İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8252 K.2025/9899

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan…

Esas2025/8252Karar2025/9899Tarih15 Aralık 2025Okuma6 dk · 1.200 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2025/8252 E., 2025/9899 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Aralık 2025
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
Sayısı
2025/45 E., 2025/2037 K.
İlk derece mahkemesi
... 20. İş Mahkemesi
Sayısı
2024/284 E., 2024/472 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.200 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı ...

Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğünde bakım elemanı olarak çalıştığını, davacının 29.05.2021 tarihinde doğum yaptığını, doğumdan sonra davacının 01.06.2022 tarihinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) "Kısmi süreli ve tam süreli iş sözleşmesi" başlıklı 13. maddesi ve Analık İzni veya Ücretsiz İzin Sonrası Yapılacak Kısmi Süreli Çalışmalar Hakkında Yönetmelik'e (Yönetmelik) dayanarak kısmi süreli çalışma talep ettiğini, 28.06.2022 tarihli yazı ile talebinin kabul edildiğini, davacının çocuğunun mecburi ilköğretim çağı başlayana kadar çalıştığı Kurumun da bilgisi dâhilinde işyerinde kısmi süreli çalışmaya başladığını,

daha sonra Kurumun 05.09.2023 tarihli yazısı doğrultusunda kısmi süreli çalışma olurlarının Valilik makamından alınan ilgi sayılı Olur ile iptal edildiğini ve personelin 15.09.2023 tarihi itibarı ile normal vardiya sisteminde görevlerine devam edeceğinin bildirildiğini, söz konusu iptal yazısına karşı Kuruma yapılan başvuru üzerine Kurum tarafından verilen cevapta 4857 sayılı Kanun'a tâbi olmadığından bahisle davacıya kısmi süreli çalışma izni verilemeyeceğinin mütalaa edildiğini, davacının 29.05.2021 tarihinde gerçekleşen doğumunda çocuğunun prematüre olması,

çocuğunun bakıma muhtaç olması nedeniyle mağdur olduğunu, davacı tarafından imzalanan Ev Tipi Sosyal Hizmet Birimleri Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi'nin "Son Hükümler" başlıklı 26. maddesinin (a) bendinin "Bu İş Sözleşmesinde yer almayan hususlarda İş Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümleri uygulanır." şeklinde düzenlendiğini, mevcut iş sözleşmesinde düzenleme altına alınmayan hususlarda 4857 sayılı Kanun'un ve diğer ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağının belirtildiğini ileri sürerek davacının kısmi süreli çalışma düzeninin hukuka aykırı şekilde iptal edilmesine sebep olan ...

Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğünün 05.09.2023 tarihli, E-50528179-900-8499571 sayılı ve Kısmi Süreli Çalışma Olur İptali konulu yazı ile bu yazıya ilgi tutulan ... Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğünün 04.09.2023 tarihli, E-50528179-900-8011342 sayılı Kısmi Süreli Çalışma Olur İptali Hk. konulu yazıların hukuka aykırı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 01.06.2022 tarihinde kısmi süreli çalışma talep ettiğini, talebinin kabul edildiğini, sonrasında kısmi süreli çalışma Valilik Olur'unun iptal edilmesi üzerine 15.09.2023 tarihi itibarıyla normal vardiya sisteminde görevine devam edeceğinin davacıya bildirildiğini, davacının çalıştığı Kurumun çocuklara evlerde hizmet veren ve çocukların rehabilitasyonlarını yürüten bir Kurum olduğunu, davacının verdiği hizmetin ev sınırları içerisinde gerçekleştiğini, iş tanımının tam anlamıyla ev hizmetleri olarak geçtiğini,

davacının ev hizmetlerinde çalışması sebebiyle davacı hakkında 4857 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanamayacağını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) hükümlerinin uygulanması gerektiğini, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, zamanaşımı def'ini ileri sürdüklerini, dava konusu işlemin idari bir işlem olduğunu, davacının niteliğine uygun açık yer bulunmadığı için usulüne uygun olarak tam süreli çalışma kapsamına geçirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yetki itirazının yerinde olmadığı, davanın açıldığı tarih itibarıyla uyuşmazlık konusu bakımından iş mahkemelerinin görevli olduğu ve görev itirazının yerinde olmadığı, davalı tarafından dava konusu işlemin idari işlem olduğu belirtilmiş ise de hukuka aykırılığının tespiti talep edilen işlemin Valilik Olur'u değil, Valilik Olur'una dayanarak davacının işvereni sıfatıyla davacının çalıştığı Kurum tarafından düzenlenen kısmi çalışmanın iptaline ilişkin iki ayrı yazı olduğu anlaşıldığından söz konusu itirazın da yerinde olmadığı,

her ne kadar davacının iş sözleşmesinin 3. maddesinde ev tipi sosyal hizmet birimlerinin 4857 sayılı Kanun'dan istisna tutulduğu belirtilmiş ise de dosyada yer alan iş sözleşmesinin 26. maddesinde "Bu sözleşmede yer almayan hususlarda İş Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümleri uygulanır." şeklinde düzenleme bulunduğu, uygulanması gereken kanun yönünden belirleme yapan ve geçerli olduğu değerlendirilen sözleşme hükümleri gözetildiğinde, 4857 sayılı Kanun hükümleri kapsamında değerlendirme yapıldığı, somut olayda davacının 4857 sayılı Kanun kapsamında, talep ettiği kısmi süreli çalışmadan faydalandırıldığı,

söz konusu talebin olumlu karşılandığı ve kabul edildiği, dolayısı ile davacı yönünden 4857 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanabileceğinin İdarenin kabulünde olduğu, Kurum içi yazışmalardan anlaşıldığı üzere davacının da aralarında bulunduğu bir kısım personelin başta 4857 sayılı Kanun'da düzenlenen kısmi süreli çalışma sisteminden faydalandırıldığı ancak kurum personelinin yetersiz kalması nedeniyle normal vardiya sistemine dönülmesine ihtiyaç duyulduğu,

kısmi süreli çalışma izni iptalinin talep edilmesinin esas nedeninin bu doğrultuda personel yetersizliği nedeniyle Kurum işleyişinin aksaması olduğu gerekçesiyle kısmi süreli çalışma izninin iptaline ilişkin ...

Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğünün 04.09.2023 tarihli, E-50528179-900-8011342 sayılı ve Kısmi Süreli Çalışma Olur İptali Hk. konulu yazısı ile 05.09.2023 tarihli, E-50528179-900-8499571 sayılı ve Kısmi Süreli Çalışma Olur İptali konulu yazısının hukuka aykırı olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlık bakımından 6098 sayılı Kanun'un hizmet sözleşmesine ilişkin hükümlerinin dikkate alınması gerektiği, diğer taraftan 6098 sayılı Kanun'un 26. maddesinde düzenlenen sözleşme serbestisi hükmü ile anılan Kanun'un 398. maddesindeki "ilgili kanunlarda belirlenen" şeklindeki atıf kapsamında, dosyada yer alan iş sözleşmesinin tüm maddelerinin 4857 sayılı Kanun'a dayandırıldığı,

iş sözleşmenin "Son Hükümler" başlıklı 26/-(a) hükmündeki düzenleme dikkate alındığında, uygulanması gereken kanun yönünden belirleme yapan ve geçerli olduğu değerlendirilen sözleşme hükümleri gözetildiğinde tespit ve değerlendirmelerin 4857 sayılı Kanun hükümleri kapsamında yapılmasının yerinde olduğu, 11.05.2022 imza ve 01.11.2021-31.10.2024 tarihleri arası yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesinin 40. maddesinde kısmi süreli çalışmaya ilişkin düzenlemelerin bulunduğu, kısmi süreli iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'un 13. maddesinde düzenlendiği,

Yönetmelik'in üçüncü bölümünde 8-11. maddeleri arasında kısmi süreli çalışmanın süresi, şekli ve şartlarına ilişkin düzenlemelerin yer aldığı, taraflar arasındaki Ev Tipi Sosyal Hizmet Birimleri Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi'nin 26/-(a) hükmündeki düzenleme ile davacının talebinin davalı tarafça önce kabul edilip bir süre uygulandığı sonra personel yetersizliği gerekçesiyle iptal edildiği birlikte değerlendirildiğinde; davacının kısmi süreli çalışmasının iptal edilmesinin hukuka uygun olmadığı ve Mahkemece verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Davalı Kurumun, davacıya söz konusu Olur iptalini önceden bildirdiğini, davacının 10 aylık süreçte hukuki süreç başlatmadığını, bu durumun davacının Olur iptalini kabul ettiğini gösterdiğini, davacının hemen hukuki yola başvurmamasının bu süreç boyunca herhangi bir mağduriyet yaşamadığını gösterdiğini, davacının ilgili işlemin kendisine bildirilmesinden 10 ay sonra bu davayı açmasının dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu,

2. Davacının ev hizmetlerinde çalışması sebebiyle davacı hakkında 4857 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanamayacağını, 6098 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğini, davada görev itirazında bulunduklarını, dava konusu işlemin Valilik Olur'u ile ilgili bir işlem olması nedeniyle idari bir işlem olduğunu, davada idari yargının görevli olduğunu,

3. İdarenin işleminde hukuka aykırılık bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, yargı yolu, görev ve dava konusu Kurum işlemlerinin hukuka uygun olup olmadığı hususlarına ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/8252, K. 2025/9899, 15 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8252
Karar No
2025/9899
Tarih
15 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8255 K.2025/9816
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8256 K.2025/9817
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8257 K.2025/9818
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/8257 K.2025/17234
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/8259 K.2025/17990
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8261 K.2025/10153

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.