İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8649 K.2025/9593

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan…

Esas2025/8649Karar2025/9593Tarih4 Aralık 2025Okuma6 dk · 1.171 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2025/8649 E., 2025/9593 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Aralık 2025
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/2231 E., 2025/1826 K.
İlk derece mahkemesi
... 7. İş Mahkemesi
Sayısı
2023/374 E., 2024/472 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.171 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı ... İl Sağlık Müdürlüğü ... Devlet Hastanesinde 30.04.2004 tarihinde alt işveren nezdinde çalışmaya başladığını, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) uyarınca davacının sürekli işçi kadrosuna geçişinin yapıldığını, müvekkilinin ...

Sendikası üyesi olduğunu ve işyerinde yürürlükte bulunan 10.08.2020 imza tarihli ve 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi ile 08.09.2021 imza tarihli ve 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmelerinden yararlandığını, müvekkilinin davalı Kuruma yıllık izin hesabı için yapmış olduğu başvurusunda ilgili Kurum tarafından müvekkilinin 27.03.2017 tarihindeki önceki çalışmasının "Malzeme Dahil Yemek Pişirme ve Dağıtım Sonrası Hizmet Alımı" kapsamında gerçekleşmesi sebebiyle yıllık ücretli izin süresinin hesabında dikkate alınamayacağının belirtildiğini,

ancak yıllık ücretli izin süresi değerlendirilirken alt işverenler nezdinde geçmiş bulunan sürelerin dikkate alınması gerektiğinin, 696 sayılı KHK'nın 127. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye (375 sayılı KHK) eklenen geçici 23. maddesinde açıkça belirtildiğini, Çalışma Genel Müdürlüğünün 58186755-E.68846 sayılı "Sürekli işçilerin kıdem ve izin hakları" konulu yazısında da alt işverenler döneminde geçen tüm sürenin kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin süresinin belirlenmesinde dikkate alınması gerektiğinin belirtildiğini,

4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 56. maddesindeki düzenlemede de aynı işyerinde çalışmaya devam eden işçilerin alt işveren değişse dahi aynı işyerinde çalışmaya devam ettikleri sürenin dikkate alınacağının ifade edildiğini, 08.09.2021 imza tarihli ve 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin "İzinler" başlıklı 30. maddesinin (a) bendinde yıllık ücretli izin sürelerinin artırılarak hizmet süreleri 10 yıldan fazla olan işçilerin 30 gün yıllık ücretli izne hak kazandığının kararlaştırıldığını,

buna göre davacının yıllık ücretli izin süresinin 30.04.2004 olan işe giriş tarihinden 10 yıllık hizmet süresini doldurduğu tarih olan 30.04.2024 tarihinden itibaren 1 yılda 30 gün olarak hesaplanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre, görev ve yetki itirazı ile zamanaşımı def'inde bulunduklarını, yıllık ücretli izin hususundaki uygulamanın 4857 sayılı Kanun'un 53. ve devamı hükümleri ile Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği'ne uygun olduğunu, davalı İdare tarafından sürekli işçilerin hak etmiş oldukları izinleri ilgili yıl içerisinde ivedilikle kullandırılması yönünde taşra teşkilatının talimatlandırıldığını, davacının yıllık ücretli izne ilişkin belgelerinin temini gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya ait işyerinde 30.04.2004-01.06.2023 dava tarihleri arasında 19... ay 2 gün çalıştığı, davacının 696 sayılı KHK uyarınca sürekli işçi kadrosuna geçişinin yapıldığı, sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerin tüm özlük hakları ile kadroya geçirildiğinin 696 sayılı KHK'nın 127. maddesiyle 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23. madde ve davalı Bakanlık görüş yazıları ile açıkça kabul edildiğinden 07.11.2020 tarihinde ...

Sendikası üyesi olduğu anlaşılan davacının dosya kapsamında bulunan denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda 30.04.2004-30.04.2009 tarihleri arası için 14 gün, 30.04.2009-30.04.2018 tarihleri arası için 20 gün, 30.04.2018-30.04.2019 tarihleri arası için 22 gün, 30.04.2019-30.04.2020 tarihleri arası için 28 gün, 30.04.2020-30.04.2023 tarihleri arası için 30 gün yıllık izin hakkı olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı Bakanlığa bağlı Meram Devlet Hastanesinde 2004 tarihinden itibaren aşçı olarak çalıştığı, 375 sayılı KHK’ nın geçici 23. maddesi uyarınca İdarece sürekli işçi kadrosuna geçirildiği, halen çalışmaya devam ettiği, davalı iş yerinde 19... ay 2 gün hizmeti bulunmakla 01.11.2020 tarihinde ...

Sendikası üyesi olduğu dikkate alınarak hak kazandığı yıllık izin sürelerinin isabetli şekilde tespit edildiği anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Alacakların zamanaşımına uğramış olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini,

2. Davacının sürekli işçi kadrosuna geçerken geçmiş dönem hak ve alacaklarından feragat ettiğini beyan ettiğini,

3. Dava dilekçesinde davacının kaç gün yıllık izninin kaldığına dair bir iddiada bulunulmadığını, yıllık ücretli izinlerin hiç kullanılmadığı kabulü ile hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, yıllık ücretli izinlerin hiç kullanılmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,

4. Davacının çalışmış olduğu tüm alt işverenlerin davaya dâhil edilmesi gerektiğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu,

5. Davacının 26.03.2017 tarihine kadar İdare nezdinde "Malzemeli Yemek Pişirme, Dağıtım ve Sonrası Hizmet Alım Sözleşmesi" kapsamında, bu tarihten sonra ise 27.03.2017 tarihinden itibaren "Personel Alımına Dayalı Hizmet Alım Sözleşmesi" kapsamında çalıştığını, davacının yıllık ücretli izne esas hizmet süresinin 27.03.2017 tarihi esas alınarak belirlendiğini,

6. Davacının iddiaya konu alacağı bakımından davalı Bakanlığın herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının hak kazandığı yıllık ücretli izin süresinin tespitinde esas alınacak kıdemin başlangıç tarihi ile İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün taleple bağlılık ilkesine aykırılık teşkil edip etmediği hususuna ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Somut uyuşmazlıkta davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 30.04.2004 tarihinden itibaren davalıya ait hastane işyerinde garson olarak çalıştığını, 696 sayılı KHK uyarınca sürekli işçi kadrosuna geçişinin yapıldığını, sürekli işçi kadrosuna geçiş öncesinde alt işveren nezdinde geçen hizmet süresinin ve işyerinde yürürlükte bulunan 08.09.2021 imza tarihli ve 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri dikkate alınarak müvekkilinin yıllık ücretli izin süresinin, 10 yıl hizmet süresini (işe giriş tarihi 30.04.2004) doldurduğu tarih olan 30.04.2014 tarihinden itibaren 1 yılda 30 gün olarak hesaplanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince; davacının sürekli işçi kadrosuna geçişinden evvel alt işveren şirketler nezdinde geçen hizmet sürelerinin toplamı ve işyerindeki toplu iş sözleşmesi hükümleri dikkate alınarak yıllık ücretli izin süresinin değerlendirilmesi de yerindedir. Ne var ki taleple bağlılık ilkesi gözetilmeden hüküm kurulmuştur.

Şöyle ki davacının 30.04.2004-30.04.2009 tarihleri arası için 14 gün, 30.04.2009-30.04.2018 tarihleri arası için 20 gün, 30.04.2018-30.04.2019 tarihleri arası için 22 gün, 30.04.2019-30.04.2020 tarihleri arası için 28 gün, 30.04.2020-30.04.2023 tarihleri arası için 30 gün yıllık ücretli izin hakkı olduğunun tespitine karar verilmiştir.

Ancak davacının talebi, yalnızca işe giriş tarihi (30.04.2004) dikkate alındığında, 10 yıl hizmet süresini doldurduğu tarih olan 30.04.2014 tarihinden itibaren 1 yılda 30 gün yıllık izin süresine hak kazandığının tespitine ilişkindir.

Davacının 30.04.2014 tarihinden öncesine ilişkin bir talebi bulunmadığı gibi İlk Derece Mahkemesince 1 yıl için hak kazanılan yıllık ücretli izin süresinin tespitinden ziyade davacının ilgili yıl bakımından kaç gün yıllık ücretli izin hakkının bulunduğuna karar verilmesi de hatalı olmuştur.

İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken iş, taleple bağlılık ilkesi uyarınca davacının 30.04.2014 tarihinden itibaren 1 yılda 30 gün yıllık izin süresine hak kazandığının tespitine karar vermekten ibarettir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/8649, K. 2025/9593, 4 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8649
Karar No
2025/9593
Tarih
4 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8650 K.2025/10270
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/8651 K.2025/7998
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8651 K.2025/9935
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8652 K.2025/9850
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2025/8653 K.2025/10428
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/8654 K.2025/11500

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.