceğini hükme bağlamıştır. O hâlde kıdem tazminatına hak kazanmaya dair bir yıllık sürenin hesabında, işçinin daha önceki fasılalı çalışmaları dikkate alınır. Bununla birlikte, her bir fesih şeklinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde gerçekleşmesi, hizmet birleştirmesi için ilk şarttır.

İkinci şart ise işçinin önceki çalışmaları sebebiyle kıdem tazminatının ödenmemiş veya eksik ödenmiş olmasıdır. Şayet işçinin önceki süreye ilişkin kıdem tazminatı tam olarak ödenmişse, aynı dönem için iki defa kıdem tazminatı ödenemeyeceğinden, tasfiye edilen dönemin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması mümkün olmaz.

Ancak aynı işverene ait bir ya da değişik işyerlerinde çalışılan süre için kıdem tazminatı eksik ödenmişse veya hiç ödenmemişse bu süre aynı işverende geçen sonraki hizmet süresine eklenerek son ücret üzerinden kıdem tazminatı hesaplanmalıdır.

Bir başka deyişle iş sözleşmesinin feshinde kıdem tazminatına hak kazanılması durumunda, işyeri ya da işyerlerinde geçen toplam hizmet sürelerine göre kıdem tazminatı hesaplanmalı, daha önce avans olarak ödenen miktar yasal faiziyle birlikte mahsup edilmelidir. Dairemizin kararlılık kazanmış olan uygulaması bu doğrultudadır.

Somut uyuşmazlıkta; davacı, davalı işyerinde 03.03.2009 tarihinden iş sözleşmesinin feshedildiği 31.03.2018 tarihine kadar kesintisiz çalıştığını iddia etmiş, davalı işveren ise davacının 2013 yılında kendi isteğiyle emekli olup kıdem tazminatı aldığını, daha sonra ise ihtiyaç olduğunda çağrılıp yevmiyeli olarak çalıştığını savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince 2013 yılında ödenen toplam 5.775,00 TL ödemenin kıdem tazminatı olduğu kabul edilerek tüm hizmet yılı için hesaplanan kıdem tazminatı ödemesinden mahsup edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince davacının emeklilik sonrasında ara vermeksizin çalışmasına devam etmesi ve ödemenin de kıdem tazminatını tam olarak karşılamaması nedeniyle ilk dönem çalışmasının tasfiye olmadığı gerekçesiyle davalının bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Dosya içeriğine göre davacının ilk dönem çalışmasının kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdiği ve davalı işverence kıdem tazminatı ödemesi yapıldığının kabulü yerindedir. Ne var ki hükme esas alınan bilirkişi raporunda ilk çalışma dönemine ilişkin yapılan ödemenin kıdem tazminatını tam olarak karşılayıp karşılamadığına ilişkin bir tespit bulunmadığı gibi karar gerekçelerinde de denetlenebilir tespit ve açıklamaya yer verilmemiştir.

Dolayısıyla davacının emeklilik nedeniyle yaptığı ilk feshin tarihi ile bu tarihte aldığı son ücreti ve kıdemine göre hak ettiği kıdem tazminatı tutarının belirlenmesi ile yapılan ödemenin karşılaştırılarak sonucuna göre ilk dönem çalışmasının tasfiye olarak kabul edilip edilmeyeceği denetlenebilir bir gerekçe ile ortaya konulmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.

İlk dönemin tasfiye edilmediği sonucuna ulaşılması hâlinde, yapılan kıdem tazminatı ödemesinin yasal faiziyle birlikte mahsup edilmesi gerektiği de gözden kaçırılmamalıdır. Bu yönüyle eksik inceleme ve yeterli gerekçe içermeyen kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/7900, K. 2025/9758, 10 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7900
Karar No
2025/9758
Tarih
10 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/7901 K.2025/10445
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/7902 K.2025/8396
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/7902 K.2025/9759
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/7904 K.2025/11069
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/7906 K.2025/8426
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/7909 K.2025/10647

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.