İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8354 K.2025/9307

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik…

Esas2025/8354Karar2025/9307Tarih27 Kasım 2025Okuma6 dk · 1.298 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2025/8354 E., 2025/9307 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Kasım 2025
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Sayısı
2024/408 E., 2025/277 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.298 kelime·6 dk okuma·9 bölüm

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Davacı vekili; müvekkilinin 19 90... yılları arasında davalı işverenin yurt dışında bulunan şantiyelerinde çalıştığını, son aylık net ücretinin 3.000,00 USD olduğunu, günde üç öğün yemek ve barınma giderlerinin işveren tarafından karşılandığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili yargılama devam ederken hizmet süresi başlangıcının dava dilekçesinde maddi hata sonucu 1990 olarak bildirildiğini gerçekte davacının 1985 yılından itibaren davalı nezdinde çalıştığını ileri sürerek buna göre değerlendirme yapılmasını istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının iddiasının aksine 30.01.2005-29.05.2005, 25.10.2005-09.10.2007, 16.11.2007-05.02.2009, 11.06.2009-29.09.2009, 25.02.2010 - 16.02.2011, 28.09.2011 - 09.05.2012 tarihleri arasında ağırlıklı olarak Irak projelerinde ve 7,71 USD saat ücreti karşılığı çalıştığını, taraflar arasında proje bazlı olarak belirli süreli iş ilişkisi kurulduğunu, işin bitirilerek tesliminden sonra iş ilişkisinin sona erdiğini, uyuşmazlığa Irak hukukunun uygulanması gerektiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceğini, tüm haklarını aldığına dair ibraname imzaladığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 20.06.2019 tarihli kararı ile; davacının yurt dışında çalıştığı, davalı işverenin Türk şirketi olduğu ve merkezinin Türkiye’de bulunduğu, Yargıtay kararlarında merkezi Türkiye’de bulunan işverene karşı Türkiye’de dava açılabileceğinin kabul edildiği, ayrıca kıdem tazminatına ilişkin düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu, uyuşmazlığın Türk hukukuna göre çözümlenmesi gerektiği, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davacı işçinin davalıya ait işyerlerinde 13.09.1985-09.05.2012 tarihleri arasında fasılalı olarak 12... ay 5 gün ve 3.000,00 USD net temel ücret karşılığı çalıştığı, iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın davalı işveren tarafından feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 20.06.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 22.03.2022 tarihli kararı ile; davalı işverenin Türk şirketi olduğu ve işyeri merkezinin Türkiye’de bulunduğu, emsal Yargıtay kararlarında işvereni Türk olması hâlinde Türk hukukunun uygulanacağının belirtildiği, taraflar arasında sözleşme imzalanmadan önce uygulanacak hukukla ilgili olarak davacı işçinin bilgilendirildiğine ve bu hususun müzakere edildiğine dair bir iddia ve ispatın bulunmadığı,

bu nedenle davalı vekilinin yabancı hukukun uygulanmasına ve diğer hususlara ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 22.03.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 16.06.2022 tarihli kararı ile; davacının 02.04.1992-09.05.2012 tarihleri arasında davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde çalışmış olduğu, 28.09.2011 tarihinden önceki çalışma döneminde Türk hukukunun uygulanmasında isabetsizlik olmadığı, ancak taraflar arasında 28.09.2011 tarihli yurt dışı iş sözleşmesinin düzenlenmiş olduğu, buna göre davacının son çalışma dönemi için tarafların iş sözleşmesi ile bir hukuk seçimi anlaşması yaptıkları ve ilgili dönemde mutad işyerinin de işçinin işini fiilen yaptığı Irak olduğu,

bu hususlar dikkate alındığında, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu'nun 27/1 fıkrası kapsamında davacının 28.09.2011 tarihinden itibaren geçen çalışma dönemi hakkında uyuşmazlığa Irak hukukunun uygulanması ve gerekli görülürse Irak hukukunda uzman bir bilirkişiden de rapor alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 28.09.2023 kararı ile.

28.09.2011 tarihli iş sözleşmesinin 16. maddesinde "Sözleşmenin uygulanmasından doğan anlaşmazlıklar ile diğer ihtilafların giderilmesinde işverenin Türkiye'deki ikametgâhının veya şirket merkezinin bulunduğu şehrin mahkemeleri yetkilidir.” düzenlemesine yer verildiği, sözleşme maddelerinde çalışılan ülke mevzuatının geçerli olduğunun belirtildiği hususlardaki ihtilafların çözümünde öncelikle çalışılan ülke mevzuatının, çalışılan ülkede konuya ilişkin hukuki düzenleme bulunmaması hâlinde ise Türk mevzuatının uygulanacağına dair hüküm bulunduğu, sözleşmenin 8. maddesinde fazla çalışma yapılması,

9. maddesinde hafta tatili ve genel tatil günlerinde çalışma yapılması hâlinde ödenecek ücretler yönünden çalışılan ülke mevzuatının uygulanacağının belirtildiği ancak kıdem ve ihbar tazminatları için hukuk seçimi yapılmadığı, bu nedenle uyuşmazlığa tarafların sıkı ilişki içinde oldukları Türk hukukunun uygulanması gerektiği ve bozma sonrası alınan 05.04.2023 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozmaya direnilmesine karar verilmiştir.

Dairemizin 04.03.2024 tarihli ilâmı ile; Dairemiz kararının usul ve kanuna uygun olduğu, direnme kararına yönelik temyiz incelemesinin Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna ait olduğu gerekçesiyle dava dosyasının Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir. Direnme kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.05.2024 tarihli ilâmı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının yeni delile dayalı olarak verilen yeni bir karar olduğu gerekçesiyle temyiz incelemesi yapılması için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.

Dairenin 26.09.2024 tarihli kararı ile; dosya kapsamına göre; davalı vekili tarafından yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunmak hususunda Mahkemeden ek süre talep edilmesi üzerine Mahkemece talep kabul edilerek 07.10.2015 tarihinde iki haftalık ek süre verildiği, 01.12.2015 tarihli ön inceleme duruşmasında zapta cevap dilekçesinin sunulu olduğu geçilmiş ise de, gerçekte davaya cevap dilekçesinin verilen iki haftalık ek süreden ve ön inceleme duruşmasından çok sonra 14.03.2016 tarihinde sunulduğu,

ancak dilekçe tarihinin 14.03.2015 olarak hatalı şekilde yazılı olduğu dosya içeriği ve UYAP ile oluşturulan elektronik ortamda yapılan inceleme neticesinde anlaşıldığı, bu duruma göre davalı tarafça cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulduğundan yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmış olduklarından söz edilemeyeceğinden tüm çalışma dönemi için uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerektiği, buna göre diğer temyiz nedenleri incelenmeksizin,

uygulanacak hukuk bakımından yapılan ilk bozmanın maddi hataya dayalı olduğu ve açıklanan gerekçe ile olaya Türk hukukunun uygulanması yerinde bulunduğu, bunun yanı sıra davaya konu olan yurt dışında geçen hizmet süresinin belirlenmesi hususunda uyuşmazlık bulunduğu; davacının dava dilekçesinde yurt dışı şantiyelerinde geçen hizmeti yönünden ve hizmet dönemini sınırlandırmak suretiyle talepte bulunmuş olduğundan talebiyle bağlı bulunduğu, dosya kapsamına yer alan belgelerden davacının 1998-2003 yılları arasındaki dönemde yurt dışına çıkış kaydının bulunmadığı, yanı sıra Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen işe giriş bildirgelerinde ...

Santrali gibi yurt içinde bulunan işyeri adreslerinin gösterildiği, davacının 04.10.2016 tarihli hizmet süresine ilişkin açıklamalı dilekçesi, davalı vekilinin hizmet süresine ilişkin kabulü ile yurt dışı giriş çıkış kayıtları dikkate alındığında;

davacı taleplerinin 02.04.1993-09.05.2012 tarihleri arasındaki dönem için ancak 1998-2003 yılları arasındaki süre hariç tutularak (toplam 9 yıl, 9 ay, 15 gün için) hesaplanması gerektiği anlaşılmakla bu husus gözetilmeden karar verilmesinin hatalı bulunması sebebiyle kararın bozulması gerektiği, yine davacının net ücretinin brüt ücrete çevrilmesi hesabında yapılacak kesintilerin ne olması gerektiği hususu da uyuşmazlık konusu olduğu;

davacının Ülkemiz ile uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan bir ülkede çalıştığı dikkate alınarak ücreti brütleştirilirken dosya kapsamından tespit edilen net ücretine 5510 Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 5/1(g) hükmü gereğince yalnızca %5 oranında genel sağlık primi eklenmek sureti ile belirleme yapılması gerektiğinin gözetilmemesinin hatalı olduğu gerekçeleriyle bozma kararı verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmına uyulmak suretiyle yürütülen yargılama neticesinde bilirkişiden alınan ek rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne dair hüküm kurulmuştur.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı temyiz dilekçesinde; 1. Uyuşmazlığa yabancı hukukun uygulanması gerektiğini, 2. Davacı ücretinin netten brüte hatalı çevrildiğini, 3. Davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, uygulanacak hukuk, hizmet süresi ve ücretin brütleştirilmesi hususlarındadır.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle ; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/8354, K. 2025/9307, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  8. VI. Temyiz
  9. A. Temyiz Sebepleri
  10. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  11. VII. Karar
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8354
Karar No
2025/9307
Tarih
27 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/8355 K.2025/15149
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2025/8357 K.2025/15110
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8358 K.2025/8991
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8359 K.2025/9119
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/8359 K.2025/9368
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8360 K.2025/9118

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.